GENÇLER UMUTSUZLUĞA DÜŞMEYİN

En dikkat çekici şey, gençlerin çok sık umutsuzluk içine düşmesidir. Siyasetin acımasız yollarına girdikçe ve oradaki zorluklarla karşılaştıkça dirençleri düşüyor, umutsuzluğa kapılıyorlar. Kimi vazgeçmeyi, kimi çaresizce beklemeyi, kimi ise elinden gelen son hamleleri yapmayı tercih ediyor. Aslında gençlerin bu davranışlarına bakaraktan empati kurar isek gençlerin haklı olduğunu göreceğiz. Bu yolda gençlerin bazıları çıkarı için, kimisi güzel yerlerde olup görüntü yapmak ve medya popülerliğini artırmak, kimileri de vardır ki siyaseti sevdiği için, çıkarı olmadan ülkesi, vatanı için güzel işler başarmak ve kalıcı eserler bırakmak ister. Tabi ki siyasete hangi yolla baş koyarsanız koyun siyasi kariyerinizde her şey istediğiniz gibi gittiğinde bu güzel deyimde de dediği gibi “bal tutan parmağını yalar” sonucuyla karşılaşacağız.

Bazı gençlerimiz buna direk ulaşacak, kimisi savaşarak ulaşacak, kimisi de yerinde sayacaktır. Birşeyler olmuyor diye vazgeçmek yerine hiçbir zaman asla ve asla vazgeçmememiz gerekmektedir. Normal hayatta da olduğu gibi siyasi hayatta da yapılan her şey uğraştığımız idealler içindir. Zafere giden yolda ahlaki boyutlarla yapılan her şey mübahtır. Temiz ve ahlaklı siyasete ihtiyaç vardır.

Bana göre siyaset temiz yapılabilir. Hayatta her zaman şunu demişimdir. “insanları başarıya ve zafere götüren empatidir.” Duruşunuzu bozmayın ve siyasetin tadını, gücünü tattıkdan sonra kibirlenmeyin. Bu konuda anlatmak istediğim konu şu aslında, alçak gönüllü olun geldiğiniz yeri unutmayın. Şimdi bana şunu diyeceksiniz, içinde bulunduğumuz bu yarışın hiçbir adaleti yok o yüzden bizde ona göre oynamalıyız. Haklısınız..! Evet adalet yok ama adaleti yaratacak olan ise sizler gibi adalet aşığı, ahlaklı ve eşitlikçi düşünen insanlardır. Örneğin; bir partinin görüşünü ve yanlışlarını desteklemeyince şansınızın hiç olmadığını düşünüyorsunuz, değilmi ? Üzerinize bir umutsuzluk bulutu çöküyor. Biliyorum..! Evet buna benimde ihtirazım var. Ama bunların hiçbir önemi yok. Nedenmi ? Çünkü siyaset illaki zirve, şan, şöhret, para, saygı duyulma hırsı ve medya popülerliği değil. Sizce siyaset şu olmalı, ülkeme ne kazandırabilirim ? Genç bir siyasetçi olarak benden sonraki gençlere ne anlatayım ki temiz ve ahlaklı bir siyaset yapsınlar. Halkın adamı, hakkın aşığı olsunlar. Amaç hep zirvede olmak olmasın. Vatanımıza ve milletimize ne kazandırabilirim Olsun. Tek derdimiz siyaseti bıraktığımızda güzel anılmak, sevilmek ve saygı duyulmak olsun. 

Rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU’ nunda dediği gibi “bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok” Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah. Tek derdimiz vatan, millet ve bayrak olsun. Benim istediğim siyasi düzen gençlerin artık ülkesi için siyasette yer almalarıdır. Yani siyasete giden yolda herkes için bir eşitlik olmalıdır. Bahsettiğim konu ise “fırsat eşitliğidir.” Herkesin adil yarışacağı bir ortam hazırlanmalıdır. Ülkemizin genç arkadaşlarına diyeceğim şudur; vazgeçmeyin, siyasetten soğumayın. Çünkü ülkeyi gelecekte bizler yöneteceğiz.

Boşver böyle gelmiş böyle gider demeyin. Sakın..! Yanlış varsa düzeltmek için çabalayın “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” derseniz bir gün o yılan tarafından sokulursunuz bunu asla unutmayın. Siyasette kaliteye, ahlaka ve seviyeye ihtiyaç vardır. Bunu da ancak biz gençler gerçekleştirebiliriz. Şimdi not almaya başlayın yanlış giden her şeyi, sıkıntılarınızı, ülkede yolunda gitmeyen ve bu şöyle olsa daha iyi olurdu dediğiniz ne varsa kağıda dökün. Sakın sıradanlaşmayın, kötü sisteme uymayın ve bir gün güçlü olduğunuzda bu sıkıntıları Allah'ın izni ile gidereceğim deyin. Genç nesil Türkiye’nin geleceğidir. Yılmayın, her yere düştüğünüzde tekrar kalkın ve bir gün her şeyi değiştirdiğinizi göreceksiniz..

YORUM EKLE