Ruh ve Beyin Sağlığı İçin Kırmızı Et Yiyin

Yeni bir analizde kırmızı et yemeyenlerde depresyon, anksiyete ve/veya kendine zarar verme davranışlarının daha çok görüldüğü ortaya çıktı (1).

Daha önce de diyetlerine kreatin eklenen farelerin nöro-dejeneratif hastalıklardan korundukları ve hayatlarının uzadığı gösterilmişti (2).

Bu, kreatinin biyoenerjetik, anti-apoptotik, anti-eksitotoksik ve anti-oksidan hususiyetlerine atfediliyor.

Vejetaryenlerde depresyon, parestezi, periferik nöropati, psikoz gibi psikiyatrik ve nörolojik hastalıkların daha fazla olduğu sonucuna ulaşılan çalışmalar da var (3).

Vitamin B12 sadece et, yumurta, süt ve sütü ürünleri gibi hayvani besinde bulunuyor, vejetaryenler ve bilhassa da veganlarda ciddi B12 eksikliği kaçınılmaz oluyor.

Vitamin B12’ nin hücre bölünmesi sırasında DNA sentezinde önemli rol var. Dopamin ve serotonin yapımı için de gereklidir. Sinir kılıflarının (myelin) sentezinde ko-enzim etkisi gösterir. B12 eksikliğinde megaloblastik anemi de meydana gelir.

Akdeniz Diyetinin bir parçası olarak günde bir porsiyon (65 gram) işlenmemiş kırmızı et yemenin MS riskini azaltması ette bulunan demir, çinko, selenyum, potasyum, vitamin D, B vitaminleri gibi nörolojik fonksiyonlar için çok önemli olan besin ögeleri ile ilişkilendiriliyor (4).

Gelelim neticeye

Kırmızı etin başta kalp-damar hastalıkları ve kanserler olmak üzere birçok hastalık riskini artırdığını gösteren çalışmalar var ama bunların hepsinin sosis, salam, jambon gibi “işlenmiş kırmızı et” yiyenlerde yapılmış olduğunu hatırlatırım.

İşlenmiş kırmızı et et değildir, kimya fabrikasıdır.

Meralarda beslenen, suni yem yedirilmeyen, çeşitli sebeplerle kimyasal maddeler eklenmeyen özellikle de koyun, kuzu, oğlak gibi küçük baş hayvanların eti adam gibi beslenmenin olmazsa olmaz unsurlarındandır.

YORUM EKLE