Avlak Bölge Sınırlarının Belirlenmesinde Sorun Var!

Dr. Ahmet Fidan

17-09-2018 15:14

İnsan topluluklarının yaşamakta olduğu yerler tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır. Bu kavramlar kent bilimi, yerel yönetimler, sosyoloji (toplum bilim) beşeri coğrafya, antropoloji arkeoloji gibi kimi disiplinlerde doğrudan veya dolaylı olarak çerçevesi çizilmiş kavramlardır. Bu çerçevede öncelikle “meskun mahal” kapsamında kavramsal terminolojiyi en kısa şekilde ortaya koymak gerek.


Kent bilimi ve yerel yönetimler anlamında insanların toplu olarak yaşamakta oldukları yerlere, Türkçe dili kapsamında en küçükten en büyüğe doğru sıralayacak olursak, konut / mesken, mezra / köy, kasaba, (eski idari yapımızda) bucak, ilçe, il olarak sıralanırken, toplu yaşanılan bölgelerin yönetimi kapsamında ise, bunları köy, belde, belediye, il özel idaresi, büyükşehir (ana kent) belediyesi, (metropolis), dünya literatürü açısından ise,  megapolis, ekümenopolis kavramlarının kullanılmakta olduğunu görürüz. İşte bu kavramsallardan hareketle, en küçük yerleşim yeri olan konut (mesken) den (şu an için) en büyük yerleşim yeri olan megapole kadar bütün bu yerleşim yerlerine meskun mahal gözüyle bakabiliriz. Geniş toplu yerleşim alanı olarak bu coğrafyalara, kent, şehir, medinah, city, urban, komün urbanized terrain gibi genel isimlendirmelerin yapıldığını söyleyebiliriz.

Toplu yaşamın ortaya çıkmasıyla, yaşam sınırlarının bireyler için tanımlanması konusundaki egemenlik mücadelesi hemen hemen eş zamanlı olmuştur. Aslında bu egemenlik mücadelesi, sadece insanlarda değil, hayvan topluluklarında ve hatta bitki topluluklarında bile kendini göstermektedir. Hayvan ve bitki topluluklarında egemenliğin alanını fiziksel olarak güçlü veya dominant karakter alırken, insan topluluklarının egemenlik sınırlarının çizilmesinde önceleri fiziksel güç önem taşırken, daha sonra bu ekonomik güce ve diğer güç determinantlarına dayanmaya başlamıştır. 21. YY. dan sonra ise, GÜÇLÜye göre bir egemenlik tanımı yerine HAKLIya göre bir egemenlik tanımına ulaşabilmek için hukukun üstünlüğü ilkesi ortaya konulmuş ve temelini objektif hukuk kuralları oluşturan bu kurallara göre egemenlik sınırlarının çizildiği bir düzen “medeniyet standardı” olarak yerleştirilmeye çalışılmıştır. Her ne kadar medeniyet standardı olarak hukukun üstünlüğü görülse de günümüzde bile insanlar arasında egemenlik mücadelesinde çoğu zaman gerçeklik, güçlüden yana kaymaktadır. Hukuk sistemi de bu yalpalamalara karşı varlığını / gücünü ispat etmeye çalışmaktadır.

Bu bağlamda, meskun mahal ve avlak bölge başlığını işleyebilmek için egemenlik olgusunu değerlendirebilmek gerekecektir. Zira bir bireyin sağlıklı ve güvenli bir şekilde hayatta kalabilmesi için ona çizilen alan ile başka bir bireyin HOBİ veya EĞLENCE ÖZGÜRLÜĞÜ’nın sınırlarının son derece dikkatli çizilmesi gerekmektedir.

“Meskun mahal” kavramı, imar hukuku, yerel yönetimler ve kent bilimi disiplini içinde sınırları belirlenmiş belli bir coğrafi bölge olarak algılansa da, bu coğrafi bölgelerin fevkalade az yoğun coğrafyaya dağıldığında anlamını yitirmektedir. Bu durumda “meskun mahal” kavramına, sınırları çizilmiş bir alan olarak bakmak yerine en dar alana indirilip sürekli olarak oturulan, yaşam sürdürülen bölge olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Bu kapsamda tanımın başlangıcını mesken  veya konut, mağara, çadır vb. birel kapalı yaşam mekanına indirgeme zorunluluğu bulunmaktadır.

Büyükşehir Yasasındaki yeni değişikliklerle, büyükşehirlerde özellikle belediye sınırının  il idari sınırı olmasıyla bölgelere alt yapı hizmetlerinin götürülmesinden vergi oranlarını belirlenmesine, kalkınma teşviklerinin hesaplanmasına avlak bölgelerin sınırlarının çizilmesine kadar önemli ölçüde tartışmalar ve sorunlar doğmuştur. Bu sorunlar ilerleyen zaman dilimlerinde artan oranlı olarak devam edecektir. Çünkü 1960 lı yıllarda başlayan kırdan ana kentlere göç 2000 li yıllarda yavaş yavaş azalmış hatta 2000 den sonra tersine asimetrik bir göç hareketi başlamıştır. Asimetrik göç hareketiyle kentten gelen özellikle emekliler, kırdaki (köydeki) eski arazisine imkanları ölçüsünde dubleks hatta tribleks villa türü yapılar yapmakta ve bu Türkeyi’nin kentsel örgüsünü daha da dağınık hale getirmektedir.

Bu bilgiler ışığında avlak bölgeler zaman içinde gittikçe daralacaktır, hatta daralmak zorundadır. Avlak bölgelere ilişkin trend özel avlanma bölgeleri şeklindedir. Doğrusu da budur.

Kara Avcılığı Kanununda avlak alanlarının sınırları konusunda bir ayrıntıya girilmemiş olup, buna ilişkin belediye, imar kanununu ilgili maddelerine zımnen atıfta bulunulmuştur. Oysa ki bu kanunun tanımlar bölümünde geçen Avlak tanımının sınırları belirlenmiş olarak yeniden yapılaması işin gereğidir.

Terminolojik olarak avlak alanların sınırlarının belirlenmesinde ve meskun mahal tanımının yapılmasında Türk Hukuk Sisteminde ilgili mevzuatların avlak alanların sınırlarının belirlenmesi noktasında ayakları yere basacak şekilde bir dizi çalışmalar gerekliliktir. Buna ilişkin olarak;

Bakanlık kapsamında gerçekleştirilen ve iller bazında haritalar oluşturulan “avlak bölge”lerin sınırlarının tespitine analitik ve sistematik açıdan ölçütler getirilmesi, bu ölçütlerin belirlenmesinde devlet – avcı – vatandaş – sivil toplum kuruluşları açısından optimum çözümlerin ortaya konulması. Özellikle Karadeniz bölgesindeki meskun mahal kavramının dağınık yerleşimi dikkate aldığımızda avlak alanların sınırlarının belirlenmesindeki optimum arayışın önemi bir kez daha anlaşılacaktır. Türkiye genelinde avlak alanların belirlenmesi için Ankara’da veya bölge müdürlüklerinde bir dizi ARAMA ÇALIŞTAYLARI nın yapılması şarttır.

Aydınlık yarınlar dileğimle, esen kalınız efendim.

DİĞER YAZILARI Fay, Föy, Pay!… 01-01-1970 03:00 NormAL! AnormAL 01-01-1970 03:00 Hukuka ve Etiğe Takılmayan Eylemlerin Hakkaniyete Takılması Üzerine 01-01-1970 03:00 Niccolò Machiavelli, Kırkdokuz Elli, Bir Yarım Yüzyılın Dejavusu 01-01-1970 03:00 Karadeniz Kıyılarında Deniz Turizmi İçin Yatçılığın Geliştirilmesi 01-01-1970 03:00 Yangınlar ve Bulut Tohumlama Teknolojisi Pazarı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kanunu 2021 Yılında Der ki; (The Law of Nature Says in 2021: 01-01-1970 03:00 10 Maddede Türk Milleti Nasıl Bir Millettir Sorusunun Cevabı 01-01-1970 03:00 Mobbing Nedir Ne Değildir? 01-01-1970 03:00 From Monkey, To Monkey; El Cevap: Hiç 01-01-1970 03:00 Büyük Harfsiz Yazıdan Küçük Yordamlamalar Çıkar(sa) 01-01-1970 03:00 Diyemedim Bir Türlü, “Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun” 01-01-1970 03:00 Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği TİGAD Büyümeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Yazarımız Mimarların Duayeni, Prof.Dr. Ahmet Vefik Alp Hayatını Kaybetti! 01-01-1970 03:00 Neden Korona Süreci Uzadıkça Muhalefet Güçlenir? 01-01-1970 03:00 Çip Takmışlar Neyime?! 01-01-1970 03:00 Döngüye Dair Dîlden Dökülen Duyumsamalar! 01-01-1970 03:00 Zafer Bayramının Vecizesi: “Yurtta Barış Cihanda Barış” 01-01-1970 03:00 Bir Desilyon Yıldız İçinde… 01-01-1970 03:00 Atılan Taş Sayısı İle Ürkütülen Kurbağa Sayısı Arasındaki Uçurum 01-01-1970 03:00 İnfodemi Terimine Türkçe Karşılık Arayışı 01-01-1970 03:00 Vee, Yaş Elli, Yolun Yarısı Eder!… 01-01-1970 03:00 Yazarlarımıza Sosyal Medya Konusunda Önemli Duyuru 01-01-1970 03:00 Derinkuyu Antik Kentinden Zaman ve Mekan Ötesi Yolculuk 01-01-1970 03:00 Hangi Bir Mayıs 01-01-1970 03:00 Öğretme, Öğrenme, Edinme ve Farkındalık 01-01-1970 03:00 26. Dönem Yazar Portal Yazar Müracaatları Başladı 01-01-1970 03:00 Kökten Çözmek Gerekti! 01-01-1970 03:00 GuideStones İlkeleri ve Açıklamalarım 01-01-1970 03:00 Bir Proaktif Serzeniş: Kodlanmış Korona ve Sosyo Ekonomik Şovu 01-01-1970 03:00 Korona Virüs’ün Faydaları | The Advantage of Coronavirus on The Sectors 01-01-1970 03:00 Dönüm noktası tereddütleri 01-01-1970 03:00 Yenilenen İstanbul Yerel Seçiminin Merkezi Sonuçları 01-01-1970 03:00 Türk Bilim İnsanlarına Ulusal Çağrı! 01-01-1970 03:00 Takoz Kafalı Ürün Tasarımcıları ve Onu Denetleyen Takozlar 01-01-1970 03:00 Depozito Koleksiyoncusu! 01-01-1970 03:00 95. Yılında Cumhuriyetimiz ve Beklentilerimiz! 01-01-1970 03:00 2018’in Son Valiler Kararnamesi Yayınlandı 01-01-1970 03:00 Karizma Çizmenin Yöntemleri 01-01-1970 03:00 Etik Terminolojisine Proaktif Serzeniş 01-01-1970 03:00 Yerel Kamusal Hizmetlerde Maskülen Uygulamalar 01-01-1970 03:00 Tuğla Gibi Yazı, Sakın Okumayın!! 01-01-1970 03:00 Bisiklet-len-me-lii-yizz! 01-01-1970 03:00 Malta’da Sokak Ekonomisi Kongresi; Kültürler Arası Bir Diyalog Köprüsü 01-01-1970 03:00 Sevgimi unuttum oğlum! 01-01-1970 03:00 Eğreti Sistemlerin Esrarı 01-01-1970 03:00 Nitelikli Çöp veya Nitelikli Atık / Artık Maddeler! 01-01-1970 03:00 Limon Bağımlılığı ve Limon 01-01-1970 03:00 Durun, Gitmeyin! 01-01-1970 03:00 Cenin ve Kulak: İki Ses, Hep Kulağımda! 01-01-1970 03:00 Ya Otuz Yıl Sonra! 01-01-1970 03:00 Nokta 01-01-1970 03:00 Telepatik İnternete Doğru Doludizgin! 01-01-1970 03:00 Online Avam, Ofline Havas! 01-01-1970 03:00 Seçim Sonrası Siyaset Miyaset ve Düz Mantık… 01-01-1970 03:00 Altılı Ganyanın Altı Ana Aktörü Üzerine Kafa Tırmalayıcı Değiniler! 01-01-1970 03:00 Öylesine Bir Taziye, Ö(y)lesine Bir Kutlama! 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – II 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – I 01-01-1970 03:00 Suyun Kent ve Kentsel Düşün Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Tek Dişi Kalmış Batı ve Tek İşi Kalmış Doğu! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sisteminin Emniyet Sübaplarının Önemi 01-01-1970 03:00 Kızılötesi ve Morötesi Gerçekler! 01-01-1970 03:00 İktidarın ve Muhalefetin Yüzde Elli İle Dansı 01-01-1970 03:00 YÖK’ün Doçentlik Unvanı ve Süreci Üzerindeki Değişiklikleri Hakkında Değerlendirmeler 01-01-1970 03:00 Eser veya Araştırma Yayınlama Klavuzu | Kategorilerine Göre Yayın Türleri 01-01-1970 03:00 Arada Kalmalar, Arada Kalanlar, Arada Bırakılanlar… 01-01-1970 03:00 Tarih Tekerrür Etse de, Biriz ve Bütünüz 01-01-1970 03:00 Fatsa’nın Önemli Değeri: Son ERDOĞAN ARICA 01-01-1970 03:00 24 Haziran Seçimlerinde Halkın Siyasal Partilere Mesajları-I 01-01-1970 03:00 Tünaydın Deyimine İlişkin Ulusal Çağrı 01-01-1970 03:00 Trafik Raconundan Hayata, 10 Ahmet Fidan Kuralı 01-01-1970 03:00