Başını Eğmeyen, Efsane Bir Kadın; Suat Derviş..ve Fosforlu Cevriye..

Dr. Halit SUİÇMEZ

03-04-2021 17:59

Başını Eğmeyen, Efsane Bir Kadın; Suat Derviş..ve Fosforlu Cevriye..

Suat Derviş, 1902-1972, 70 yıllık bir ömür.. Gazeteci ve yazar, romancı..

Nicelik olarak 70 yıl ama nitelik olarak kaç “hayat” eder, varın siz düşünün..araştırın..

Makaleler, çeviriler, eleştiri yazılarından başka; otuzdan fazla roman, onlarca öykü ile Türk Edebiyatının en üretken yazarlarının başlarında gelir.

Üretkenlik hem kalite olarak hem de sayısal olarak geçerlidir.

En bilinen eseri Fosforlu Cevriye’dir. Toplumcu gerçekçidir.

Avrupa’ya muhabir olarak giden ilk kadın gazetecidir.
İlk basın sendikasının başkanıdır.
Devrimci Kadınlar Birliği’nin kurucusudur.
Demokrasi, kadın hakları konusunda mücadeleler vermiş gerçek bir yurtseverdir.

“Yeni Edebiyat Dergisi” ni Reşat Fuat Baraner ile birlikte çıkarmışlardır.

Türkiye’de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan dergiyi 15 Ekim 1940-15 Kasım 1941 arasında yirmi altı sayı yayımladı. Derviş, dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. Orhan Kemal, Mehmet Seyda, Hasan İzzettin Dinamo gibi genç yazar ve şairlerin tanınmasına yardımcı oldu. Toplumcu gerçekçi eleştiri yazıları yazıp yayımlamıştır.

Fosforlu Cevriye Romanı 1944’te yayımlanmıştır.

Bu konuda Suat Derviş şunları söylemiştir;

“Türkiye’de gerçekçi edebiyatın doğması ve gelişmesi için yaptığım hizmeti, hem de bu mecmua içindeki imzalı fıkralarım felsefi ve Türk romanları hakkında görüşlerimi yazdığım imzalı makalelerim de edebiyat anlayışımı aksettirir.”

1940’lara doğru yaşamında muazzam sayılabilecek dönüşümler olmuştur.

İlk yıllarında romanlarına konu edilenler daha çok orta-üst sınıfa mensup insanların yaşamlarıdır.

Sovyetler Birliği’ne yaptığı gezinin ardından daha çok emekçilerin, ezilenlerin hayatına eğilen toplumcu gerçekçi yapıtlar yazmaya başlayacaktır. Fosforlu Cevriye, Suat Derviş’in, Gece Postası’ nda 1944 yılında tefrika edilen romanıdır.

Fosforlu Cevriye romanı 1940’lardaki kapitalistleşmenin kadınlara yansımasına dairdir.

1940’lı yıllarda kapitalistleşmeye devam eden Türkiye’deki toplumsal değişim ve dönüşümün insanların, özellikle de kadınların üzerinde bıraktığı derin izleri bu roman üzerinden okumak olanaklıdır.

Tarihsel dönemler açısından kadın sorununa getirdiği gerçekçi yaklaşım ve ortaya attığı çözüm önerileri onun dönemi içerisinde biricik olmasının nedenlerinden de bir tanesidir.

İstanbul ve arka sokaklar.. Fosforlu Cevriye buraları anlatır.

Toplumcu gerçekçi bir yaklaşım ile romanı yazar.

Osmanlı’nın son dönemleri, Cumhuriyet’in ilk yılları ve çok partili hayata geçiş sürecine bir gazeteci olarak tanıklık etmiştir Suat Derviş..

Ülke insanlarındaki değişim ve dönüşümü gözlemlemedeki yeteneği de buradan gelmektedir.

Soğuk kış gecelerinde kapkara saçlarının üzerine düşen nemden dolayı aynasızlara yakalanan Cevriye kendisine takılan Fosforlu lakabı sayesinde bir yıldızdan kopup yere indiğine inanmaktadır.

Hayatta hissettiği tek aidiyet duygusu gökteki bu yıldıza karşı olmuştur. Bir başkasına besleyeceği aşk veya sevgi ona var olduğunu hatırlatacaktır. Cevriye ve bu adam arasında zamanla gelişen ilişki onun kimi zaman iç dünyasında doğru bildiği her şey ile kavga etmesine sebep olacaktır.

Âşık olduğu adamın kaldığı gizli yere her gittiğinde onunla az da olsa diyalog geliştirir. Adam bedenine değil, yüzüne-kafasına bakar.

Adını bile bilmediği bu adamla kurduğu diyalog Cevriye’ye içinde şimdiye kadar bastırmış olduğu, gizlediği bütün insani duyguların da kapısını aralar.

O’nun sayesinde Cevriye toplumun kendisine yapıştırmış olduğu bütün etiketleri bu evin içerisindeyken kapının dışında bırakabilme imkânını elde eder.

Çünkü Cevriye ilk defa bu evde “insan” gibi bir muamele ile karşılaşır. Bugüne kadar karşısına çıkan hiçbir erkek neredeyse menfaatsiz iyilikte bulunmamıştır. Bu nedenle adamın kendisine karşı yaklaşımını, alışık olmadığı bu dostane tavırları başlarda yadırgar.

Kapitalist düzende servet birikimiyle oluşan eşitsizlik, insanlar arasındaki sevgiyi de çürütür. Cevriye’nin biri onun yanında diğeri de onun yanında bulunmadığı sıralarda iki değişik hayatı vardır. Bu iki çelişkili hayat, iki karakter birbiri ile hiç de iç içe değildir. Yalnız tek bir ortak paydaları vardır: Samimi olmak! Cevriye hem bu evin içinde hem de bu kapıdan adımını dışarıya attığı anda aynı derecede samimi olmayı başarır.

Çünkü o mülkiyet ilişkisi nedir bilmemektedir. Onun para ile olan ilişkisi yarına çıkabilmesini sağlayacak kadar yeterli olması ile sınırlıdır. Bu iki Cevriye, kimliğini değiştirmek için kendini zorlayarak değil gönlünden geçtiği gibi hareket edecektir. Hatta romanda Cevriye’nin sonu bir kayıktan denize düşerek kaybolmak dahi olsa, inandıkları ve aşkı uğruna ölüme giderken gözünü bir an kırpmayacaktır.

Suat Derviş romanlarındaki karakterlerinin değişimlerini kurdukları toplumsal ilişkilerin onların iç dünyalarında yaratacağı kırılmaların yansımaları olarak ortaya çıkarır.

Bu yaklaşım da onun neden toplumcu gerçekçi edebiyat dünyasına dahil edilmesi gerektiği sorusunun bir cevabıdır. Yazarın romandaki karakterlerinin çevreleriyle kurdukları ilişkiler sayesinde dönüşebileceğine dair duyduğu bu inanç, bulunduğu ideolojik/politik pozisyonun da bir çıktısıdır.

Suat Derviş, Cevriye ile birlikte olmak arzusu taşıyan zengin ve evli erkekler üzerinden de kapitalist sistemin ikili ahlak anlayışını, evlilikteki karı-koca ilişkisini ve aile kurumunu okura irdeletir.

“Burjuvazi aile ilişkisinin dokunaklı/duygusal maskesini sıyırıp atmış onu salt yeniden bir para ilişkisine çevirmiştir.”

Bir gazeteci ve sınıfının aydını olarak halkına her zaman kulak vermiştir.

Ezilenlerin, emekçilerin, Cevriye gibi hayatta kalmak için bedenini satmak zorunda kalmış kadınların hikâyelerini her zaman görünür kılmaya çalışmıştır.

Memleketin dertlerini sırtlanmayı, çıkış göstermeyi kendisine vazife bilmiştir. Abdülhak Şinasi’nin Fahim Bey ve Biz adlı yapıtını inceleyen yazısında düşüncelerini şöyle belirtmektedir:

“Sosyal hayatın birçok karışık dava ve meseleleri kucakladığı, insanların zihnini birçok cemiyet meselelerinin kurcaladığı böyle bir zamanda, böyle bir esere sarf edilen emek, kitabın basılması için harcanan kâğıda yazık!”

Çünkü ona göre edebiyat eseri okuyucu kitabı eline aldığı anda bir ayna vazifesi taşımalıdır.

Yazılan roman ya da hikâyede kendisini, çevresini, toplumunu görebilmeli, toplumda gelişen olayların yansımasını bulabilmelidir.

Toplumsal devinimler tek yönlü olmaz.
Karanlığın içinde aydınlık da vardır.
Çirkinin içinden güzel, kötünün yanından iyi, yanlışın çekirdeğinden doğru boy atar, filizlenir ve zamanı gelince de egemen olur.

Cevriye ve Suat Derviş gibi kadınlar güzel olanın peşindedirler. Örgütlüdürler. Mücadele güçleri yüksektir.

Işıklarını çoğaltırlar, Fosforlu Cevriye’ler aydın olarak, roman olarak hep yaşayacaklardır.

DİĞER YAZILARI Türkiye’de “Burjuva Siyaseti” 01-01-1970 03:00 Kapitalizmi “Yönetmek..” 01-01-1970 03:00 Kendimizi Anlamak ve Oluşturmak İçin Formül: “Yesemek”.. 01-01-1970 03:00 Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.. 01-01-1970 03:00 Teknoloji Geliştikçe “Lüzumsuzlaşan” İnsanlar.. 01-01-1970 03:00 Ekonomik Kriz; “Planlama ve Verimlilikle” Aşılabilir.. 01-01-1970 03:00 Doğu Karadeniz’den Evrensele.. Bir Ozan..Bir Yazar.. Ruhi Türkyılmaz.. 01-01-1970 03:00 Türkiye Kendi Liginde Kaçıncı Sırada?.. 01-01-1970 03:00 Yaşamın Anlamı.. 01-01-1970 03:00 Emeklilikte “Takılmak”.. 01-01-1970 03:00 Rantçı-İnşaatçı Model; Kalkınmaya Engel.. 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitim Olur mu?.. 01-01-1970 03:00 81 ilde İnsani Gelişme Endeksi ve Türkiye’nin 2020 Küresel Performansı 01-01-1970 03:00 Edebiyat Eserlerin Değerlendirilmesi… 01-01-1970 03:00 Özgürlük Üstüne.. 01-01-1970 03:00 ÜLKELER NASIL KALKINDILAR? DERSLER.. 01-01-1970 03:00 Osmanlı Tarihini Anlamak… 01-01-1970 03:00 İnsanı Anlamak İçin Bilimler Arası İşbirliği Şarttır… 01-01-1970 03:00 Sanırım hikaye anlatmak daha çok ilgi çekiyor 01-01-1970 03:00 ÖYKÜCÜLÜĞÜMÜZ ÜZERİNE.. 01-01-1970 03:00 Edebiyatın En “Zevkli” Dalı; “Kalkınma” Edebiyatı..! 01-01-1970 03:00 14 Şubat; Dünya Öykü Günü; Her İnsanın Çok Öyküsü Vardır… 01-01-1970 03:00 “Aç Kalmak” Romana Yansırsa.. 01-01-1970 03:00 Ayçiçek Yağı Fiyatları Neden Arttı ve Tarımda Verimlilik.. 01-01-1970 03:00 Rus Edebiyatında Dev Romancılar.. 01-01-1970 03:00 Son yıllarda “esneklik” adı altında bir kandırmaca vardı 01-01-1970 03:00 Evler Yaşam Alanı mı, Çalışma Alanı mı?.. 01-01-1970 03:00 Biz Uzmanlar Niye Sınıfta Kaldık?.. 01-01-1970 03:00 Niçin Sanayileşemedik? 01-01-1970 03:00 “KALKINMA” Üzerine Deneme… 01-01-1970 03:00 “Sineklerin Tanrısı” Romanı Üzerine… 01-01-1970 03:00 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Gerçek Kısa Tarih.. 01-01-1970 03:00 İnsanlığı “Kurtarmak” İçin, Dijital Teknolojileri Toplumsallaştırmak… 01-01-1970 03:00 Tolstoy ile Einstein Sevgi’de Buluştular.. 01-01-1970 03:00 Evde Kal, Ama; 01-01-1970 03:00 İsa Küçük Değerlendiriyor; Geleceğe İthaf Edilmiş Bir Roman; “Öz Peşinde” 01-01-1970 03:00 “Nasılsınız” Demek, Şiir Yazdırır mı?.. 01-01-1970 03:00 Hayatın “Anlamı” Ne? 01-01-1970 03:00 “Kalkınmanın Romanı”: Sarışın ve Kara (II) 01-01-1970 03:00 “Kalkınmanın Romanı”: Sarışın ve Kara (I) 01-01-1970 03:00 Hemşin’den Ege’ye; Yolu Fatsa’dan Geçen Şair’e; Mektubumdur.. 01-01-1970 03:00 “Nasıl Yapmalı” Romanı Hakkında.. (II) 01-01-1970 03:00 Bu Romanı Okuyun, Hayatınız Gercekten Değişsin; Nasıl Yapılmalı?? 01-01-1970 03:00 Üçüncü Çeyrek Büyümemiz Ne Kadar “Verimli?..” 01-01-1970 03:00 Gençler… Bu Masalı Mutlaka Okuyun.. 01-01-1970 03:00 Covid Salgını Üretimi Nasıl Etkiledi? 01-01-1970 03:00 Köylüyü Nasıl Anlarsın? 01-01-1970 03:00 Benim “Düzenli Ordum” Sözcüklerdir.. 01-01-1970 03:00 Salgına Karşı, “İyi Psikoloji” Önerileri.. 01-01-1970 03:00 “Kurtuluş Yolu”nda Ne Zaman Yürüyeceğiz?.. 01-01-1970 03:00 Betül Erdoğan’dan Önemli Roman: Arev 01-01-1970 03:00 İnci Gürbüz Atik’in “Deve Boku Savaşları” Romanı Üzerine Notlar (III)… 01-01-1970 03:00 Bir Roman; Deve Boku Savaşları (1).. 01-01-1970 03:00 Öğrencisini “Zirveye” Çıkaran Sistem.. 01-01-1970 03:00 Rant Ekonomisi mi, Verimlilik Ekonomisi mi? 01-01-1970 03:00 Aşklar Başka Ne İster? 01-01-1970 03:00 Ekonomide Ne Kadar Piyasa, Ne kadar Müdahale?.. 01-01-1970 03:00 Bir 1071 Öyküsü… 01-01-1970 03:00 Türkiye EkonomisininTemel Sorunu: Verimsizlik 01-01-1970 03:00 Ekonomi Ne Kadar Üretken? 01-01-1970 03:00 Evde Kal… Kendini Keşfet… 01-01-1970 03:00 Yarın Kanal B’ deyiz: Ekonomide Son ve Gerçek Durumlar 01-01-1970 03:00 Evde Kal, Ama; Düşünceye Git, Öğrenmeye Çalış 01-01-1970 03:00 Şiddet, Şehvet, “Kurbanlık” ve “Sadizm” 01-01-1970 03:00 NİTELİKSİZ EDEBİYAT.. 01-01-1970 03:00 YAŞLI KADIN BÜYÜK KADINDIR..İHTİYAR İNSAN BÜYÜK İNSANDIR..65’LİK DELİKANLILARA.. 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE İLK KÖY YÜRÜYÜŞÜ 01-01-1970 03:00 Köyler Nasıl Kalkınır? 01-01-1970 03:00 Sürekli Eleştirilmekten Nasıl Kurtuldum? 01-01-1970 03:00 Korona Sürecinde Psikolojik ve Ekonomik Sorular 01-01-1970 03:00 Korona Üzerine Makro Sorular… 01-01-1970 03:00 Dünyanın Krizine Çözüm; Servet Vergisi 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Hızımız Ne durumda? 01-01-1970 03:00 Türkiye “Yenilik Ekonomisinde” Kaçıncı Sırada? 01-01-1970 03:00 Türkiye “Yenilik Ekonomisinde” Kaçıncı Sırada? 01-01-1970 03:00 Ağaç Altına Düşenler: Ergin İğrek 01-01-1970 03:00 Felsefe Nedir?.. 01-01-1970 03:00 Hangi Aşk?.. 01-01-1970 03:00 Güncel ve Temel Bir Roman: Arzu Okulu 01-01-1970 03:00 Nedir Kalan?.. 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir? 01-01-1970 03:00 Sürdürülebilir Büyüme İçin 01-01-1970 03:00 Çocuklarımız Ufku Görerek Büyümeli.. 01-01-1970 03:00 Temmuzun Bu Günleri..Çok Çok Önemli.. 01-01-1970 03:00 Çocukluk ve Gençlik Adresimiz.. 01-01-1970 03:00 İleri Teknolojide Ne Durumdayız? 01-01-1970 03:00 Var Olmak Ne Demek?.. 01-01-1970 03:00 Sanayi ve Teknoli Bakanlığı’nın Yeni İşlevleri 01-01-1970 03:00 Çözüm; Etkin Sanayi Ve Teknoloji Politikalarında 01-01-1970 03:00 Biz Niçin Kalkınamadık? 01-01-1970 03:00 Uzman ve Uzmanlık Üzerine 01-01-1970 03:00 Ekonomik Sarmalı Aşabilmek İçin 01-01-1970 03:00 Türk Lirasının Değeri Niçin Sürekli Düşmekte? 01-01-1970 03:00 Hayat ve Hayal Ortaklığının Meyvesi.. 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Hasan Gürak’tan Çok Önemli Bir Eser; EKONOMİK BÜYÜME ve KALKINMA 01-01-1970 03:00 Tarım Ne Durumda? 01-01-1970 03:00 “Biz “Canlı” mıyız Öğretmenim?… 01-01-1970 03:00 Karmar, Sabah Kuşlarıyla Konuşuyor.. 01-01-1970 03:00 Hepimiz Büyük Bir “Verimlilik Yorgunluğu- Durgunluğu” İçindeyiz… 01-01-1970 03:00 Büyümenin Halka Yansıması İçin Öneriler 01-01-1970 03:00 Şiir Dışındakilere Anlatı Desek.. 01-01-1970 03:00 Dünya’nın Eko Politiği (ABD ve Çin Arasında Güç Savaşları) 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Kaynaklar Üretken Alanlara Yönlendirilmelidir 01-01-1970 03:00 Bir Öğle Öyküsü.. 01-01-1970 03:00 Teknolojik Gelişme ve Verimlilik Politikası 01-01-1970 03:00 2019’da Beklenebilecek Bazı Ekonomik Sonuçlar.. 01-01-1970 03:00 Sağlıklı Ekonomik Büyüme İçin Yaklaşım.. 01-01-1970 03:00 Kaçan Öykü.. 01-01-1970 03:00 Dinçer Sezgin’e Mektuplar.. 01-01-1970 03:00 Aldatmak, Şiddetten Daha Ağır Bir Suçtur.. 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Gelecek Uzun Sürecek 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Gelecek (“Beka”) Sorunu 01-01-1970 03:00 Sanayide Yerlileşme 01-01-1970 03:00 Ekonomide Yalanlar ve Gerçekler… 01-01-1970 03:00 İktisat Kongresi Yapılmalıdır… Acil Görev Budur… 01-01-1970 03:00 Aşk Bir Gün Gelecek… Aşkın Çığlığı… Öyküsel Denemeler… 01-01-1970 03:00