Depozito Koleksiyoncusu!

Dr. Ahmet Fidan

07-11-2018 17:02

İnsanoğlunun sahiplenme duygusunun sistematik bir mantıkla ortaya konulmuş en masumane görüntüsüdür koleksiyonculuk. Çeşit çeşit tür tür koleksyonlar gördüm.

Pul, kibrit, misket, kertenkele, kelebek, para, çiçek, resim, jeton, oyuncak, ayakkabı, otomobil, yaprak, taş, böcek, vesikalık resim, düğme, kartpostal, daktilo, radyo, cep telefonu, anahtar, anahtarlık, şapka, kalem, ajanda, istiridye, denizkabuğu benim bizzat gördüklerim. Görmediğim ismini bile kısa zamanda sayamayacağım kadar çeşitlilikte koleksiyonlar var.

Koleksiyonculuk, ilk etapta herhangi bir şeye olan ilgi iken, zamanla o şeyden birkaç tanesinin sahibi oludukça ve, kişinin içinde biriktirme ruhu da varsa hemen başlamıştır bir kere.

Bu süreç, ilgi duyduğu şeyi sistematik olarak biriktirmekle başlayıp çöpçülüğe kadar dayanmakta.

Aslında bazen haberlerde izlediğimiz çöp evlerin yaratıcıları, bu işi cozutmuş kolleksiyoncuların bir başka türüdür. Onlara göre her şey lazımdır ve gereklidir. O an gerekli olmasa bile daha sonra gerekebilir. Bu nedenle atmazlar, atAmazlar.

Bu arada koleksiyonculuğun kısa bir tanımını yapamadan geçemeyeceğim.

Koleksiyonculuk, insanların ilgi duyduğu şeylere karşı sahiplenme, dürtüsü ve biriktirme alışkanlığıyla desteklenmiş olan, her hangi bir cismin, varlığın sistematik olarak, (nitelik ve nicelik olarak) toplanmasıdır. Bu süreç kişinin biriktirmeye başladığı şey hakkında “ben bunların koleksiyonunu yapayım” düşüncesi aklından geçer geçmez başlar, biriktirdiği şeyin bütün tür veya çeşitlerini tamanladığı zamana kadar devam eder. Ama nadiren bu süreç tamamlanır. Çünkü koleksiyonculuğu yapılan şeyin tamamlanması bir hayaldir, tatlı bir idealdir.

Basit bir hobi olarak başlayan koleksiyonculuk yer yer bir tutku/ihtiras, bir hayat biçimi hatta bir saplantı haline gelebilir. Bu durumlarda kişi kendisini bile tanıyamaz tanımlayamaz. Yani koleksiyon bir kişinin yaşam biçimi haline gelmiş olsa bile koleksiyoncular çoğu zaman kendilerini haklı çıkarmak için yarı istihza ile, “çöpçülük yapıyoruz işte” diyerek durumu geçiştirirler.

Koleksiyonun her hangi bir değerinin olup olmaması önemli değildir. Bu üçüncü kişiler açısından hiç bir değer taşımayan şeyler de olabilir, paha biçilemeyecek kadar kıymetli bir servet te… Bence bir koleksiyondan bahsetmek için nicelik olarak en az yüz çeşide ulaşılmış olması gerekir.

Buraya kadar yazımızın  moda sokma, alıştırma kısımlarıydı. Şimdi dönelim asıl konumuza.

Başlangıçta koleksiyonu ve koleksyionculuğu tanımlarken, biriktirilen şeylerin “maddi varlıklar” olması gerektiğinden bahsetmiştim. Ancak hayat her zaman tanımlar üzerinde yürümez. Hayatta aslında 3 ana renk varmış gibi görülse de,(*) üç renktten milyonlarca renk doğmakta. Bu yüzden maddi olmayan şeylerin de koleksiyonunun yapıldığını düşündüm ve bu yazıyı kaleme aldım.

En masumundan en korkuncuna bir çok maddi olmayan koleksiyonlar yapılmakta. Arkadaş koleksiyonculuğu, zirve koleksiyonculuğu, (dağın zirvesine çıkılır, oraya imza atılır veya kendine özgü KALICI işaret konulur), Birçoğumuzun filmlerde gördüğü cinayet koleksiyonculuğu, balık yeme koleksiyonculuğu (kişi dünyada var olan bütün balıkların etini yemeye adamıştır. Koleksiyoncunun yaşamının bir köşesinde bir ömür boyu varolan bütün balık türlerinden yemiş olma ideali vardır.)

Veee, Depozito Koleksiyoncusu:

Aslında yazı başlığını okuduğunuzda, muhtemelen depozitolu gazoz şişesi, hediyeli gazoz kapağı, kola kapağı, damacana veya mutfak tüpleri vb. depozitolu ne varsa onların koleksiyonundan bahsedeceğimi sanmış olabilirsiniz. Ben de zaten tam bunları yazacaktım dermişim. :-))

Peki depozitolu ürünlerin koleksiyonu değilse nedir depozito koleksiyonu ve nasıl bir kişidir depozito koleksiyoncusu.

Efendim, depozito, adından da anlaşılacağı gibi, değerinin maliyetiyle doğrudan bir  ilgisinin olmadığı, üzerine yüklenen değerin bir zaman aralığına bağlı olduğu veya olmadığı ama her an maddi bir varlığa dönüştürülebilecek şeylerdir.

Nasıl ki, depozito, kullanılmış veya kullanılmakta olan asıl şeyin değerinin arta kalmış kullanıl(a)mayan kısmıysa, depozito koleksiyonculuğu da bir kişinin ömrünün ilk günlerinden bu yana, tanıdığı yakınlarının özel hayatlarını, sırlarını, gizlerini, kirli çamaşırlarını yazmaksızın kafasının içinde biriktirmesidir. Bu bazı kişilerde fetiş bir dürtü haline gelebilir. Tabir caizse, çok yakından tanıdıklarının dert babası veya anası olma sıfatıyla hakkında bütün ayrıntıları bilme isteğidir. Tabi burada biriktirilen, yakın görülen kişinin özel veya tüzel mahremleridir. Ve depozito koleksiyoncuları, bildiklerini bir kağıda veya teknolojik bir cihaza kaydetmeyi akıllarından bile geçirmezler. Çünkü bilirler ki, bunların değil başkalarıyla paylaşılması, kağıda yazılması veya dijital bir ortama kaydedilmesi bile bütün koleksiyonu yok eder, tılsımını bozar.

Depozito koleksiyonculuğunun tılsımı, biriktirilen şeylerin bizzat kafatasın içinde bulunan harddiskte kayıtlı kalmasıdır. Beyinde tutuldukça ve beyinde biriktirildikçe koleksiyonun zenginliği veya değeri artmaktadır. O şeyler, koleksiyoncunun ölümüyle yok oluverir. En azından bu gün için bu günkü teknolojiye göre.

Yakın gelecekte ölen birinin beynindeki gizleri ve saklı tutulan bilgileri kopyalama tekniği icad edilirse, depozito koleksiyonculuğu da koleksiyona malzeme olanlar ve koleksiyocular için büyük bir risk oluşturur.

Depozito koleksiyoncuları fedakar insanlardır. Verici insanlardır. Zaten onların ketumluğuna güvenildiği için koleksiyona malzeme olan kişiler gönül rahatlığıyla açılabilirler. Bu anlamda, psikologlar formel anlamda iyi bir depozito koleksiyoncularıdır.

Depozito koleksiyonunun değeri, normal koleksiyonlarda olduğu gibi, koleksiyon malzemesinin (insanın) önemi ve bu kişilerin sayısıyla ölçülür. Bu pazarı da şimdiye kadar dünyada formel anlamda kimsenin irdelemediği düşünmediği bir konuya değinerek geçirmiş olduk. Kafanız bulandıysa, bırakın bulanık kalsın. Durultmaya çalışmayın. Kendi kendine durulmasını bekleyin. Arada bir duru bir kafa için bulanık hallere ihtiyaç vardır derim.

Sevgilerimle efendim. Sağlıklı ve mutlu pazarlar.

Bilgilendirme:

Kolleksiyon: Yanlış

Koleksiyon: Doğru

________________

(*) Üç ana renk, mavi, sarı ve kırmızıdır. Diğer bütün renkler bu ana rengin türevleridir. Siyah ve beyazı  renk olarak tanımlamıyorum. Çünkü siyah ve beyaz başlı başına birer renk değil olgudur. Yani cisimlerin bütün renkleri yansıtması veya yansıtmaması nedeniyle siyah veya beyaz görünürler. Siyah ve beyazın birer renk olup olmadığı konusunda tartışmalar hala devam etmektedir. Yani onların renk olup olmadıkları subjektif bir durumdur.

DİĞER YAZILARI Fay, Föy, Pay!… 01-01-1970 03:00 NormAL! AnormAL 01-01-1970 03:00 Hukuka ve Etiğe Takılmayan Eylemlerin Hakkaniyete Takılması Üzerine 01-01-1970 03:00 Niccolò Machiavelli, Kırkdokuz Elli, Bir Yarım Yüzyılın Dejavusu 01-01-1970 03:00 Karadeniz Kıyılarında Deniz Turizmi İçin Yatçılığın Geliştirilmesi 01-01-1970 03:00 Yangınlar ve Bulut Tohumlama Teknolojisi Pazarı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kanunu 2021 Yılında Der ki; (The Law of Nature Says in 2021: 01-01-1970 03:00 10 Maddede Türk Milleti Nasıl Bir Millettir Sorusunun Cevabı 01-01-1970 03:00 Mobbing Nedir Ne Değildir? 01-01-1970 03:00 From Monkey, To Monkey; El Cevap: Hiç 01-01-1970 03:00 Büyük Harfsiz Yazıdan Küçük Yordamlamalar Çıkar(sa) 01-01-1970 03:00 Diyemedim Bir Türlü, “Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun” 01-01-1970 03:00 Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği TİGAD Büyümeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Yazarımız Mimarların Duayeni, Prof.Dr. Ahmet Vefik Alp Hayatını Kaybetti! 01-01-1970 03:00 Neden Korona Süreci Uzadıkça Muhalefet Güçlenir? 01-01-1970 03:00 Çip Takmışlar Neyime?! 01-01-1970 03:00 Döngüye Dair Dîlden Dökülen Duyumsamalar! 01-01-1970 03:00 Zafer Bayramının Vecizesi: “Yurtta Barış Cihanda Barış” 01-01-1970 03:00 Bir Desilyon Yıldız İçinde… 01-01-1970 03:00 Atılan Taş Sayısı İle Ürkütülen Kurbağa Sayısı Arasındaki Uçurum 01-01-1970 03:00 İnfodemi Terimine Türkçe Karşılık Arayışı 01-01-1970 03:00 Vee, Yaş Elli, Yolun Yarısı Eder!… 01-01-1970 03:00 Yazarlarımıza Sosyal Medya Konusunda Önemli Duyuru 01-01-1970 03:00 Derinkuyu Antik Kentinden Zaman ve Mekan Ötesi Yolculuk 01-01-1970 03:00 Hangi Bir Mayıs 01-01-1970 03:00 Öğretme, Öğrenme, Edinme ve Farkındalık 01-01-1970 03:00 26. Dönem Yazar Portal Yazar Müracaatları Başladı 01-01-1970 03:00 Kökten Çözmek Gerekti! 01-01-1970 03:00 GuideStones İlkeleri ve Açıklamalarım 01-01-1970 03:00 Bir Proaktif Serzeniş: Kodlanmış Korona ve Sosyo Ekonomik Şovu 01-01-1970 03:00 Korona Virüs’ün Faydaları | The Advantage of Coronavirus on The Sectors 01-01-1970 03:00 Dönüm noktası tereddütleri 01-01-1970 03:00 Yenilenen İstanbul Yerel Seçiminin Merkezi Sonuçları 01-01-1970 03:00 Türk Bilim İnsanlarına Ulusal Çağrı! 01-01-1970 03:00 Takoz Kafalı Ürün Tasarımcıları ve Onu Denetleyen Takozlar 01-01-1970 03:00 95. Yılında Cumhuriyetimiz ve Beklentilerimiz! 01-01-1970 03:00 2018’in Son Valiler Kararnamesi Yayınlandı 01-01-1970 03:00 Karizma Çizmenin Yöntemleri 01-01-1970 03:00 Etik Terminolojisine Proaktif Serzeniş 01-01-1970 03:00 Yerel Kamusal Hizmetlerde Maskülen Uygulamalar 01-01-1970 03:00 Tuğla Gibi Yazı, Sakın Okumayın!! 01-01-1970 03:00 Bisiklet-len-me-lii-yizz! 01-01-1970 03:00 Malta’da Sokak Ekonomisi Kongresi; Kültürler Arası Bir Diyalog Köprüsü 01-01-1970 03:00 Sevgimi unuttum oğlum! 01-01-1970 03:00 Eğreti Sistemlerin Esrarı 01-01-1970 03:00 Nitelikli Çöp veya Nitelikli Atık / Artık Maddeler! 01-01-1970 03:00 Limon Bağımlılığı ve Limon 01-01-1970 03:00 Durun, Gitmeyin! 01-01-1970 03:00 Cenin ve Kulak: İki Ses, Hep Kulağımda! 01-01-1970 03:00 Ya Otuz Yıl Sonra! 01-01-1970 03:00 Nokta 01-01-1970 03:00 Telepatik İnternete Doğru Doludizgin! 01-01-1970 03:00 Online Avam, Ofline Havas! 01-01-1970 03:00 Seçim Sonrası Siyaset Miyaset ve Düz Mantık… 01-01-1970 03:00 Altılı Ganyanın Altı Ana Aktörü Üzerine Kafa Tırmalayıcı Değiniler! 01-01-1970 03:00 Öylesine Bir Taziye, Ö(y)lesine Bir Kutlama! 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – II 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – I 01-01-1970 03:00 Suyun Kent ve Kentsel Düşün Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Tek Dişi Kalmış Batı ve Tek İşi Kalmış Doğu! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sisteminin Emniyet Sübaplarının Önemi 01-01-1970 03:00 Kızılötesi ve Morötesi Gerçekler! 01-01-1970 03:00 İktidarın ve Muhalefetin Yüzde Elli İle Dansı 01-01-1970 03:00 Avlak Bölge Sınırlarının Belirlenmesinde Sorun Var! 01-01-1970 03:00 YÖK’ün Doçentlik Unvanı ve Süreci Üzerindeki Değişiklikleri Hakkında Değerlendirmeler 01-01-1970 03:00 Eser veya Araştırma Yayınlama Klavuzu | Kategorilerine Göre Yayın Türleri 01-01-1970 03:00 Arada Kalmalar, Arada Kalanlar, Arada Bırakılanlar… 01-01-1970 03:00 Tarih Tekerrür Etse de, Biriz ve Bütünüz 01-01-1970 03:00 Fatsa’nın Önemli Değeri: Son ERDOĞAN ARICA 01-01-1970 03:00 24 Haziran Seçimlerinde Halkın Siyasal Partilere Mesajları-I 01-01-1970 03:00 Tünaydın Deyimine İlişkin Ulusal Çağrı 01-01-1970 03:00 Trafik Raconundan Hayata, 10 Ahmet Fidan Kuralı 01-01-1970 03:00