Hangi Bir Mayıs

Dr. Ahmet Fidan

01-05-2020 13:31

Babama değerini sordum, – “Dünyalar kadar” dedi,

Dünyanın değerini sordum, – “Beş para etmez” dedi.

Gelinen son noktadır belki de bu.

Sanayi devrinde günde 18 saatleri bulan mesai süresi, ağır iş koşulları, güvencesiz istihdam…. Bu tablo, 18. yüzyılın gelinen en modern çalışma koşullarıydı bir zamanlar.

Neden mi, geriye bakıldığında, seçkin sınıfın, monarşinin veya oligarşinin ekonomik veya dinsel yansısı “köle” kavramını geride bırakmıştı.

Neydi köle, parayla alınıp satılan, istenildiği muamele yapılan homosapiens lerdi. Yani paranın veya egemen gücün önünde çoğu zaman çok güçlü kuvvetli ve kudretli büyük baş hayvan kadar bile kıymeti olamayabiliyordu. Kölelik düzeniydi. Bu düzen insanlık tarihi boyunca uzuuuuuuuunnnnn süre devam etti. Neden mi, çünkü şu veya bu olgudan veya faktörden beslenen egemen güçlerin bu düzen işine geliyordu; kölelerin de bacaklarındaki veya boyunlarındaki prangalar acıtmaz hale gelmişti. Hatta, köleler prangaları çıkarılınca, aidiyet hislerini kaybediyorlar, kendilerini boşlukta hissediyorlar ve bunalıma bile giriyorlardı.

İşte kölelik döneminden ÜCRETLİ KÖLELİK DÖNEMİNE GEÇİLMİŞTİ tabir caizse sanayi devrimi ile. 1700 küsurlu yıllardan bilgi toplumuna kadarki süre. Hizmetler sektörünün başına dek.

Ne var ki, bu koşullar sanayi devrindeki kölelik döneminden önceye göre çok modern, yakın çağın sonu, bilgi çağına göre çok çok ilkel ve zorba dönemler ve koşullardı.

Sanayi devrinin istihdam koşullarını insanlık unutmuş ve ücretli kölelik dönemindeki ağır koşullardan rahatsız olmaya başlamışlardı. Kitlesel karşı çıkışlar, baş kaldırılar, kıyamlar, talanlar, protestolar, yıkımlar, ölümler, kanlar… ve ardından SENDİKALAR. Pek tabi ki bu dönemin işçi sınıfı bir araya gelerek örgütlenmiş ve SENDİKAları oluşturmuştu. Bu dönemde KAPİTALİZM tarafından şiddetle karşı çıkılan ve İLLEGAL olarak görülen SENDİKALAR, Sovyetler’deki başarı ve etkisi görülünce, işçi sınıfının SENDİKAL MÜCADELESİ güçlenince, bizim KAPİTAL CANAVARLAR, sendikaları ve sendikal mücadeleyi kabul etmiş kendi bünyesine alarak AZMAN İŞÇİ SINIFINI böylece (sözümona) EVCİLLEŞTİRMİŞTİ.

Kölelik döneminden bu günlere bu serencamı neden ortaya koydum. Tabi ki bizim için, yani Türk İnsanı için. Neden mi, çok nedeni var.

Bir kere bizim insanımız her şeyi çok çok hazır şekilde bulmuş. Ne emekçi, sanayi dönemindeki tırnaklarını kazanarak elde ettikleri mücadeleyi yaşamış, ne esmer vatandaşlarımız, zencilerin beyazlara karşı ölümüne mücadelesi gibi bir mücadele yaşamış, ne kadınlarımız (batıdaki kadar) kendilerinin seçme seçilme ve toplumda yer edinme mücadelesini yaşamıştır.

Mondoros Mütarekesi’nden sonra darmadağın olan ülke toprakları, ülke insanları ve ülke insanlarının yaşamları, vizyon sahibi bir lider tarafından toparlanacak ve binbir güçlükle yer yer mucize direnişlerle kurtuluş destanı verilecek ardından bir Cumhuriyet kurulacaktı. Kuruldu da. Hatta, daha 9 gün önce ilk parlamentomuzun açılışının 100. yılının kutlamasını çocuklar gibi şen bir şekilde hep birlikte koro halinde balkonlardan kutladık.

29 Ekim’de Genç Cumhuriyet kurulmuş ve bu devletin temel şekli ortaya çıkmış ve ardından kanunlar TBMM de birbiri ardından geçmeye başlamıştı. Ne şanstı ki, o dönem VİZYON SAHİBİ belki de son üç yüz yıl boyunca batı karşısında kompleks duymuş yöneticilere rağmen, batı medeniyetinin önünde ve hatta çok ilerisinde beyin yapısına sahip Mustafa Kemal Atatürk toplumsal, ekonomik ve kültürel alanda batının insanının zorla tırnağını kanatarak kazandığı hakları bir kanun veya nizamname ve/veya kanunname ile HALKININ AYAKLARI ALTINA SERMİŞTİ.

İşte zurnanın tiz sesiyle üflendiği nokta burada. Yani zurna hazretlerinin ZIRT dediği yer.

Bizim insanımıza her şey lutfedilmişti. Bizim toplumsal mücadelemiz ve sivil örgütlenmemiz iki nedenden dolayı KRONİK BİR ŞEKİLDE KADÜK KALMIŞTIR.

Birinci sebep, Türk (İslam) Kültüründen gelen, “ulul-emre itaat”

İkinci sebep, hak savunuculuğu mücadelesinin öyle yüz iki yüz yıllık belirgin bir geçmişinin olmaması.

İşte yukarıdaki iki sebepten dolayı Türkiye’de sivil toplum mücadelesi, emekçi mücadele, hak arama mücadelesi (şimdiye kadar yapılan kazanımların hakkını da teslim etmek kaydıyla) bir yere kadar ancak götürülebilmiştir. Geri kalan durumda şu iki varsayılan ayar işlemiştir hep.

Birincisi, ulul emre KAYITSIZ ŞARTSIZ TAPARCASINA SKOLASTİK BİR KEYİFLE itaat!

İkincisi, Atatürk’ün çoğu hakları hazır lutfetmesinin verdiği rahatlıkla, “bir benim itiraz veya direnişimle ne değişecek ki” varsayılan ayar zihniyetimiz.

HASILI, GELİNEN NOKTA:

Başlığı koyduk, “Hangi 1 Mayıs?”.

Ne idüğü belli olmayan bir arasat döneminde, sindirilmiş, elemine edilmiş, kısırlaştırılmış, teknolojik gelişmenin ortaya çıkardığı işsizlik tehdidinin altında, hizmetler sektörünün kabus gibi büyüdüğü, bulanık mantık ve algoritmalarla insansız yönetim dediğimiz endüstri 4.0 ın psikozu altında şaşkına dönmüş, korona sürecinden sonra görülen müstakbel İŞSİZLİK korkusu altında kaygılı, esnek çalışma diye takdim edilen sistem içinde maaşların düşmesinden korkan bir emekçi kesiminin Bir Mayısı olsa ne olur olmasa ne olur.

Ne dersiniz, haksız mıyım. Kıymetli okurlarım inanın haksızsınız demenizi o kadar çok isterim ve isterdim kiii, keşke haksız olsam veya istikbal inkılabâtı içinde haksız çıkacak olsam. Keşke.

Ne yapalım, bu yazımızda da kesemizden PES PEMBE bir tablo çıkmadı. En sonunda okurlarım beni zihin karartıcı yazılarımdan dolayı “personna nangrada” (istenmeyen adam) ilan edecekler.

Ben de derim ki, beni istenmeyen adam ilan edin etmesine de yeter ki ben HAKSIZ ÇIKAYIM. Gelecek toz pembe olsun.

Kalın SAĞLICAKLA ve aydınlık yarınlara….

DİĞER YAZILARI Fay, Föy, Pay!… 01-01-1970 03:00 NormAL! AnormAL 01-01-1970 03:00 Hukuka ve Etiğe Takılmayan Eylemlerin Hakkaniyete Takılması Üzerine 01-01-1970 03:00 Niccolò Machiavelli, Kırkdokuz Elli, Bir Yarım Yüzyılın Dejavusu 01-01-1970 03:00 Karadeniz Kıyılarında Deniz Turizmi İçin Yatçılığın Geliştirilmesi 01-01-1970 03:00 Yangınlar ve Bulut Tohumlama Teknolojisi Pazarı 01-01-1970 03:00 Doğanın Kanunu 2021 Yılında Der ki; (The Law of Nature Says in 2021: 01-01-1970 03:00 10 Maddede Türk Milleti Nasıl Bir Millettir Sorusunun Cevabı 01-01-1970 03:00 Mobbing Nedir Ne Değildir? 01-01-1970 03:00 From Monkey, To Monkey; El Cevap: Hiç 01-01-1970 03:00 Büyük Harfsiz Yazıdan Küçük Yordamlamalar Çıkar(sa) 01-01-1970 03:00 Diyemedim Bir Türlü, “Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun” 01-01-1970 03:00 Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği TİGAD Büyümeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları 01-01-1970 03:00 Yazarımız Mimarların Duayeni, Prof.Dr. Ahmet Vefik Alp Hayatını Kaybetti! 01-01-1970 03:00 Neden Korona Süreci Uzadıkça Muhalefet Güçlenir? 01-01-1970 03:00 Çip Takmışlar Neyime?! 01-01-1970 03:00 Döngüye Dair Dîlden Dökülen Duyumsamalar! 01-01-1970 03:00 Zafer Bayramının Vecizesi: “Yurtta Barış Cihanda Barış” 01-01-1970 03:00 Bir Desilyon Yıldız İçinde… 01-01-1970 03:00 Atılan Taş Sayısı İle Ürkütülen Kurbağa Sayısı Arasındaki Uçurum 01-01-1970 03:00 İnfodemi Terimine Türkçe Karşılık Arayışı 01-01-1970 03:00 Vee, Yaş Elli, Yolun Yarısı Eder!… 01-01-1970 03:00 Yazarlarımıza Sosyal Medya Konusunda Önemli Duyuru 01-01-1970 03:00 Derinkuyu Antik Kentinden Zaman ve Mekan Ötesi Yolculuk 01-01-1970 03:00 Öğretme, Öğrenme, Edinme ve Farkındalık 01-01-1970 03:00 26. Dönem Yazar Portal Yazar Müracaatları Başladı 01-01-1970 03:00 Kökten Çözmek Gerekti! 01-01-1970 03:00 GuideStones İlkeleri ve Açıklamalarım 01-01-1970 03:00 Bir Proaktif Serzeniş: Kodlanmış Korona ve Sosyo Ekonomik Şovu 01-01-1970 03:00 Korona Virüs’ün Faydaları | The Advantage of Coronavirus on The Sectors 01-01-1970 03:00 Dönüm noktası tereddütleri 01-01-1970 03:00 Yenilenen İstanbul Yerel Seçiminin Merkezi Sonuçları 01-01-1970 03:00 Türk Bilim İnsanlarına Ulusal Çağrı! 01-01-1970 03:00 Takoz Kafalı Ürün Tasarımcıları ve Onu Denetleyen Takozlar 01-01-1970 03:00 Depozito Koleksiyoncusu! 01-01-1970 03:00 95. Yılında Cumhuriyetimiz ve Beklentilerimiz! 01-01-1970 03:00 2018’in Son Valiler Kararnamesi Yayınlandı 01-01-1970 03:00 Karizma Çizmenin Yöntemleri 01-01-1970 03:00 Etik Terminolojisine Proaktif Serzeniş 01-01-1970 03:00 Yerel Kamusal Hizmetlerde Maskülen Uygulamalar 01-01-1970 03:00 Tuğla Gibi Yazı, Sakın Okumayın!! 01-01-1970 03:00 Bisiklet-len-me-lii-yizz! 01-01-1970 03:00 Malta’da Sokak Ekonomisi Kongresi; Kültürler Arası Bir Diyalog Köprüsü 01-01-1970 03:00 Sevgimi unuttum oğlum! 01-01-1970 03:00 Eğreti Sistemlerin Esrarı 01-01-1970 03:00 Nitelikli Çöp veya Nitelikli Atık / Artık Maddeler! 01-01-1970 03:00 Limon Bağımlılığı ve Limon 01-01-1970 03:00 Durun, Gitmeyin! 01-01-1970 03:00 Cenin ve Kulak: İki Ses, Hep Kulağımda! 01-01-1970 03:00 Ya Otuz Yıl Sonra! 01-01-1970 03:00 Nokta 01-01-1970 03:00 Telepatik İnternete Doğru Doludizgin! 01-01-1970 03:00 Online Avam, Ofline Havas! 01-01-1970 03:00 Seçim Sonrası Siyaset Miyaset ve Düz Mantık… 01-01-1970 03:00 Altılı Ganyanın Altı Ana Aktörü Üzerine Kafa Tırmalayıcı Değiniler! 01-01-1970 03:00 Öylesine Bir Taziye, Ö(y)lesine Bir Kutlama! 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – II 01-01-1970 03:00 Kentsel Yaşamın Sürdürülebilirliğinin İlkeleri – I 01-01-1970 03:00 Suyun Kent ve Kentsel Düşün Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Tek Dişi Kalmış Batı ve Tek İşi Kalmış Doğu! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sisteminin Emniyet Sübaplarının Önemi 01-01-1970 03:00 Kızılötesi ve Morötesi Gerçekler! 01-01-1970 03:00 İktidarın ve Muhalefetin Yüzde Elli İle Dansı 01-01-1970 03:00 Avlak Bölge Sınırlarının Belirlenmesinde Sorun Var! 01-01-1970 03:00 YÖK’ün Doçentlik Unvanı ve Süreci Üzerindeki Değişiklikleri Hakkında Değerlendirmeler 01-01-1970 03:00 Eser veya Araştırma Yayınlama Klavuzu | Kategorilerine Göre Yayın Türleri 01-01-1970 03:00 Arada Kalmalar, Arada Kalanlar, Arada Bırakılanlar… 01-01-1970 03:00 Tarih Tekerrür Etse de, Biriz ve Bütünüz 01-01-1970 03:00 Fatsa’nın Önemli Değeri: Son ERDOĞAN ARICA 01-01-1970 03:00 24 Haziran Seçimlerinde Halkın Siyasal Partilere Mesajları-I 01-01-1970 03:00 Tünaydın Deyimine İlişkin Ulusal Çağrı 01-01-1970 03:00 Trafik Raconundan Hayata, 10 Ahmet Fidan Kuralı 01-01-1970 03:00