İsa Küçük Değerlendiriyor; Geleceğe İthaf Edilmiş Bir Roman; “Öz Peşinde”

Dr. Halit SUİÇMEZ

21-12-2020 14:46

Dostlarım;

Bu yazıda sizlere, çok değerli bir Dostumun, İsa Küçük’ün benim bir romanım hakkında yaptığı değerlendirme yazısını sunacağım.

İsa Küçük; Mülkiye’den(Siyasa Bilgiler Fakültesi) sınıf arkadaşım. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Kaymakamlık ve Valilik görevlerinden sonra, halen merkez valisi olarak çalışmaktadır.

Yayımlanmış şiir, destan, roman ve denemeleri bulunmaktadır.

Son kitabı, Sarışın ve Kara(roman) mükemmel bir eserdir. Kalkınma Konulu Romanlar isimli geniş çalışmamda kalıcı yerini almıştır. Yakın zamanda bu romanla ilgili çalışmamı bu sütunlarda sizlere sunacağım.

Şimdi gelelim benim, 2017 yılında Kanguru Yayınlarından basılan ÖZ PEŞİNDE isimli romanım üzerine yazdığı Değerlendirme Yazısına..

Arkadaşıma çok teşekkür eder, Mülkiyeli iki yazar olarak, sevgi-dostluk ve dayanışma duygularımızla sizleri sağlıklı ve güzel okuma günlerinde buluşmaya davet ederiz..

İşte Sevgili İsa Küçük’ün Değerlendirme Yazısı..

“GELECEĞE İTHAF EDİLMİŞ BİR ROMAN; “ÖZ PEŞİNDE”
İsa KÜÇÜK

Boşuna söylenmemiş “her Mülkiyelinin peşinde bir sivil vardır” sözü. “Öz Peşinde” isimli romanı okuyorum, kahramanı bir Mülkiyeli ve peşinde yine birileri var… Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mekteb-i Mülkiye-i Şahane)kuruluşundan itibaren hep büyüteç altında tutulmuş: “Gözümüz gibi koruyalım, iyi bakalım, mezun olanlar devleti ayakta tutsun… aman dikkat; bunlar, ‘önce mülkiye sonra Türkiye’ derler.” Yüceltme ve korku. Siyasal erki elinde tutanlar her zaman bu ikilem içinde ve mesafeli bir tutumla izlemişler Mülkiyeyi. Korku ağır basınca kapatılmış. Cumhuriyet döneminde de, Çağdaş uygarlık düzeyi hedefinden uzaklaşıldıkça sürmüş kapatılma baskısı, başkentin dışına atma çabaları, ötekileştirme… Karmaşık bir ruh halinin hem umudu hem de hedefi olmuş Siyasal Bilgiler Fakültesi

Kendileri de Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan yazar Halit Suiçmez, mülkiyeli bir bilim insanının (Murat Özcü’nün) kaçırılışı ekseninde kurguladığı Öz Peşinde isimli romanı ile o ikilemi irdeleyerek anlama ve anlamlandırmaya çalışıyor. Roman kahramanının soyadındaki “öz” ü kullanarak yaptığı eğretileme ile farklı anlamları buluşturan bir kaynak oluşturuyor. O kaynakta yarattığı ışıkla bağımsız, özgür ve mutlu bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösteriyor bizlere.

Değerli şairimiz Behçet Necatigil, “asıl şiirler bekler bazı yaşları” der. Bazı kitaplar da öyle olsa gerek. Hızlıca okuyup bitirdiğim, dönüp notlar alarak yeniden okuduğum Öz Peşinde öyle bir roman. Yazar Halit Suiçmez, mezuniyet sonrasında Ankara bürokrasisinde üst düzey görevlerde bulunmuş, verimlilik üzerinde uzmanlaşmış ve ekonomi alanında doktora yapmış yurt ve insan sevgisi dolu bir yürek. Herkesin başı sıkışınca saldırdığı “bürokratik oligarşinin” içinde doğruları-yanlışları yaşamış. Teori ve pratiğin alanda sağlamasını yapıp damıttığı tatlar ve renklerin bir bölümünü biz okurlarının görüp duymasını isteyen özverili bir çalışma, kalkınma sorunlarımızı ve çözümlerini içtenlikle dile getiren önemli bir roman Öz Peşinde.

Kendilerinin edebiyat alanına olan ilgi ve yakınlığından, giderek bir doçentlik tezine dönüşmesini dilediğim araştırması “Kalkınma Konulu Romanlar” başlıklı çalışmasını görüp okuduktan sonra haberim oldu. Öz Peşinde, kalkınma konulu bir roman, ama ötesi de var…

GELECEĞE İTHAF EDİLMİŞ BİR ROMAN“

Hiçbir kesimden ek katkı almadan tüm toplumun refahını artırmak mümkündür” diyor ve bu saptamanın akla düşürdüğü soruya şu yanıtı veriyor;

yazar; “Hiç kullanılmayan, boşta duran kaynakları kullanarak; (…) doğru işleri doğru biçimlerde yaparak Türkiye daha özgür ve mutlu olabilir”(S.17).Yalnızca bu önerisiyle bile geleceğe ithaf edilmeyi hak etmiş bir roman Öz Peşinde.

Kurgusu ve konusu ile okuru içine çeken bir roman. Sürükleyici. Okunma hızı yüksek; çabuk okunuyor, ama bitirince yeniden okumayı zorunlu kılıyor. Zorunluluk, yazarının “hikaye anlatmıyor” olmasından kaynaklanıyor. “Hikaye yoksa” yeniden okunmayı neden hak etsin sorusunu duyar gibiyim burada…Yanıtı, kitabın arka kapak yazısının ilk cümlesinde bulmak mümkün: “Öz Peşinde, bir çok arayışın romanıdır.” O arayışlar, hikayeyi hikaye olmaktan çıkarıyor ve her okuru düşünmeye (var olmaya) davet ediyor. Yazar Halit Suiçmez, yabancısı olmadığı konuları heyecan yaratan bir kurgu içinde edebiyat yapma kaygısına düşüp “ağdalı bir dil” batağına saplanmadan değerli bir eser haline dönüştürerek okura ulaştırıyor. Bu açıdan da, Öz Peşinde, bir ilk roman olmanın ötesine geçiyor.

“MUTLU VE DAHA ÖZGÜR BİR TÜRKİYE”

Arkasında büyük bir kütüphane bulunan Öz Peşinde’nin okurla paylaşmak istediği önemli bir derdi var: Yazar Halit Suiçmez, o derdi okurlarıyla paylaşarak büyütüyor. Bilinçli olarak yapıyor bunu. Biliyor ki sorunlar, sahiplerince tanınmaz ve görmezden gelinirse çözüm zorlaşır. Yazarın derdi sevgi; ister insan isterse doğa veya yurt sevgisi olsun her okuru içine çekip derinlere sürükleyen büyük bir “sevgi.” Bu sürüklenme, Romanın adında bulunan “Peşinde” sözcüğü ile buluşunca “polisiye” kavramını çağrıştırıyor. Evet, roman polisiye gibi akıcı ve hızlı… hatta polis işin içinde… ama “kaçış ve kovalamacanın” yaratacağı paniğe gerek yok. Zaten yazar, o sevgiyi doğru bir betimleme ile “paniksiz sevgi” olarak niteliyor. Paniksiz Sevgi, yakınında Defne, uzağında Fefe kokulu baharat tadı ile sürükleyiciliği yaratıyor. O baharat tadı, “Öz” e uzak okurlar için romanı sıkıcı olmaktan kurtarıyor; herkes için okunur ve anlaşılır hale getiriyor. Yukarıda değindiğim “Mutlu ve daha özgür Türkiye” önerisinin hayata geçirilmesi için yapılması gereken ve sonuç şu şekilde vurgulanıyor: “…işin özü, atıl duran kaynaklar tam kullanılacak, yanlış kullanılanlar da doğru değerlendirilecek…böylece kaynaklar tam ve etkin kullanıldığında üretim ve katma değer en az iki katına çıkacak, bölüşüm de adil olduğunda ortaya çıkan sonuçtan tüm kesimler faydalanmış olacaktır.” (Öz Peşinde,s;29)

Tarih boyunca yönetimlerin asıl hedefi, toplumun ekonomik yönden refahı sosyal yönden barış içinde yaşamasını gerçekleştirmek olmuştur. Öz Peşinde romanında tüm çabası ülkesinin bu hedefi gerçekleştirmesi için “kafa yoran” birilerini aymazlıktan kurtarmak isteyen bilim insanı Murat, yabancı istihbarat güçleri tarafından kaçırılır. Alıkonma sürecinde kurguladığı modeli öğrenme çabası sürerken, kahramanımız kendisi hakkında tez hazırlayan akademisyen Fefe ile karşılaşır ve Murat’ın kurguladığı sistemin ayrıntıları çalışılır. Ne var ki bu çalışma sırasında ikili arasında duygusal bir yakınlaşma başlar.

Yazar, haklı olarak Anadolu’yu uygarlığın merkezi olarak konumlandırır ve o merkezin sayrılıklı konularını masaya yatırır: Günümüz Türkiye’sinde tartışılan temel meselelerin saptanması ve çözüm önerilerini içeren bu dizge, o duygusal yakınlaşmanın gelgitleri arasında okura sunulmaktadır. 2017 yılında yayınlanmış olan romandaki şu saptama, ülkemizin tam da bugünlerde (20Kasım 2020) birinci ağızdan müjdelenen “reform” konuları ile neredeyse birebir aynıdır: “Verimi sesinden yüksek demokrasi (…), istihdam ve üretkenlik odaklı büyüyen bir ekonomi; (…) sosyal ve hukuk devleti ilkelerine oturmuş bir ülke…” (s. 56). Yazar, romanını geleceğe ithaf etmekle doğru bir gönderme yapmıştır ve gelinen bu noktada Halit Suiçmez’in saptama ve önerilerinin gerçek hayatta -acı deneyimlerden sonra- karşılığını bulmakta olduğunu görmekteyiz.

“BEYİNSEL HAZ”

Kalkınmanın önündeki en büyük engelin “merkezin temel işlevi ile yönetimin temel karakteri arasındaki çelişkiler” (s. 88) olduğuna dikkat çeken yazar, yarattığı “Kiyetür” ülkesindeki “kalkınma merkezi” görevlileri ile yaptığı değerlendirme çalışmasında bürokrasi üzerine gözlemlerini paylaşır; yaşadıklarımızı anlamak için her biri değerli birer anahtar ve gelecek için özel bir rehber niteliğindedir.

Olumsuzlukların ortadan kaldırılması için sihirli bir reçetesi yoktur yazarın. Reçetede yazılanlar yukarıda da belirttiğim gibi alanda sağlaması yapılmış doğrulardır. Gözlemleri, mevcut siyasetin ve bürokrasinin içinde bulunduğu durumla örtüşür. O örtüşmeyi özetleyen şu saptama önemlidir: “Yüksek ses çıkarmakla kalmamışlar, hayatlarında hiç sessiz kalarak, derin bir düşünce üretkenliği içinde yaşamamışlardır”(s.96). Burada, o ada ülkedeki gözlemlerinin ülkemizde son yıllarda yaşananlarla çok benzeştiğini belirtmem gerek. Yazımın başında ‘romanı dönüp notlar alarak yeniden okudum’ derken beni ‘yeniden okumaya’ yönlendiren o soruyu burada sizlerle paylaşmalıyım. Yazar, “Yirminci Yüzyılın en üretken dehasının ülkesi nasıl bu duruma düşmüş, araştırılacak konu budur” (s.96) derken, aslında son yıllarda Nizamülmülk’ün toplumbilimcilere de ilham vermiş olan saptamasıyla söyleyecek olursak, ‘devleti ayakta tutan iki kuvvetin; asker ve sivil bürokrasinin ’uğradığı değer kaybının yarattığı yıkımlara (Ergenekon-Balyoz davaları ve bürokrasideki Fetö kadrolaşmaları) işaret ederek geçmiş, an ve geleceğe de dikkat çektiğini görürüz: “Dış gizli servisler de sömürgeci amaçları için (…)üretken kafaları, öneri sahibi aydınları önce bastırmaya, başaramazsa yönlendirmeye, dahası yok etmeye uğraşırlar” (s.28-29)

Öz Peşinde, siyasal ve yönetsel konulara odaklanmış edebiyat eserlerinde çoğunlukla karşılaştığımız salt bir durum saptaması ve eleştiri ile yetinmeyerek, eleştirel yaklaşım yanında önerilerini de sunmaktadır. Romandaki somut önerileri kapsayan ve aşan öneri ise yazarın “Beyinsel Haz” olarak kavramlaştırdığı bir ‘kendimize gelme halidir.’ Aşk ve sevginin, bir insana yönelmiş duygusal ya da insanlığa ve dünyaya yönelik bir hümanizm olarak aşk ve sevginin gelişmenin en önemli itici gücü olduğunu bilerek ve unutmadan…“ama bedensel hazzı aşan bir zevk vardır ki o da beyinsel hazdır” diyen Öz Peşinde’nin bu sesini duyarak yaşamak… O “Beyinsel hazzı” yaşayan insanlardır ki uzamda ömürlerini hayatlarından uzun kılmayı başarmışlardır.

Öz Peşinde ile yazar Halit Suiçmez, “korkmayın” diyor; “bizden, öz peşinde olanlardan korkmayın. O öz, insan ve yurt sevgimizdir.”

DİĞER YAZILARI Türkiye’de “Burjuva Siyaseti” 01-01-1970 03:00 Kapitalizmi “Yönetmek..” 01-01-1970 03:00 Kendimizi Anlamak ve Oluşturmak İçin Formül: “Yesemek”.. 01-01-1970 03:00 Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.. 01-01-1970 03:00 Teknoloji Geliştikçe “Lüzumsuzlaşan” İnsanlar.. 01-01-1970 03:00 Ekonomik Kriz; “Planlama ve Verimlilikle” Aşılabilir.. 01-01-1970 03:00 Doğu Karadeniz’den Evrensele.. Bir Ozan..Bir Yazar.. Ruhi Türkyılmaz.. 01-01-1970 03:00 Türkiye Kendi Liginde Kaçıncı Sırada?.. 01-01-1970 03:00 Yaşamın Anlamı.. 01-01-1970 03:00 Emeklilikte “Takılmak”.. 01-01-1970 03:00 Rantçı-İnşaatçı Model; Kalkınmaya Engel.. 01-01-1970 03:00 Uzaktan Eğitim Olur mu?.. 01-01-1970 03:00 Başını Eğmeyen, Efsane Bir Kadın; Suat Derviş..ve Fosforlu Cevriye.. 01-01-1970 03:00 81 ilde İnsani Gelişme Endeksi ve Türkiye’nin 2020 Küresel Performansı 01-01-1970 03:00 Edebiyat Eserlerin Değerlendirilmesi… 01-01-1970 03:00 Özgürlük Üstüne.. 01-01-1970 03:00 ÜLKELER NASIL KALKINDILAR? DERSLER.. 01-01-1970 03:00 Osmanlı Tarihini Anlamak… 01-01-1970 03:00 İnsanı Anlamak İçin Bilimler Arası İşbirliği Şarttır… 01-01-1970 03:00 Sanırım hikaye anlatmak daha çok ilgi çekiyor 01-01-1970 03:00 ÖYKÜCÜLÜĞÜMÜZ ÜZERİNE.. 01-01-1970 03:00 Edebiyatın En “Zevkli” Dalı; “Kalkınma” Edebiyatı..! 01-01-1970 03:00 14 Şubat; Dünya Öykü Günü; Her İnsanın Çok Öyküsü Vardır… 01-01-1970 03:00 “Aç Kalmak” Romana Yansırsa.. 01-01-1970 03:00 Ayçiçek Yağı Fiyatları Neden Arttı ve Tarımda Verimlilik.. 01-01-1970 03:00 Rus Edebiyatında Dev Romancılar.. 01-01-1970 03:00 Son yıllarda “esneklik” adı altında bir kandırmaca vardı 01-01-1970 03:00 Evler Yaşam Alanı mı, Çalışma Alanı mı?.. 01-01-1970 03:00 Biz Uzmanlar Niye Sınıfta Kaldık?.. 01-01-1970 03:00 Niçin Sanayileşemedik? 01-01-1970 03:00 “KALKINMA” Üzerine Deneme… 01-01-1970 03:00 “Sineklerin Tanrısı” Romanı Üzerine… 01-01-1970 03:00 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Gerçek Kısa Tarih.. 01-01-1970 03:00 İnsanlığı “Kurtarmak” İçin, Dijital Teknolojileri Toplumsallaştırmak… 01-01-1970 03:00 Tolstoy ile Einstein Sevgi’de Buluştular.. 01-01-1970 03:00 Evde Kal, Ama; 01-01-1970 03:00 “Nasılsınız” Demek, Şiir Yazdırır mı?.. 01-01-1970 03:00 Hayatın “Anlamı” Ne? 01-01-1970 03:00 “Kalkınmanın Romanı”: Sarışın ve Kara (II) 01-01-1970 03:00 “Kalkınmanın Romanı”: Sarışın ve Kara (I) 01-01-1970 03:00 Hemşin’den Ege’ye; Yolu Fatsa’dan Geçen Şair’e; Mektubumdur.. 01-01-1970 03:00 “Nasıl Yapmalı” Romanı Hakkında.. (II) 01-01-1970 03:00 Bu Romanı Okuyun, Hayatınız Gercekten Değişsin; Nasıl Yapılmalı?? 01-01-1970 03:00 Üçüncü Çeyrek Büyümemiz Ne Kadar “Verimli?..” 01-01-1970 03:00 Gençler… Bu Masalı Mutlaka Okuyun.. 01-01-1970 03:00 Covid Salgını Üretimi Nasıl Etkiledi? 01-01-1970 03:00 Köylüyü Nasıl Anlarsın? 01-01-1970 03:00 Benim “Düzenli Ordum” Sözcüklerdir.. 01-01-1970 03:00 Salgına Karşı, “İyi Psikoloji” Önerileri.. 01-01-1970 03:00 “Kurtuluş Yolu”nda Ne Zaman Yürüyeceğiz?.. 01-01-1970 03:00 Betül Erdoğan’dan Önemli Roman: Arev 01-01-1970 03:00 İnci Gürbüz Atik’in “Deve Boku Savaşları” Romanı Üzerine Notlar (III)… 01-01-1970 03:00 Bir Roman; Deve Boku Savaşları (1).. 01-01-1970 03:00 Öğrencisini “Zirveye” Çıkaran Sistem.. 01-01-1970 03:00 Rant Ekonomisi mi, Verimlilik Ekonomisi mi? 01-01-1970 03:00 Aşklar Başka Ne İster? 01-01-1970 03:00 Ekonomide Ne Kadar Piyasa, Ne kadar Müdahale?.. 01-01-1970 03:00 Bir 1071 Öyküsü… 01-01-1970 03:00 Türkiye EkonomisininTemel Sorunu: Verimsizlik 01-01-1970 03:00 Ekonomi Ne Kadar Üretken? 01-01-1970 03:00 Evde Kal… Kendini Keşfet… 01-01-1970 03:00 Yarın Kanal B’ deyiz: Ekonomide Son ve Gerçek Durumlar 01-01-1970 03:00 Evde Kal, Ama; Düşünceye Git, Öğrenmeye Çalış 01-01-1970 03:00 Şiddet, Şehvet, “Kurbanlık” ve “Sadizm” 01-01-1970 03:00 NİTELİKSİZ EDEBİYAT.. 01-01-1970 03:00 YAŞLI KADIN BÜYÜK KADINDIR..İHTİYAR İNSAN BÜYÜK İNSANDIR..65’LİK DELİKANLILARA.. 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE İLK KÖY YÜRÜYÜŞÜ 01-01-1970 03:00 Köyler Nasıl Kalkınır? 01-01-1970 03:00 Sürekli Eleştirilmekten Nasıl Kurtuldum? 01-01-1970 03:00 Korona Sürecinde Psikolojik ve Ekonomik Sorular 01-01-1970 03:00 Korona Üzerine Makro Sorular… 01-01-1970 03:00 Dünyanın Krizine Çözüm; Servet Vergisi 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Hızımız Ne durumda? 01-01-1970 03:00 Türkiye “Yenilik Ekonomisinde” Kaçıncı Sırada? 01-01-1970 03:00 Türkiye “Yenilik Ekonomisinde” Kaçıncı Sırada? 01-01-1970 03:00 Ağaç Altına Düşenler: Ergin İğrek 01-01-1970 03:00 Felsefe Nedir?.. 01-01-1970 03:00 Hangi Aşk?.. 01-01-1970 03:00 Güncel ve Temel Bir Roman: Arzu Okulu 01-01-1970 03:00 Nedir Kalan?.. 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir? 01-01-1970 03:00 Sürdürülebilir Büyüme İçin 01-01-1970 03:00 Çocuklarımız Ufku Görerek Büyümeli.. 01-01-1970 03:00 Temmuzun Bu Günleri..Çok Çok Önemli.. 01-01-1970 03:00 Çocukluk ve Gençlik Adresimiz.. 01-01-1970 03:00 İleri Teknolojide Ne Durumdayız? 01-01-1970 03:00 Var Olmak Ne Demek?.. 01-01-1970 03:00 Sanayi ve Teknoli Bakanlığı’nın Yeni İşlevleri 01-01-1970 03:00 Çözüm; Etkin Sanayi Ve Teknoloji Politikalarında 01-01-1970 03:00 Biz Niçin Kalkınamadık? 01-01-1970 03:00 Uzman ve Uzmanlık Üzerine 01-01-1970 03:00 Ekonomik Sarmalı Aşabilmek İçin 01-01-1970 03:00 Türk Lirasının Değeri Niçin Sürekli Düşmekte? 01-01-1970 03:00 Hayat ve Hayal Ortaklığının Meyvesi.. 01-01-1970 03:00 Prof. Dr. Hasan Gürak’tan Çok Önemli Bir Eser; EKONOMİK BÜYÜME ve KALKINMA 01-01-1970 03:00 Tarım Ne Durumda? 01-01-1970 03:00 “Biz “Canlı” mıyız Öğretmenim?… 01-01-1970 03:00 Karmar, Sabah Kuşlarıyla Konuşuyor.. 01-01-1970 03:00 Hepimiz Büyük Bir “Verimlilik Yorgunluğu- Durgunluğu” İçindeyiz… 01-01-1970 03:00 Büyümenin Halka Yansıması İçin Öneriler 01-01-1970 03:00 Şiir Dışındakilere Anlatı Desek.. 01-01-1970 03:00 Dünya’nın Eko Politiği (ABD ve Çin Arasında Güç Savaşları) 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Kaynaklar Üretken Alanlara Yönlendirilmelidir 01-01-1970 03:00 Bir Öğle Öyküsü.. 01-01-1970 03:00 Teknolojik Gelişme ve Verimlilik Politikası 01-01-1970 03:00 2019’da Beklenebilecek Bazı Ekonomik Sonuçlar.. 01-01-1970 03:00 Sağlıklı Ekonomik Büyüme İçin Yaklaşım.. 01-01-1970 03:00 Kaçan Öykü.. 01-01-1970 03:00 Dinçer Sezgin’e Mektuplar.. 01-01-1970 03:00 Aldatmak, Şiddetten Daha Ağır Bir Suçtur.. 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Gelecek Uzun Sürecek 01-01-1970 03:00 Türkiye ve Gelecek (“Beka”) Sorunu 01-01-1970 03:00 Sanayide Yerlileşme 01-01-1970 03:00 Ekonomide Yalanlar ve Gerçekler… 01-01-1970 03:00 İktisat Kongresi Yapılmalıdır… Acil Görev Budur… 01-01-1970 03:00 Aşk Bir Gün Gelecek… Aşkın Çığlığı… Öyküsel Denemeler… 01-01-1970 03:00