Sonbahar güneşi yavaş yavaş Nebyan dağından inmekteydi.Isı vermeyen kızıl ışınları,ormanla kaplı tepeleri de kızıla boyamış,alaca karanlık ise sırtları aşarak dorukları üşütmeye başlamıştı.Bafra akşam karanlığına bürünüyordu.Binaları yalayarak gelen bir rüzgâr esti.Üşüdü yüreği gibi. Gözlerini kapadı.Yalnızlığını,terk edilmişliğimi unutmak için
Balkonda oturmuş gecenin gizemine bırakmıştı kendini
Adam rüzgârın uğultusuna kulak veriyordu.Sonra esti,girdi içeri.
Gidip gelip pencereden,gittikçe koyulaşan karanlığa bakıyordu.Sonra yoruldu,
gözleri karardı.Gözlerinin önünde bütün kelimeler oynaşıyordu.Başka dünyada görüyordu kendini.Bir türlü uyuyamıyordu.Başı ağrıyor,aklı karışıyordu.Onu düşünüp üzülüyordu.Şimdiye kadar onu sevmekten bir gün bile vazgeçmemişti.
-Ondan kopamam ! Ayrılamam!
Diye mırıldanıyordu.
Hüseyin Kurt
HANS VE HASAN
Süleyman Altunbaş
…ÇİLE ÇİLE ÖRDÜĞÜM…
Mehmet Alan Birfani
KÖYDE ÇOCUKLUĞUM
İbrahim Ünlü
AŞK MEKTUPLARI
Oktay Zerrin
BİZDEKİ HAYALLER KAF DAĞINI DA GEÇTİ !
Bilal Murtezaoğlu
Samsun STK’larının Çıkmaz Sokağı; KOORDİNASYONSUZLUK
Turan TOK
VAMPİRLER NESLİ KATİL AMERİKALI -4-
İdris Şahin
Çanakkale şehitlerimiz için.. Ruhları şad olsun.
Atanur Çelik
Aykut Edibali Perspektifiyle İran-İsrail-ABD Savaşı Analizi Modern Sömürgecilik Tezi Açısından Jeopolitik Değerlendirme