Ahsen-i Takvimsin Sen (Naat Denemem)

Cemil PASLI

16-03-2020 16:03

Her şey Yaratıcının kendi Cemal ve Kemalini görmek ve göstermek istemesiyle başladı.

‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ buyurdu.

Melekler önce itiraz etti ‘biz varız seni tesbih ve tahmid eyleyen’ diye.

Rabbim ‘ben sizin bilmediğinizi bilirim’ dedi ve melekler teslim oldular.

Beşeriyetin ilkiydin, varlığının mayasıydın ey Resul.

İşte benim beşeriyetten istediğim model bu manasıyla yarattı seni Rabbim.

Önce Adem’e Cennetin kapısında göründün ,yol gösterdin ona nurunla.

Sonra nurun nesiller boyu nebilerce taşındı.

Ve 571 de sen doğdun.

Beşeriyetin zirvesine 63 yıl kalmıştı artık.

Ahsen-i takvim ortaya çıkıyordu.

Üsvey-i hasene bir güneş gibi doğmuştu en zor zamanda.

Kainat tanımış ve alkışlamıştı Alemlerin Nurunu.

Her taraftan her biri en gür sesiyle seslenmişti:

’Hoş geldin ey Kainatın Efendisi !’

Bu ses kıyamete kadar susmadı, susmayacak.

Bu sesin susması zaten kıyamet olacak.

Zira bu ses sustu mu Kainat susacak.

Doldur bizim gönüllerimizi rahmete çağrınla Ey Allah’ın Elçisi

Coştur bizim kalplerimizi merhamete davetinle Ey Nebi.

Seni tanıyordu artık bütün alem

Şahit oluyorlardı davana en güzel şehadetleriyle.

Avucuna giren küçük taşlar zikir ve tesbih ediyordu Allah’ı.

Aynı elin avucunda, küçücük taş ve toprak, düşmana top ve gülle olmuştu.

Aynı elin bir  parmağı kameri iki parça etmiş,

Aynı el, çeşme gibi on parmağından suyu akıtıyor ve bir orduyu suluyordu.

Aynı el İsa gibi, hastalara ve yaralılara şifa oluyordu,

Aynı elin işaret buyurup ‘gel’ dediği ağaçlar kökleriyle sökülüp geliyorlardı.

Senin sözünü tasdik için güneş seyahatini yavaşlatmıştı.

Doldur bizim gönüllerimizi muhabbetinle ey Resul,

Coştur bizim kalplerimizi merhametinle ey Nebi.

Bütün güzelliklerin zirvesini gösterdin nurunla.

En iyi eştin, hiç üzmedin onları.

Şiddetin kokusunu dahi hissetmedi senden  her iki devirde hayat arkadaşların.

En iyi babaydın şefkat ve merhametle büyüttün yavrularını.

Hatta koruyucu aile oldun Zeyd’e , Ali’ye, Enes’e.

Bir ‘üf’ bile işitmediler senden.

Ne zaman kimin bir sıkıntısı olsa açtın kapılarını ey sevgili.

Yaratıcının esmasıyla yansıdığı en parlak ayine oldun.

Rahmet senden yansıdı,

Şefkat senden yansıdı,

Mağfiret senden yansıdı,

Sabır senden yansıdı,

Sehavet senden yansıdı,

Cesaret senden yansıdı,

Merhamet senden yansıdı,

Feraset senden yansıdı,

Bütün esmanın en parlak misallerini gösterdin.

Doldur bizim gönüllerimizi muhabbetinle ey Resul,

Coştur bizim kalplerimizi merhametinle ey Nebi.

1437 yıldır hep daha çok, daha çok büyüdün.

Beşeriyet sana her geçen gün daha çok ihtiyaç duydu.

‘’Anam babam sana feda olsun’’ sözü sadece sana söylendi.

Çünkü sen müminlere anne babalarından sevgiliydin.

Salavatla bağlandı sana tüm gönüller.

Talebelerin hepsi parlak birer yıldızdı.

İman ve sıddıkiyeti öğrettin ümmetine Ebu Bekir’le.

Yansıdı ondan aleme teslimiyet ve iman.

Zira Miraç’ta hiç tereddüt etmedi ve,

‘O dediyse doğrudur’ dedi.

Adalet ve yöneticiliği öğrettin Ömer’le,

Hakkı batıldan ayırmayı öğrendik ondan.

Fitnenin önünde en güçlü kapı oldu adalet ve yönetimiyle.

Şeytan sokağını değiştirirdi Faruk’u görünce.

Kızlarını aldın, şereflendirdin onları, damatları oldun.

Hilm, ahlak ve hayayı öğrettin Osman’la

Melekler utanırdı ondan,

Zinnurreyn ünvanını aldı, iki defa damat olma şerefiyle.

İlmi ve şecaati öğrettin Ali’ye,

Kim onun dostuysa benim de dostundur diye yücelttin onu.

Kıyamete kadar açık bıraktı bize,

Bahadırlığın ve yiğitliğin kapısını,

Dileyen girsin diye.

Ve mübarek neslini devam ettirdi.

‘’Ben İmanın şehriyim Ebubekir onun kapısı,

Ben Adaletin şehriyim Ömer onun kapısı,

Ben Ahlakın şehriyim Osman onun kapısı,

Ben İlmin şehriyim Ali onun kapısı’ buyurdun.

Talebelerin her kapının başında davet etti insanlığı,

Faziletin, saadetin, mağfiretin, merhametin şehrine.

Doldur bizim gönüllerimizi muhabbetinle ey Resul,

Coştur bizim kalplerimizi merhametinle ey Nebi.

Çocuk sevmeyi senden öğrendi insanlık.

‘’Ben çocukları sevmem’’ diyene,

Kalbin katılaşmamasının, yufka yürekliliğin ve rahmetin,

Çocuğun başını okşamada olduğunu öğütledin ona.

Hanımları Allah’ın emaneti olarak vasiyet ettin ümmetine.

Kafile içerisinde hanımlar da olduğu bir seferdi.

Yol düzenini sağlayan Enceşe isimli bir genç, coşkuyla şiirler okuyor, güzel sesiyle ezgiler

söylüyordu.Bu durum, develerin heyecanlanıp hızlanmasına ve üzerlerindeki hanımların rahatsız olmasına sebep olmuştu.

Mübarek ağzından dökülen şu zarif ifadelerle gence seslendin:

“Ey Enceşe, sakin ol! Kristalleri incitme, dikkatli taşı !’ dedin,

Ve kadınları kristal olarak anlattın ümmetine.

‘Konuş ya Aişe ferahlayalım’ sözüyle onları baş tacı ettin

Yaşlıların, engellilerin, zayıfların hamisiydin,

Mescidinin en güzel yerini onlara verdin,

Ashabı Suffem ismini verdin bu özel ve güzel insanlara.

Ve onları talepleri öz kızın Fatıma’nın talebinden öndeydi senin için.

‘İslam garip başladı, garip devam edecek, ne mutlu o gariplere ‘ ,

Sözünle garibanlığınla övündün.

Devlet başkanıyken karşında titreyen bedeviye,

‘Rahat ol ! Ben de senin gibi kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum’ dedin.

Kurutulmuş et yemek garibanlık alametiydi, onurla taşıdın garibanlığı.

Her açıdan kayboldun sahabenin arasında,

Hiçbir farkın yoktu onlardan.

Uzaktan gelen ve ‘bu kavmin efendisi kim ?’ diye soran yolcuya,

‘Bir kavmin efendisi ona hizmet edendir’ dedin.

O esnada sahabene su dağıtıyor, gerçekten hizmet ediyordun.

Huneyn’de ordun dağılıp geri kaçarken,

Sen , cesaretinle yürüdün düşmanın üstüne.

Amcaoğlun Abbas bineğinin yularını tutmasa tek başına dalacaktın düşmanlarının arasına

Ve ordunu mağlubiyetten galibiyete taşıdın.

Zaferin yolunun cesaretten geçtiğini öğrettin bizlere.

Doldur bizim gönüllerimizi muhabbetinle ey Resul,

Coştur bizim kalplerimizi merhametinle ey Nebi.

Faziletlerin düşmanların tarafından da inkar edilemeyecek kadar parlaktı güneş gibi.

Zira seni bizzat eğiten ,yetiştiren Allah’tı.

Nurun şimdi asfiyaların, evliyaların, ulemaların üzerinden sunuluyor aleme.

O nurun insanlığın ruhu, umudu.

Aişe annemize ahlakını soranlara,

‘Siz Kur’an okumaz mısınız ? O’nun ahlakı Kur’an idi’ diye cevap vermişti.

Kur’anı’ı okuyor, seni yaşamaya çalışıyoruz ey sevgili,

Kur’an’ı sende, sende Kur’an’ı arıyoruz ey gerçek dost,

Rabbimiz; ‘kim beni seviyorsa Resulüme uysun ki ben de onu seveyim’ buyurdu.

Seni seviyoruz ey Allahımızın elçisi,

Seni özlüyoruz ey Allah’ın habibi,

Senin yolun yolumuzdur ey rehber-i ekmel,

Senin hayatın hayatımızdır ey mükteda-i küll,

Seni rehber biliyoruz ey Üsvey-i hasene,

Seni örnek alıyoruz ey Ahseni Takvim,

Doldur bizim gönüllerimizi muhabbetinle,

Coştur bizim kalplerimizi merhametinle.

DİĞER YAZILARI Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin… 01-01-1970 03:00 Hak ve Hakikat 01-01-1970 03:00 Hayrı İzhar, Şerri İhfa 01-01-1970 03:00 Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar 01-01-1970 03:00 Toprak/Ateş/Su 01-01-1970 03:00 Kur’an Tilaveti Nedir, Ne değildir? 01-01-1970 03:00 Ya Sariye! El Cebel, El Cebel 01-01-1970 03:00 Dünya Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Türk Kimliği ve İslamiyet 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Boşluk 01-01-1970 03:00 Bal Arısı mı, Eşek Arısı mı, Sinek misiniz? 01-01-1970 03:00 Mona Lisa’nın Gülüşü (Çocuk Eğitimine Dair) 01-01-1970 03:00 Hangi Tarih? 01-01-1970 03:00 Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır… 01-01-1970 03:00 Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır. 01-01-1970 03:00 Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir. 01-01-1970 03:00 Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği) 01-01-1970 03:00 Nedir o Sarp Yokuş? 01-01-1970 03:00 Söz: Din’dir. 01-01-1970 03:00 Orta(sabah) Namazını Korursak Muhafaza Olunuruz. 01-01-1970 03:00 Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır 01-01-1970 03:00 Anne+Terbiye+Teeddüp=Eğitim 01-01-1970 03:00 Yelkenleriniz Sabit mi? 01-01-1970 03:00 Tv. Programları, Sosyal Medya, Zina, İftira ve Aile. 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindesin? 01-01-1970 03:00 Derinliğimiz/Kalitemiz İçimize Yürüdüğümüz Kadardır 01-01-1970 03:00 Kabağa Dikkat! Fazla Değer Başını Yere Eğer. 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Sözün Master Chefi Olmak İstiyorsanız Sunum Tabağınıza Emek Verin 01-01-1970 03:00 Eve Kapanmak mı, Ya da Ev de Hayat Var mı? 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi, Cedav, Lanzarote, 5395 ve 6284 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Ün-fa-mar (Üniversite Farkındalık Marketi) 01-01-1970 03:00 Acının , Istırabın İnsana Faydası Olur mu ?? 01-01-1970 03:00 Haykırma Zamanı:’’Ben Mutlu Olmak İstiyorum Haklı Olmak Değil.’’ 01-01-1970 03:00 Aynı Göğün Altında 3 Nefes 01-01-1970 03:00 Kim Değişmeli/Etki Alanı’mız Neresi? 01-01-1970 03:00 Numuneler Dünyasını Abartıyor Muyuz??? 01-01-1970 03:00 Kan Vermek Farz-ı Kifayedir 01-01-1970 03:00 Hayılı İşler Rahmetli/Zahmetli İşlerdir. 01-01-1970 03:00 Sohbetinize Sevgi ve Sabır Katın 01-01-1970 03:00 Anadolu’ya Bağdaş Kurmak Yürek İster. 01-01-1970 03:00 Evceğizim Evceğizim, Saklar Benim Halceğizim 01-01-1970 03:00 Tarih Herkese Çok Lazım 01-01-1970 03:00 Dil ve İletişim / Language and Communication 01-01-1970 03:00 Ashab-ı Kehf Gibiyiz / We Are Like Ashabbi Kehf 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Kimin Yüzyılı Olacak? / Who Will be The 21st Century? 01-01-1970 03:00 Soru Sormaktan Korkmayın! Zira, Soru Siz Özgürleştirir. / Don’t Be Afraid To Ask Guestions! Because The Guestion Frees You. 01-01-1970 03:00 Gerçekten Camii olan bir Camii:Aliya Ali İzzetbegoviç Camii 01-01-1970 03:00 “Demek, Siz Türk’sünüz, Öyle mi?” / “So, You are Turkish, Right?” 01-01-1970 03:00 Corona Tekasür Suresi İle Birlikte Düşünmek… 01-01-1970 03:00 Mutluluğumuz ve Gücümüz Bize Verilen Alanımızla Sınırlı 01-01-1970 03:00 Corona(Covid 19) Ev ve Aile 01-01-1970 03:00 Had Bildirme ve Haddimizi Aşma Hastalığımız Üzerine 01-01-1970 03:00 İçinizde Aklı Başında Kimse Yok Mudur? 01-01-1970 03:00 Zamanın En Büyük Vazifesi İttihadı İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Zirveyi Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Güzel Söz=İyi Enformasyon Demek 01-01-1970 03:00 Hayata Bir de Bodrum’dan Bakmak… 01-01-1970 03:00 Nerede Kalmıştık ? (Çay Koy Ey Dünya Geliyoruz) 01-01-1970 03:00 Yönetici- Lider-Lider Yönetici 01-01-1970 03:00 Hangisi Bizim Ademimiz, Hayy mı, Robinson mu ??? 01-01-1970 03:00 Allah Muhterif (Patent alan) Kullarını Sever 01-01-1970 03:00 Almanlar Neden Bu Kadar Agresif? 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir. 01-01-1970 03:00 Boşanma öncesi danışmanlık hizmeti” yaygınlaştırılmalı. 01-01-1970 03:00 Akıntı Bizi de Sürüklüyor Farkında Mıyız? 01-01-1970 03:00 Salih Amel İçin Saç Ayağı 01-01-1970 03:00 İletişimde “Ekberi” Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Ölüm ne Renk? 01-01-1970 03:00 Lütfen Dikkat ! Dinimizi Ucuz Bir Pahaya Satmayalım. 01-01-1970 03:00 Büyük Senaryonun Neresindeyiz ??? 01-01-1970 03:00 İman, Amellerle İmandır 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Hayat Yolumuzu Aydınlatan ‘Bal’ Gibi Sözler 01-01-1970 03:00 Şimdi Aile Kurumu İçin Seferberlik Zamanı 01-01-1970 03:00 İş Size Yakışıyor mu? Ya da Siz İşe Uygun Musunuz? 01-01-1970 03:00 Deist Gerçekte Kimdir? 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Başmüfettiş Aramızda! 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir 01-01-1970 03:00 Şeytanın En Önemli Numarası Nedir? 01-01-1970 03:00 Mevlana nerede, Hâce Efendi Nerede, Ebû Mansûr Nerede ? 01-01-1970 03:00 Belediyeler Hisbe Görevine Dönmeliler 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Alemi ve Kendimizi Anladığımız Kadar Değerliyiz 01-01-1970 03:00 Olan Biten Şeyler Kaderimizin Bir Zorlaması mı, Ne Kadarından Sorumluyuz? 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Bizim Yüzyılımız Olabilir mi? 01-01-1970 03:00 İrfandan Kopup, Kültür karanlığına Yuvarlandık. 01-01-1970 03:00 Haydi selam Denizini Coşduralım. 01-01-1970 03:00 Engelsiz Gönüller İçin… 01-01-1970 03:00 2023 Hedeflerinin Neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 Akdeniz Tarihimizin Değiştiği Yerdir. 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 İnsan Tarihin/Filmin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Bağımlılıkla Mücadelede İşin Özü Nedir? 01-01-1970 03:00 Kendini Gerçekleştirme Nedir? 01-01-1970 03:00 Rahmet Ne Zaman İner? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Melek mi/Nefis ve Şeytan mı? 01-01-1970 03:00 Araba Sevdası mı, Toplu Ulaşım mı? 01-01-1970 03:00 Hal Ehli mi, kal Ehli mi/Habil mi, Kabil miyiz? 01-01-1970 03:00 Hüdhüd Kuşu Bize Ne Öğretir? 01-01-1970 03:00 Aile, Gençlik ve Sivil Toplum 01-01-1970 03:00