BİRLEŞTİRMEK Mİ AYRIŞTIRMAK MI?

Atanur Çelik

16-04-2018 14:53

Hani eskiler demişler ya;“Dost kazan dost ananda doğurur düşman!” Marifet dost kazanmakta düşman değil. Anlaşılmaz bir olaydır ve anlamı dedir bilmem. Lakin bizim devlet adamlarımız içerde ve dışarıda ayrıştırmanın marifet olduğunu inanıyorlar her halde ki, Afrin’de Mehmetçiklerimiz can verip kanlarını döktükleri şu günlerde hala milleti bir birinden ayrıştırmanın, bölüp parçalamanın derdine düşmüşler. Sayın Cumhurbaşkanı; “Afrin harekâtıyla ilgili Bay Kemal’e rağmen temizliyoruz.” Kılıçtaroğlu’nun Afrin Harekâtını engellemek için ne yaptığını merak ettim doğrusu!

Devleti idare eden devlet adamları gerek iktidar ve gerekse ana muhalefet - mecliste    bulunan diğer muhalefet iktidarın kanatları altına sığındı. Bir birlerini vatan haini olarak suçluyorlar. Bir birlerinin önünü kesmek için sadece muhalefet yapmış olmak için veya ana muhalefeti tenkit etmek için birbirlerine saldırıyorlar.

Hani Afrin’de yapılan Zeytin Dalı Harekâtını herkes destekliyordu? Ne oldu da değişik kanallardan bir birimizi ötekileştirmek için yine ekranları işgal ediyorsunuz?1980 öncesinde olduğu gibi milletin birlik ve beraberliğini bozduğunuz takdirde, milletteki ortak değerleri örselediğiniz takdirde iktidar olsanız ne var olmasanız ne var? Milletin camilerini ayrıştırsanız, sokaklarını ayırsanız elinize ne geçecek?

         Devletin ve milletin bekası için birlikte mücadele vermesi gerekenler, milletin ve devletin kurumlarının ayrıştırılması için mücadele veriyorlar.Ama şuurla ama gafletle!? İşin garibi birbirlerini alt ekmek için millete verdikleri zararları dikkate almadan, millete zarar verecek halde kural dışı kavga ediyorlar.

Yetmiyor her halde ki; devletimizin başında devleti idare makamındaki devlet adamları hala “ben dedim oldu” veya “benim dediğim olur” mantığı ile kurumlarla savaşmaktan ve kurumların başındaki insanları oralardan meşru zeminlerde göndermek yerine kurumlarla savaşmayı ve karşı tarafta iktidar olmak uğruna olura olmaza muhalefet etmeyi marifet olarak algılıyorlar.

         Sayın Cumhurbaşkanı; “Benim Dışişleri Bakanım!” gibi bir ifade ile görevli bütün bakan ve bürokratların kendi emir ve talimatlarını yerine getirmesi gereken memurlar olarak algılıyor her haldeki bu haliyle ülkenin demokratik bir ülke olduğunu unutmuş görünüyor. Ana muhalefettin genel başkanında da aynı mantığın olduğunu bilmem anlatmaya gerek var mı? Hani bu ülke muz cumhuriyeti değildi.Hani bu ülke demokratik Hukuk devleti idi? Hangisi doğru(?!)

Şu günlerde en çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz, zor günlerde neyin kavgasını veriyorsunuz sayın yetkililer? Orada Mehmetçiklerimiz hayat memat mücadelesi verirken bu ayrışma niye, bu kavgalar niye? Kurumların başındaki adamların farklı görüş ve düşüncelerde olması bir yana; bu adamlar yüzünden milletin kurumlarını niye cezalandırmanın peşindesiniz? Üstelik Sayın Cumhurbaşkanının kürsülerden her talimatını devletin organları, hükümet, meclis niye görüşmek yerine emir telakki ediyor. Bu davranış o kurumların demokratikliğine zarar vermiyor mu?

Belki siyaset adamlarının bir birleri ile kavgası onların partilerine oy olarak kar hanelerine yazılabilir sanıyorlar ama milletin birlik-beraberlik ve gelişme hanesine hep zarar olarak yazılıyor. Sizler kavga ederek ortamı gerdiğinizde; millette kendi kendine geriliyor ve kimyası bozuluyor. Tıpkı evde ana babası kavga ederken kuytulara saklanan ve bağırma seslerini duymak istemeyen çocuklar gibi kulaklarını tıkıyor, sizi dinlememek için haber bile izlemiyor.

Siyaset adamları 2019 senesinde, -gerçi 2018 mi desek acaba- yapılacak seçimleri kazanmak için kavga edeceklerine, ülkede enflasyonun düşürülmesi için, faizlerin indirilmesi için hatta mümkünse sıfırlanması için, açlık sınırının altında yaşamaya çalışan ve evine, çocuklarına isteklerini götüremeyen insanların hayatını biraz olsun rahatlatmak için mücadele verseler. Ortak paydada ülkenin birlik ve beraberliği için, kalkınması için çalışsalar olmaz mı?

Barış ortamı içinde yaşayan milletin, ülkemizin birliği ve dirliği için çok daha rahat çalışma ve üretme imkânı olacaktır. Ülkemizin güvenliği için mücadele veren Ordumuz ve Güvenlik güçlerimizde ülkemizde sağlanan kardeşlik ortamı içinde çok daha rahat mücadele edeceklerdir.

Vatan müdafaasında olan insanların geride kalanları için endişe etmeden kafalarının ve gönüllerinin rahat olması gerekir. Devlet adamları kendi içlerinde ülkenin insanlarını ötekileştirirken; “yarın bende ne olacağım” endişesi taşıyan insanların canlarını, hayatlarını görül rahatlığı içinde ortaya koymaları düşünülemez.

Tarihten ders almak görevimizdir. Devletimizin yıkılmasından az bir zaman önce bir kısım millet ve devlet düşmanlarının çalışmaları neticesinde; vatansever oldukları halde devletin kurumları ile savaşan, meşru yönetimi devirmek için mücadele veren İttihat ve terakki partisi ve yöneticileri iktidar olmak, partilerini iktidar etmek için devletin bütün kurumlarını ve başındaki insanları tarumar etmişlerdi. Devletin yönetimini davranışları ile bozan Enver Paşa ve arkadaşlarının sözüm ona kahramanlıkları ve iyi niyetleri, iktidar hırsları ülkemizi yıkmaktan başta bir işe yaramamıştır.

Devlet adamlarının görevi illa iktidar olmak değil, ülkenin birlik ve beraberliğinin sağlanması için iktidarı ile muhalefeti ile birbirini dinlemek ve doğrularda yardımcı olmak, yanlışlarda uyarmaktır. Tabi ki kabul edene…

Dinlemeyenlerin ülkeyi ne kadarcık bir karaya sıkıştırdıkları meydanda değil mi?

DİĞER YAZILARI Aykut Edibali Perspektifiyle İran-İsrail-ABD Savaşı Analizi Modern Sömürgecilik Tezi Açısından Jeopolitik Değerlendirme 01-01-1970 03:00 *Gençlik Nereye Gidiyor? Bir Öğretmenin Ardından Vicdan Muhasebesi* 01-01-1970 03:00 İstiklal Marşı Ve Çanakkale'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 DİJİTAL BİR PROGRAMLA İZLEYİCİ İLE BULUŞMAK 01-01-1970 03:00 SİYASET ZOR ZENAAT VESSELAM 01-01-1970 03:00 BÜYÜK TÜRKİSTAN İÇİN GÖREVE ÇAĞRIDIR 01-01-1970 03:00 Millet Partisi ve YMM 01-01-1970 03:00 İntiharlar bize sorumluluğumuzu hatırlatmıyor mu? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ZAFERİ, BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN 01-01-1970 03:00 Politikacılar dillerine sahip olmalıdır 01-01-1970 03:00 KAHRAMANMARAŞ HALA FRANSIZ İŞGALİNDE 01-01-1970 03:00 BEKA 01-01-1970 03:00 KADIN ÜZERİNDEN DEĞİŞİM YAŞANMASI TOPLUMA VE KADINA HAKARETTİR. 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLETİN İTTİFAKI NASIL KURULMALIDIR? 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELE HAREKETİ VE DERİN MİLLET 01-01-1970 03:00 HZ. PEYGAMBERİ DOĞRU ANLAMAK YADA ONU BU ÇAĞA GETİRMEK. 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE LAİKLİK 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl ve giderken donmak 01-01-1970 03:00 TÜRKİYEDE BİR ÜST AKILMI VAR? 01-01-1970 03:00 AL PAPAZI VER PAPAZI DİYE BAŞLAYAN BİR HİKAYE 01-01-1970 03:00 CAMİLER HAFTASI VE CUMHURBAŞKANI KONUŞMASI 01-01-1970 03:00 29 EYLÜL ÖZEL BİR GÜN 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00 Vesayet mi? 01-01-1970 03:00 SEN NE BİLİYORSUN Kİ 01-01-1970 03:00 KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK! 01-01-1970 03:00 YALANMI HAKİKAT MI? 01-01-1970 03:00 GEÇ DE OLSA GENEL SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMEK İSTEDİM 01-01-1970 03:00 NİHAYET ORTALIK SÜT LİMAN OLDU 01-01-1970 03:00 YENİDEN BAŞLAMALIYIZ… 01-01-1970 03:00 ÇÜRÜYORUZ 01-01-1970 03:00 Adaleti ve ahlakı olmayan seçim 01-01-1970 03:00 NE ZAMAN AKIL EDİP KENDİMİZE DÖNECEĞİZ 01-01-1970 03:00 FETİH RUHU VE İSTANBUL'UN FETHİ 01-01-1970 03:00 MİLLET YİNE OYALANMAYA DEVAM EDİYOR 01-01-1970 03:00 YERLİ VE MiLLİ KİM? GAYRİ MİLLİ? KİM 01-01-1970 03:00 SEÇİM Mİ? SAVAŞ MI? 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-3 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-2 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-1 01-01-1970 03:00 Türk Polis Teşkilatı 01-01-1970 03:00 SİYAYET KİRLENDİ 01-01-1970 03:00 SÖZ VERDİK GERİ DÖNMEYİZ DİYENLER..    01-01-1970 03:00 TRT DE NELER OLUYOR? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE VE MİLLİ ORDU 01-01-1970 03:00 BATI İSLAMÇILARI MODERN YENİÇERİ GİBİ KULLANIYOR 01-01-1970 03:00 SEVME VE SEVİLMEYLE ALLAH A ULAŞMA 01-01-1970 03:00 ORDU MİLLET SİYASETE RAĞMEN EL ELE 01-01-1970 03:00  KADINLARI BİR GÜN DEĞİL HER GÜN ANMAMIZ SAHİP ÇIKMAMIZ GEREK 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELEYİ VE MİLLET PARTİSİNİ KÖRELTEN İTTİFAKLAR!.. 01-01-1970 03:00 HAYAT VE EKMEK KAVGASINA DÜŞÜRÜLEN MİLLET ASIL DAVASINI UNUTTU 01-01-1970 03:00 HAK VE ADALET DÜŞMANI GİZLİ TROLLER 01-01-1970 03:00 DEVLET KARİYER YERİNE ALAYLILARA TESLİM 01-01-1970 03:00 KADINA ŞİDDET, ÇOCUKLARA VAHŞET! 01-01-1970 03:00 TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00          ABD İLE İLİŞKİLER 01-01-1970 03:00 İKTİDARA GELENDE FiRAVUN KİM, MUSA KİM? 01-01-1970 03:00          ORTADOĞUDA İPLER İPLER KİMİN ELİNDE? 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN ÇIKMAZ SOKAĞI 01-01-1970 03:00 NE AMERİKA NE RUSYA ÇÖZÜM.. 01-01-1970 03:00 AFRİN HAREKATI ÜZERİNE UYARILAR 2 01-01-1970 03:00 AFRİN ZEYTİN DALI HAREKATI ÜZERİNE UYARI 1 01-01-1970 03:00 KIBRIS HAREKÂTI İKTİDARIYLA BU GÜNKÜ İKTİDAR 01-01-1970 03:00 HAMASET KAREKTERİMİZE DÖNÜŞMÜŞ 01-01-1970 03:00 BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM 01-01-1970 03:00 DİN ADAMLARI, AYDINLAR VE YÖNETİCİLER UHDENİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRİN 01-01-1970 03:00 SİYASETİN ZARURETİ VE NASIL BİR SİYASET! 01-01-1970 03:00 "GÜÇLÜ OLANIN HAKLI OLDUĞU DEĞİL, HAKLI OLANIN GÜÇLÜ OLDUĞU BİR DÜNYA" 01-01-1970 03:00 BENDE ALTINOVA GAZETESİNDEYİM 01-01-1970 03:00 GÜNAH KEÇİSİ 01-01-1970 03:00