Deist Gerçekte Kimdir?

Cemil PASLI

07-02-2020 16:10

Hz. Adem’le başlayan ve Hz. Muhammed(s.a.v) ile tamamlanan İslam dininin temel hedefi Allah’ın varlığı ve birliğini tesis, yani Tevhid ilkesini dünyaya hakim kılmaktır.

Allah’ın varlığı ve birliği önündeki en büyük engel daima kafirlerden çok müşrikler olmuştur.

Müşrik, Allah’ın varlığı ve birliğini inkar etmemekle beraber O’na ortak koşan kimsedir.

Mekke müşrikleri İslam kendileri tebliğ edilmeden öncede Allah’ biliyorlardı, Resulü evlatları kadar iyi tanıyorlardı.

Aynı zamanda Kabe’ye yerleştirdikleri 360 civarında putlara, 360 putu temsilen de 4 büyük puta (Hübel, Uzza, Lat, Menat) tapmaya devam ediyorlardı. Bu putları Allah’a yaklaştıran aracılar olarak kabul ediyorlardı.

Peygamberimiz İslam’a davete başlamadan önce Arap toplumunda paganizm  yaygınlaşmış, puta tapınma o kadar yaygın hale gelmiş, o kadar ucuzlamıştı ki, müşrikler helvadan putlar yapıyorlar, acıkınca yiyebiliyorlardı.

Hz. Peygamber(s.a.v.) 23 yıllık sürede en çok puta tapan müşriklerle mücadele etti.

Ve fetihlerle vefat etmeden Arap Yarımadasını büyük/küçük tüm putlardan temizlemişti.

Peki Hz. Peygamber vefat ettiğinde durum neydi?

Vefat ettiğinde Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer’in yaklaşımında ortaya çıkan fark önemli bir anlayış farklılığına işaret ediyordu.

Bu anlayış ve yaklaşım farklılığı ise üzerinde hassasiyetle durulmayı hak ediyor.

Bu iki farklı yaklaşım, sosyolojik ve psikolojik tahlillerle desteklenerek bugüne dair işaretler veriyor.

Peygamberimizin vefat haberini alan Hz. Ömer ; ‘’ “Resûlullah ölmemiştir ve sağdır. Ona sadece Hz. Musa’ya ârız olan saika gibi bir saika arız olmuştur. Kim Muhammed öldü derse onu kılıcımla iki parça ederim” sözleriyle tepki vermişti.

Hz. Ebu Bekir ise;  “Kim ki Muhammed’e (a.  s.m.) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (a.s.m.) ölmüştür. Kim ki Allah’a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy’dır, ölümsüzdür.”

Sözlerini söyledikten sonra; şu âyet-i kerimeyi okudu:

“Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükâfatını verecektir.”

Âl-i imran Sûresi, 3/144

İki yaklaşımda Allah Elçisi’ne en yakın iki sahabenin doğal, samimi, içten yorumlarıydı.

Birisi İslam’dan önceki hayatında Allah’ı bilen ve kabul eden ama  puta da tapmış, diğeri hanif İslam’dan öncede hiçbir puta tapmamış bir sahabenin değerlendirmesiydi.

4 büyük puttan Taif’te bulunan Lat putu Muğire bin Şube tarafından yıkılırken yeni iman etmiş Taif’lilerin yıkım işini korku ve endişe ile izlemeleri bize önemli mesajlar vermektedir.

Din, Peygamberler tarafından Tevhide/Allah’ın varlığı ve birliğine) çağıran bir sistemin adıdır. Peygamberimiz de 123.999 Peygamber gibi insanları tevhide davet etmiştir.

Bu gün Allah Resulü’nü elçilik vazifesinin ötesinde Tevhid ilkesine aykırı bir yorumla ‘’Din’’in yarısının sahibi gibi tarif etmeye çalışan tüm yaklaşımlar ‘’deizm’’ kokuyor.

Konuyu açmak gerekiyor.

Allah’ın kitabı kıyamete kadar muhafaza edilecek ve Resul o kitabın yaşayan bir formu olarak en büyük müfessir olarak görevini tamamlayıp ahirete irtihal ettiği halde Peygamber üzerinden fazlaca yorumlarla Kur’an ve Sahih sünneti gölgelemek ‘’deizm’’dir.

Önce tevhidden altın hisseyi Peygamberimizi yüceltir gibi yaparak almak ve sonra onun vekilleri olan şeyh, hoca ve abilerimize taksim etmek ve Yüce Allah’ı pasife almak ‘’deizm’’in kendisidir.

Bugün sadece lafız üzerinden giderek aşırı/zorlama yorumlarla ortaya konulmuş obez bir din anlayışı gençlerin önüne koyuluyor. Hani seneye de giyer yaklaşımı ile elbise ve ayakkabının birkaç numara büyük giydirilme çabası gibi.

Şu an gençlik seneye de giyersin anlayışını kabule etmiyor ve üzerine en güzel oturan elbiseyi tercih ediyor.

Gençlik her konuya baktığı yerden, İslam’a da ihtiyaçlarıma ne kadar cevap veriyor, problemlerimi ne kadar çözüyor açısından bakıyor.

Dini anlayışı benimserken de sorgulayan, eleştirel akılla konuları değerlendiren bir gençliğe sahibiz.

Onların yaklaşımında sıkıntılar olabilir ancak; Onların yaklaşımından daha önemlisi dini anlatan/yaşayan uzmanlarımızın Kur’an ve Sahih Sünnet’ le tarif edilen gerçek dinin neresinde olduklarını sorgulamaları konusudur.

Bu arada gençliğin görselliği ön planda tuttuğunu ve din hakkında konuşanların sözlerinden çok tavır ve davranışlarına yoğunlaştıkları dikkate alınmalıdır.

Yazı için kullandığım görselde balığın denizi terk edip dar bir bardağa sıçraması çok saçma gelebilir. Ama denizin rengi, kokusu, ihtiyaçlara cevap verme/verememe durumu balığın bu yanlış tercihinde önemli belirleyiciler.

Bizim de çalışmamız gereken konu tam olarak burası.

Neden insanlar denizi terk edip küçük bir akvaryumu tercih ediyor?

Deizm konusu sadece bugünü konusu değildir. Herkesin aklıyla dahi bileceği, bulacağı, tanıyacağı, , iman edeceği bir Allah’ı direk reddetmek yerine İblis’in aracıları çoğaltarak Yüce Yaratıcı’yı tatile çıkarma tuzağıdır.

İblis bu tuzağı Allah’ın emrine isyan edip, bayrak açtığı zamandan beri kurmaktadır ve kurmaya devam edecektir.

İblisin en sevdiği iş; Bizim akıl, iman ve şuurumuzla dolduramadığımız tüm hayatımızdaki boşlukları kendi yol, yöntem ve tuzaklarla doldurmaktır.

Deizm’de bizim Allah ile kurduğumuz dikey ilişkide bıraktığımız boşlukların İblisin teknik direktörlüğünde aracılarca doldurulmasıyla oluşan sistemin adıdır.

Günde 40 defa okuduğumuz Fatiha suresinde ‘’Ey Rabbimiz! Yalnız sana kulluk(ibadet)eder, yalnız senden yardım dileriz’’(Fatiha,1/5) ayetiyle deizmi 40 defa reddediyoruz.

Her Müslüman Rabbine Peygamberinin gösterdiği şekliyle samimi bir iman eder, dinin ‘’kök hücre’’ değerindeki özünü ve ruhunu günümüze aktarır, söylem ve eylem uyumunu esas alır, 40 defa okuduğu Fatiha suresiyle namazı ikame eder ve ibadetlerle tamamlanan kulluğu yalnız Allah’a tahsis ederse deizm safsata olur.

DİĞER YAZILARI Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin… 01-01-1970 03:00 Hak ve Hakikat 01-01-1970 03:00 Hayrı İzhar, Şerri İhfa 01-01-1970 03:00 Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar 01-01-1970 03:00 Toprak/Ateş/Su 01-01-1970 03:00 Kur’an Tilaveti Nedir, Ne değildir? 01-01-1970 03:00 Ya Sariye! El Cebel, El Cebel 01-01-1970 03:00 Dünya Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Türk Kimliği ve İslamiyet 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Boşluk 01-01-1970 03:00 Bal Arısı mı, Eşek Arısı mı, Sinek misiniz? 01-01-1970 03:00 Mona Lisa’nın Gülüşü (Çocuk Eğitimine Dair) 01-01-1970 03:00 Hangi Tarih? 01-01-1970 03:00 Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır… 01-01-1970 03:00 Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır. 01-01-1970 03:00 Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir. 01-01-1970 03:00 Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği) 01-01-1970 03:00 Nedir o Sarp Yokuş? 01-01-1970 03:00 Söz: Din’dir. 01-01-1970 03:00 Orta(sabah) Namazını Korursak Muhafaza Olunuruz. 01-01-1970 03:00 Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır 01-01-1970 03:00 Anne+Terbiye+Teeddüp=Eğitim 01-01-1970 03:00 Yelkenleriniz Sabit mi? 01-01-1970 03:00 Tv. Programları, Sosyal Medya, Zina, İftira ve Aile. 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindesin? 01-01-1970 03:00 Derinliğimiz/Kalitemiz İçimize Yürüdüğümüz Kadardır 01-01-1970 03:00 Kabağa Dikkat! Fazla Değer Başını Yere Eğer. 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Sözün Master Chefi Olmak İstiyorsanız Sunum Tabağınıza Emek Verin 01-01-1970 03:00 Eve Kapanmak mı, Ya da Ev de Hayat Var mı? 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi, Cedav, Lanzarote, 5395 ve 6284 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Ün-fa-mar (Üniversite Farkındalık Marketi) 01-01-1970 03:00 Acının , Istırabın İnsana Faydası Olur mu ?? 01-01-1970 03:00 Haykırma Zamanı:’’Ben Mutlu Olmak İstiyorum Haklı Olmak Değil.’’ 01-01-1970 03:00 Aynı Göğün Altında 3 Nefes 01-01-1970 03:00 Kim Değişmeli/Etki Alanı’mız Neresi? 01-01-1970 03:00 Numuneler Dünyasını Abartıyor Muyuz??? 01-01-1970 03:00 Kan Vermek Farz-ı Kifayedir 01-01-1970 03:00 Hayılı İşler Rahmetli/Zahmetli İşlerdir. 01-01-1970 03:00 Sohbetinize Sevgi ve Sabır Katın 01-01-1970 03:00 Anadolu’ya Bağdaş Kurmak Yürek İster. 01-01-1970 03:00 Evceğizim Evceğizim, Saklar Benim Halceğizim 01-01-1970 03:00 Tarih Herkese Çok Lazım 01-01-1970 03:00 Dil ve İletişim / Language and Communication 01-01-1970 03:00 Ashab-ı Kehf Gibiyiz / We Are Like Ashabbi Kehf 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Kimin Yüzyılı Olacak? / Who Will be The 21st Century? 01-01-1970 03:00 Soru Sormaktan Korkmayın! Zira, Soru Siz Özgürleştirir. / Don’t Be Afraid To Ask Guestions! Because The Guestion Frees You. 01-01-1970 03:00 Gerçekten Camii olan bir Camii:Aliya Ali İzzetbegoviç Camii 01-01-1970 03:00 “Demek, Siz Türk’sünüz, Öyle mi?” / “So, You are Turkish, Right?” 01-01-1970 03:00 Corona Tekasür Suresi İle Birlikte Düşünmek… 01-01-1970 03:00 Mutluluğumuz ve Gücümüz Bize Verilen Alanımızla Sınırlı 01-01-1970 03:00 Corona(Covid 19) Ev ve Aile 01-01-1970 03:00 Had Bildirme ve Haddimizi Aşma Hastalığımız Üzerine 01-01-1970 03:00 İçinizde Aklı Başında Kimse Yok Mudur? 01-01-1970 03:00 Zamanın En Büyük Vazifesi İttihadı İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Takvimsin Sen (Naat Denemem) 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Zirveyi Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Güzel Söz=İyi Enformasyon Demek 01-01-1970 03:00 Hayata Bir de Bodrum’dan Bakmak… 01-01-1970 03:00 Nerede Kalmıştık ? (Çay Koy Ey Dünya Geliyoruz) 01-01-1970 03:00 Yönetici- Lider-Lider Yönetici 01-01-1970 03:00 Hangisi Bizim Ademimiz, Hayy mı, Robinson mu ??? 01-01-1970 03:00 Allah Muhterif (Patent alan) Kullarını Sever 01-01-1970 03:00 Almanlar Neden Bu Kadar Agresif? 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir. 01-01-1970 03:00 Boşanma öncesi danışmanlık hizmeti” yaygınlaştırılmalı. 01-01-1970 03:00 Akıntı Bizi de Sürüklüyor Farkında Mıyız? 01-01-1970 03:00 Salih Amel İçin Saç Ayağı 01-01-1970 03:00 İletişimde “Ekberi” Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Ölüm ne Renk? 01-01-1970 03:00 Lütfen Dikkat ! Dinimizi Ucuz Bir Pahaya Satmayalım. 01-01-1970 03:00 Büyük Senaryonun Neresindeyiz ??? 01-01-1970 03:00 İman, Amellerle İmandır 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Hayat Yolumuzu Aydınlatan ‘Bal’ Gibi Sözler 01-01-1970 03:00 Şimdi Aile Kurumu İçin Seferberlik Zamanı 01-01-1970 03:00 İş Size Yakışıyor mu? Ya da Siz İşe Uygun Musunuz? 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Başmüfettiş Aramızda! 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir 01-01-1970 03:00 Şeytanın En Önemli Numarası Nedir? 01-01-1970 03:00 Mevlana nerede, Hâce Efendi Nerede, Ebû Mansûr Nerede ? 01-01-1970 03:00 Belediyeler Hisbe Görevine Dönmeliler 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Alemi ve Kendimizi Anladığımız Kadar Değerliyiz 01-01-1970 03:00 Olan Biten Şeyler Kaderimizin Bir Zorlaması mı, Ne Kadarından Sorumluyuz? 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Bizim Yüzyılımız Olabilir mi? 01-01-1970 03:00 İrfandan Kopup, Kültür karanlığına Yuvarlandık. 01-01-1970 03:00 Haydi selam Denizini Coşduralım. 01-01-1970 03:00 Engelsiz Gönüller İçin… 01-01-1970 03:00 2023 Hedeflerinin Neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 Akdeniz Tarihimizin Değiştiği Yerdir. 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 İnsan Tarihin/Filmin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Bağımlılıkla Mücadelede İşin Özü Nedir? 01-01-1970 03:00 Kendini Gerçekleştirme Nedir? 01-01-1970 03:00 Rahmet Ne Zaman İner? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Melek mi/Nefis ve Şeytan mı? 01-01-1970 03:00 Araba Sevdası mı, Toplu Ulaşım mı? 01-01-1970 03:00 Hal Ehli mi, kal Ehli mi/Habil mi, Kabil miyiz? 01-01-1970 03:00 Hüdhüd Kuşu Bize Ne Öğretir? 01-01-1970 03:00 Aile, Gençlik ve Sivil Toplum 01-01-1970 03:00