“Demek, Siz Türk’sünüz, Öyle mi?” / “So, You are Turkish, Right?”

Cemil PASLI

20-04-2020 15:39

Massignon, avucundaki karta bir daha baktı, Nurettin’e dönerek “Demek, siz Türk’sünüz, öyle mi?” diye sordu. Aldığı “evet” cevabı üzerine, başını yukarı kaldırdı, gözlerini yumdu, derin bir âh çekti. Ardından da Fransızca “Nankör millet, nankör millet!” diye bir şeyler mırıldandı. Sonra Nurettin’in gözlerinin içine bakarak açtı ağzını yumdu gözünü; aklına ne geldiyse söyledi: “Yenilik diye, Avrupalı olacağız diye giriştiğiniz bu hareketlerin ne kadar yanlış ve yersiz olduğunu biliyor musunuz? Allah size cennet gibi bir vatan vermiş, şanlı bir tarihiniz, yüce bir dininiz, muhteşem bir kültürünüz, dünyada eşi benzeri olmayan bir mimariniz ve sanat eserleriniz var. Bütün bunları yok sayarak mı yoksa yok ederek mi büyük millet olacaksınız? Kendi kendinizi inkâr ve imha ederek mi Avrupalı olacaksınız? Bu çılgınlığı hiç bir millet yapmadı ve yapmaz. Hele siz hiç yapmamalısınız. Bu size yakışmaz. Buna hakkınız da yok! Siz kendiniz olmalısınız. Bu çılgınlığınıza anlam veremiyorum…” (Emin Işık, Çağdaş Bir Dervişin Dünyası,  33)

Yakın tarihimiz batı ile olan ilişkilerde bizim açımızdan çok acı hatırlarla dolu.

1571 İnebahtı yenilgisinden beri savunmada kalan yaralı bir bilinç birçok insanımızı hala bir kulunç gibi etkisi altında tutuyor.

O kadar acı örnekleri var ki, yerimin darlığından dolayı bana göre çok şey anlatan bir misalle konunun vehametini ortaya koymak isterim.

Avrupa’ya okusunlar, fen ve tekniği alsınlar, vatanlarını kalkındırsınlar ümidiyle gönderdiğimiz Jöntürklerin İngiltere sevgisi ve sempatisini en açık ve en bariz bir şekilde gösteren olaylardan birisi ise Meşrutiyet ilânının ilk haftasında İstanbul’da yaşanmıştı.

İngiliz elçisi Sir Gerard Lowther’in İstanbul’a gelişi sırasında o zamana kadar “Dersaadet”te yaşanmamış bir ilke imza atmışlardı Jöntürkler.

Büyükelçi şerefine Sirkeci garında, başta dönemin önemli gazetecileri ve aydınlarının organize ettiği büyük bir karşılama töreni düzenlenmiş, bu törenin tertipçilerinden birisi olan Servet-i Fünûn sahibi Ahmet İhsan Tokgöz’ün anlatımıyla, tören sonunda heyecana kapılan gençlerden bir kısmı elçinin bindiği arabanın koşumlarını çözerek atların yerine kendileri geçmiş ve arabayı çekmeye başlamışlardı. Tokgöz, 1930-31 yılında yayınlanan Matbuat Hatıralarım adlı eserinde yıllar sonra olayı şöyle anlatır:

“1908 inkılâbında aydınların ruhunda derin bir İngiliz sevgisi vardı ve bu o kadar yüksekti ki 1908 Temmuzunun 23’ünde (30 Temmuz’da y.n.) İstanbul’da bulunmayan İngiliz elçisi Gerard Lowther şehrimize döndüğü zaman, Sirkeci istasyonunu baştanbaşa doldurmuştuk. Elçiyi candan ve gönülden alkışlıyorduk. Sonunda coşkun gençler elçinin arabasını çeken atları söktüler, arabayı kendi kollarıyla çektilerdi!”

Şu an ki 65+ büyüklerimizde batının acımasızca ve yoğun propaganda makinesine maruz kalmışlar, anne sütleri makine ile sağılıp dökülmüş, kendileri ne idüğü bugün dahi belli olmayan “yavan süt tozu” , “pirinç unu” ve “sana yağı” ile büyümüşlerdir.

Bedenleri süt tozu, pirinç lapası ve sana yağı sürülmüş ekmekle zehirlenirken;

“Zeytinyağlı yiyemem aman

Basma da fistan giyemem aman

Senin gibi cahile

Ben efendim diyemem aman” türküsüyle zihinleri zehirlenmiştir.

Fertler ve devletler ağaçlara benzerler…

Ağacın kökleri ne kadar derinlere gidiyor ve güçlüyse, dalları da o kadar yükseğe ve yanlara açılır ve köklerin kalınlığı kadar güçlüdür.

Kişiyi ve devletleri başarılı kılan 3 temel unsur vardır:

1. Özgüven

2. Zihni arka plan

3. Sosyal Çevre.

Bu 3’lü birbiriyle bağlantılı, birbirini destekleyen saç ayağını oluşturur.

Zihni arka planınız ne kadar derinse, sosyal çevreniz ne kadar geniş ve değerli insanlardan oluşuyorsa o kadar özgüveniniz olur.

Özgüveniniz ne kadar yüksekse bilgiye ulaşmada, soru sormada, araştırmada o kadar cesur olur, zihni arka planı güçlü tutar ve o oranda kıymetli ve geniş sosyal çevre kazanırsınız.

Sosyal çevreniz ne kadar kaliteli ve geniş olursa özgüveniniz o kadar yüksek, zihni arka planınız o kadar derinleşir.

İnsanın zekası; çevresindekilerin zeka ortalamasıdır.

Bu sebeple fert ve millet olarak titreyip kendimize dönüp, bu özellikle batıya karşı ezik psikolojiden çıkıp yeni Ümran hikâyesine olmamız gerekiyor.

Toplumlar fertlerden oluşur, bu anlamada fert fert uyanmamız, tarihimizin derinliğinden gelen “İlayi kelimetullah=Allah’ın ismini yükseltme” misyonumuza tekrar dönmemiz gerekiyor.

Dünya’yı elekten geçiren coronavirüs ( covid 19) bu imkân ve şartları sunuyor, fırsat ve imkan kapılarını sonuna kadar açtı.

Bu derinden uykuya son verme vaktidir artık!

Tarihi Allah yazar, biz sadece nerede rol alacağımıza karar veririz.

Muhteşem bir filmin rolleri dağıtılıyor dostlar!

Kararınızı çabuk verin.

Hangi rolü istiyorsunuz?

Başrol mü?

Figüran mı?

“So, you are Turkish, right?”

“Massignon looked at the card in his hand again, turning to Nurettin and saying, “So, you are Turkish?” she asked. Upon the reply of “yes” he received, he raised his head up, closed his eyes and pulled a deep verse. Then in French, “Ungrateful people, ungrateful people!” something murmured. Then he opened it, looking into Nurettin’s eyes, closed his mouth; He said whatever he thought of him: “Do you know how wrong and unfounded are these movements that you have initiated because of innovation and we will be European? Allah has given you a heavenly homeland, you have a glorious history, a supreme religion, a magnificent culture, a unique architecture and works of art in the world. Will you become the great nation by ignoring or destroying all this? Will you be European by deniing and destroying yourself? No nation has ever done this madness. Especially you shouldn’t. This does not suit you ”

(Emin Işık, The World of a Contemporary Dervish, 33)

Our recent history is full of bitter memories for us in relations with the west.

A wounded consciousness that has remained in defense since the defeat of 1571 İnebahtı still keeps many of our people under the influence of a servant.

There are so many painful examples that I would like to reveal the death of the subject with an example that tells me a lot because of the narrowness of my place.

One of the events that showed the love and sympathy of the Young Turks, which we sent to Europe, hoping that they would take their science and technique, and develop their homeland, was experienced in Istanbul in the first week of the declaration of the

During the arrival of British ambassador Sir Gerard Lowther to Istanbul, the Young Turks had achieved a first in “Dersaadet” until then.

In honor of the ambassador, they organized the important journalists and intellectuals of the period at Sirkeci station. A big welcoming ceremony was held, and one of the organizers of this ceremony, Ahmet İhsan Tokgöz, the owner of Servet-i Fünûn, explained the excitement at the end

Tokgöz describes the event years later in his book titled My Print Memories published in 1930-31: “In the 1908 revolution, there was a deep love of English in the spirit of the intellectuals, and it was so high that when the English ambassador Gerard Lowther, who was not in Istanbul on the 23rd of July 1908 (on July 30), returned to our city, we filled the Sirkeci station completely. In the end, enthusiastic young people pulled out the horses pulling the ambassador’s car, pulled the car with their own arms! ”

In our current 65+ elders, they have been exposed to the brutal and intense propaganda machine of the west, their milk has been milked and milked with “flat milk powder”, “rice flour” and “olive oil”, which is still unknown.

While their bodies are poisoned with milk powder, rice porridge and bread with butter;

“I can’t eat olive oil.

Basma, I can’t wear goodness

Ignorant like you

I can not say sir, but they are poisoned with their song.

Individuals and states are like trees …

The deeper the roots of the tree go and the stronger, the higher the branches open and to the sides, and the stronger the thickness of the roots.

There are 3 main factors that make people and states successful:

1. Confidence

2. Mind the background

3. Social Environment.

These 3’s are interconnected and supporting each other.

The deeper your mind background is, the wider and more valuable your social environment is, the more self-confident you will be.

The higher your self-confidence, the more courageous in accessing information, asking questions, research, keeping the mind strong in the background and gaining a precious and broad social environment.

The higher the quality and broadness of your social environment, the higher your confidence and the deeper your mind background.

Human intelligence; is the average intelligence of those around you.

For this reason, we have to vibrate as individuals and nations and return to ourselves, and this should be a new Ümran story, especially from western psychological psychology.

Societies consist of individuals, in this sense, we need to wake up and return to our mission of “İlayi wordetullah = increasing the name of Allah” from the depth of our history.

The coronavirus (covid 19), which passes the world through the screen, offers these opportunities and conditions, and the opportunity and opportunity opened its doors to the end.

This is the time to stop sleeping deeply now!

God writes the history, we only decide where to act.

The roles of a great movie are being distributed, friends!

Make your decision quickly.

Which role do you want?

The lead role?

An extra?

DİĞER YAZILARI Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin… 01-01-1970 03:00 Hak ve Hakikat 01-01-1970 03:00 Hayrı İzhar, Şerri İhfa 01-01-1970 03:00 Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar 01-01-1970 03:00 Toprak/Ateş/Su 01-01-1970 03:00 Kur’an Tilaveti Nedir, Ne değildir? 01-01-1970 03:00 Ya Sariye! El Cebel, El Cebel 01-01-1970 03:00 Dünya Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Türk Kimliği ve İslamiyet 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Boşluk 01-01-1970 03:00 Bal Arısı mı, Eşek Arısı mı, Sinek misiniz? 01-01-1970 03:00 Mona Lisa’nın Gülüşü (Çocuk Eğitimine Dair) 01-01-1970 03:00 Hangi Tarih? 01-01-1970 03:00 Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır… 01-01-1970 03:00 Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır. 01-01-1970 03:00 Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir. 01-01-1970 03:00 Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği) 01-01-1970 03:00 Nedir o Sarp Yokuş? 01-01-1970 03:00 Söz: Din’dir. 01-01-1970 03:00 Orta(sabah) Namazını Korursak Muhafaza Olunuruz. 01-01-1970 03:00 Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır 01-01-1970 03:00 Anne+Terbiye+Teeddüp=Eğitim 01-01-1970 03:00 Yelkenleriniz Sabit mi? 01-01-1970 03:00 Tv. Programları, Sosyal Medya, Zina, İftira ve Aile. 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindesin? 01-01-1970 03:00 Derinliğimiz/Kalitemiz İçimize Yürüdüğümüz Kadardır 01-01-1970 03:00 Kabağa Dikkat! Fazla Değer Başını Yere Eğer. 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Sözün Master Chefi Olmak İstiyorsanız Sunum Tabağınıza Emek Verin 01-01-1970 03:00 Eve Kapanmak mı, Ya da Ev de Hayat Var mı? 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi, Cedav, Lanzarote, 5395 ve 6284 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Ün-fa-mar (Üniversite Farkındalık Marketi) 01-01-1970 03:00 Acının , Istırabın İnsana Faydası Olur mu ?? 01-01-1970 03:00 Haykırma Zamanı:’’Ben Mutlu Olmak İstiyorum Haklı Olmak Değil.’’ 01-01-1970 03:00 Aynı Göğün Altında 3 Nefes 01-01-1970 03:00 Kim Değişmeli/Etki Alanı’mız Neresi? 01-01-1970 03:00 Numuneler Dünyasını Abartıyor Muyuz??? 01-01-1970 03:00 Kan Vermek Farz-ı Kifayedir 01-01-1970 03:00 Hayılı İşler Rahmetli/Zahmetli İşlerdir. 01-01-1970 03:00 Sohbetinize Sevgi ve Sabır Katın 01-01-1970 03:00 Anadolu’ya Bağdaş Kurmak Yürek İster. 01-01-1970 03:00 Evceğizim Evceğizim, Saklar Benim Halceğizim 01-01-1970 03:00 Tarih Herkese Çok Lazım 01-01-1970 03:00 Dil ve İletişim / Language and Communication 01-01-1970 03:00 Ashab-ı Kehf Gibiyiz / We Are Like Ashabbi Kehf 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Kimin Yüzyılı Olacak? / Who Will be The 21st Century? 01-01-1970 03:00 Soru Sormaktan Korkmayın! Zira, Soru Siz Özgürleştirir. / Don’t Be Afraid To Ask Guestions! Because The Guestion Frees You. 01-01-1970 03:00 Gerçekten Camii olan bir Camii:Aliya Ali İzzetbegoviç Camii 01-01-1970 03:00 Corona Tekasür Suresi İle Birlikte Düşünmek… 01-01-1970 03:00 Mutluluğumuz ve Gücümüz Bize Verilen Alanımızla Sınırlı 01-01-1970 03:00 Corona(Covid 19) Ev ve Aile 01-01-1970 03:00 Had Bildirme ve Haddimizi Aşma Hastalığımız Üzerine 01-01-1970 03:00 İçinizde Aklı Başında Kimse Yok Mudur? 01-01-1970 03:00 Zamanın En Büyük Vazifesi İttihadı İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Takvimsin Sen (Naat Denemem) 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Zirveyi Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Güzel Söz=İyi Enformasyon Demek 01-01-1970 03:00 Hayata Bir de Bodrum’dan Bakmak… 01-01-1970 03:00 Nerede Kalmıştık ? (Çay Koy Ey Dünya Geliyoruz) 01-01-1970 03:00 Yönetici- Lider-Lider Yönetici 01-01-1970 03:00 Hangisi Bizim Ademimiz, Hayy mı, Robinson mu ??? 01-01-1970 03:00 Allah Muhterif (Patent alan) Kullarını Sever 01-01-1970 03:00 Almanlar Neden Bu Kadar Agresif? 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir. 01-01-1970 03:00 Boşanma öncesi danışmanlık hizmeti” yaygınlaştırılmalı. 01-01-1970 03:00 Akıntı Bizi de Sürüklüyor Farkında Mıyız? 01-01-1970 03:00 Salih Amel İçin Saç Ayağı 01-01-1970 03:00 İletişimde “Ekberi” Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Ölüm ne Renk? 01-01-1970 03:00 Lütfen Dikkat ! Dinimizi Ucuz Bir Pahaya Satmayalım. 01-01-1970 03:00 Büyük Senaryonun Neresindeyiz ??? 01-01-1970 03:00 İman, Amellerle İmandır 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Hayat Yolumuzu Aydınlatan ‘Bal’ Gibi Sözler 01-01-1970 03:00 Şimdi Aile Kurumu İçin Seferberlik Zamanı 01-01-1970 03:00 İş Size Yakışıyor mu? Ya da Siz İşe Uygun Musunuz? 01-01-1970 03:00 Deist Gerçekte Kimdir? 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Başmüfettiş Aramızda! 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir 01-01-1970 03:00 Şeytanın En Önemli Numarası Nedir? 01-01-1970 03:00 Mevlana nerede, Hâce Efendi Nerede, Ebû Mansûr Nerede ? 01-01-1970 03:00 Belediyeler Hisbe Görevine Dönmeliler 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Alemi ve Kendimizi Anladığımız Kadar Değerliyiz 01-01-1970 03:00 Olan Biten Şeyler Kaderimizin Bir Zorlaması mı, Ne Kadarından Sorumluyuz? 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Bizim Yüzyılımız Olabilir mi? 01-01-1970 03:00 İrfandan Kopup, Kültür karanlığına Yuvarlandık. 01-01-1970 03:00 Haydi selam Denizini Coşduralım. 01-01-1970 03:00 Engelsiz Gönüller İçin… 01-01-1970 03:00 2023 Hedeflerinin Neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 Akdeniz Tarihimizin Değiştiği Yerdir. 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 İnsan Tarihin/Filmin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Bağımlılıkla Mücadelede İşin Özü Nedir? 01-01-1970 03:00 Kendini Gerçekleştirme Nedir? 01-01-1970 03:00 Rahmet Ne Zaman İner? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Melek mi/Nefis ve Şeytan mı? 01-01-1970 03:00 Araba Sevdası mı, Toplu Ulaşım mı? 01-01-1970 03:00 Hal Ehli mi, kal Ehli mi/Habil mi, Kabil miyiz? 01-01-1970 03:00 Hüdhüd Kuşu Bize Ne Öğretir? 01-01-1970 03:00 Aile, Gençlik ve Sivil Toplum 01-01-1970 03:00