Kan Vermek Farz-ı Kifayedir

Cemil PASLI

22-06-2020 15:30

İslam 5 şeyi korur: Can, mal, nesil(namus), akıl, din.

Bu 5 temel değerden en önde geleni “can” dır.

Asıl vatan cennetten imtihan için gönderildiğimiz dünyada Rabbimiz “ecel” vaktiyle “kalemleri bırak” emrini vermeden önce imtihan salonunu terk etmek yasaktır.

Bu nedenle intihar, başkasını öldürmek gibi büyük günahlar arasında sayılmıştır:

“Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” Nisa, 4/93.

Bir nefsi öldürmek te bütün insanlığı öldürmek olarak değerlendirilmiştir:

““Kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.” Maide, 5/32.

Aynı ayette bir insanın yaşatılmasının bütün insanlığı yaşatmak olarak değerlendirmiş Yüce Allah (c.c.): “Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur.” Maide, 5/32.

Peki bir insanı yaşatmak nasıl olabilir?

Bu soruya bir kitap olacak kadar uzun cevap verilebilir.

Ancak biz konunun bir tarafını ele alacağız yazımızda.

Ruh insan bedeninde meskun olduğu için yaşaması bedenin sağlık ve sıhhatine bağlı.

Bedenin kronik rahatsızlıklarında ve ani gelişen kazalara başlı travmalarda tedavi için en gerekli ve alternatifi olmayan ihtiyaçlardan birisi, en birincisi kandır.

Yani sağlık sisteminin insanları hastalıkların tedavisinde veya acil gelişen travmalarla oluşan rahatsızlıkta en çok ihtiyaç duyduğu taze kandır.

Bu ihtiyaç olan taze kan üretilemediği için tek temin yolu kan bağışıdır.

Bu sebeple insanlığı yaşatmaya çalışan sağlık kadrosunun elinde yeterli miktarda kan stokunu temin etmek Müslümanların bir kısmı üzerine kuvvetle farzdır.

Yeterli miktarda Müslüman bu vazifeyi yaptığında diğerlerinin üzerinden bu sorumluluk kalkar.

Kan temin edilemediği için bir Müslüman tedavi edilemez ve sırf bu sebeple vefat ederse bütün Müslümanlar o ölümden sorumludur.

İslam’da topluma yönelik ameller (salihat/şeair), kişinin nefsine ait ibadetlerden (hasenat) daima öncelikli ve üstündür.

Ortada Müslümanları ilgilendiren zaruri bir iş olduğunda neme lazım anlayışı ile  oradan şıvışıp gitmek imana zarar verir:

“Mü’minler ancak, Allah’a ve Resulü’ne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o peygamber ile birlikte toplumu ilgilendiren bir işle meşgulken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah’a ve peygamberine iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan uygun gördüğüne izin ver. Onlar için Allah’tan bağış dile! Muhakkak ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Ey inananlar!) Peygamberin (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (saygıyla davetine koşun ve size izin verinceye kadar yanından ayrılmayın). Allah, arkadaşlarını siper ederek gizlice peygamberin yanından sıvışanları iyi bilir. Onun emrini çiğneyenler, ya başlarına bir bela gelmesinden ya da acıklı bir azaba uğramasından korkmalıdırlar.   ” Nur, 24/62,63.

Farzı kifaye olması kan vermenin sorumluluk tarafıdır.

Fazilet tarafı sorumluluk tarafından daha önemli ve daha kıymetlidir.

Rabbim gerçek iyilik ve huzurun vatanı cennete ulaşmanın yolunu şöyle anlatır:

“(Allah yolunda) sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilendir” Al-i İmran, 3/92.

Bir mümini yaşatmaya, dolayısıyla bütün insanlığı yaşatmaya vesile olacak hayat suyu dediğimiz kan infakı Allah katında çok kıymetlidir.

Peki bu ibadetin en güzel şekli nasıldır?

Erkelerin 3 ayda, kadınların 4 ayda bir kendilerine en yakın Kızılay Kan Merkezine uğrayıp kan bağışında bulunmalarıdır.

Bu bağış hem onlar üzerindeki farzı kifaye sorumluluğunu düşürecek, hem de en değerli infak karşılığında dünya ve ahiretlerine büyük iyilik ve takva olarak yansıyacaktır.

1988 yılında Kan Merkezinde Sağlık Memuru olarak çalıştım ve orada kan ihtiyacı olan insanların yaşadıkları çaresizlikleri gördüm.

Sadece Kızılay’a 40 bağış yaptım. Çalıştığım bütün kurumlarda kan bağışı kampanyaları yaptım.

Yüzlerce, binlerce insanın duasına karıştım hamd olsun.

Birini kısaca anlatmak isterim.

2018 yılında kalabalık bir yemekte yanımda oturan bir Müslüman beni dikkatli gözlerle süzüyor, bir şeyler söyleyecek söyleyemiyordu.

Kendisine döndüm “sen bana bir şeyler söyleyeceksin, söyleyemiyorsun, söyle “ dedim.

Çekinerek “Senin ismin Cemil’mi?” dedi.

Evet cevabı alınca anlattı.

O uzun uzun anlattı hikayeyi ben kısaca özetleyeyim.

Kendisi emekli olmuş olan din görevlisi abimizin 1988 yılında kan kanseri(lösemi) tedavisi gören babasına kan merkezinde çalışırken çok yardımcı olmuşum.

Babasının kan grubu negatif(-) olup az bulunan olduğundan çok zorlanmış ve ben ona çok yardımcı olmuşum.

Bana ne dedi biliyor musunuz dostlar?

“Ben size 1988’den bu güne günde 5 vakit dua ediyorum ve ölene kadar da edeceğim inşaallah.”

Bundan daha büyük kazanç ve sermaye olabilir mi?

Kan bağışı, kampanya veya o imam abime yardımı ben imanın bir gereği ve üzerime vazife olan far-ı kifaye görevimi yerine getirmek için yapıyorum.

Ve tüm Müslümanları bu büyük hayra davet ediyorum.

Kendi rızası için sağlığınızdan yaptığınız infaka karşılık Rabbim size daha sağlıklı bir vücut hediye edeceğinden en küçük bir şüpheniz olmasın.

60 yaşına kadar her erkek 3 ayda bir, her kadın 4 ayda bir kan verebiliyor, 60 yaşından sonra yılda bir kez kan bağışına devam edebiliyor.

Haydi! Doktorlar sizden artık alamayız diyene kadar bu güzelliğe devam edelim.

Dolsun taşsın Kızılay’ımızın kan stokları ve dünyaya kan pompalayalım.

152. Kuruluş yılını kutladığımız Kızıl Hilalimize destek olalım.

Beyaz üzerinde rengini şehit kanından alan kızıl hilal dünyanın her köşesinde görünsün.

Haydi!, Hemen!, Şimdi!

Doğru Kızılay kan merkezine.

Kan verin, 3 kişiye can olun, onların ve sevdiklerinin dualarına karışın ve Kızılay ormanında 1 dikili ağacınız olsun, haydi!

DİĞER YAZILARI Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin… 01-01-1970 03:00 Hak ve Hakikat 01-01-1970 03:00 Hayrı İzhar, Şerri İhfa 01-01-1970 03:00 Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar 01-01-1970 03:00 Toprak/Ateş/Su 01-01-1970 03:00 Kur’an Tilaveti Nedir, Ne değildir? 01-01-1970 03:00 Ya Sariye! El Cebel, El Cebel 01-01-1970 03:00 Dünya Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Türk Kimliği ve İslamiyet 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Boşluk 01-01-1970 03:00 Bal Arısı mı, Eşek Arısı mı, Sinek misiniz? 01-01-1970 03:00 Mona Lisa’nın Gülüşü (Çocuk Eğitimine Dair) 01-01-1970 03:00 Hangi Tarih? 01-01-1970 03:00 Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır… 01-01-1970 03:00 Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır. 01-01-1970 03:00 Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir. 01-01-1970 03:00 Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği) 01-01-1970 03:00 Nedir o Sarp Yokuş? 01-01-1970 03:00 Söz: Din’dir. 01-01-1970 03:00 Orta(sabah) Namazını Korursak Muhafaza Olunuruz. 01-01-1970 03:00 Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır 01-01-1970 03:00 Anne+Terbiye+Teeddüp=Eğitim 01-01-1970 03:00 Yelkenleriniz Sabit mi? 01-01-1970 03:00 Tv. Programları, Sosyal Medya, Zina, İftira ve Aile. 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindesin? 01-01-1970 03:00 Derinliğimiz/Kalitemiz İçimize Yürüdüğümüz Kadardır 01-01-1970 03:00 Kabağa Dikkat! Fazla Değer Başını Yere Eğer. 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Sözün Master Chefi Olmak İstiyorsanız Sunum Tabağınıza Emek Verin 01-01-1970 03:00 Eve Kapanmak mı, Ya da Ev de Hayat Var mı? 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi, Cedav, Lanzarote, 5395 ve 6284 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Ün-fa-mar (Üniversite Farkındalık Marketi) 01-01-1970 03:00 Acının , Istırabın İnsana Faydası Olur mu ?? 01-01-1970 03:00 Haykırma Zamanı:’’Ben Mutlu Olmak İstiyorum Haklı Olmak Değil.’’ 01-01-1970 03:00 Aynı Göğün Altında 3 Nefes 01-01-1970 03:00 Kim Değişmeli/Etki Alanı’mız Neresi? 01-01-1970 03:00 Numuneler Dünyasını Abartıyor Muyuz??? 01-01-1970 03:00 Hayılı İşler Rahmetli/Zahmetli İşlerdir. 01-01-1970 03:00 Sohbetinize Sevgi ve Sabır Katın 01-01-1970 03:00 Anadolu’ya Bağdaş Kurmak Yürek İster. 01-01-1970 03:00 Evceğizim Evceğizim, Saklar Benim Halceğizim 01-01-1970 03:00 Tarih Herkese Çok Lazım 01-01-1970 03:00 Dil ve İletişim / Language and Communication 01-01-1970 03:00 Ashab-ı Kehf Gibiyiz / We Are Like Ashabbi Kehf 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Kimin Yüzyılı Olacak? / Who Will be The 21st Century? 01-01-1970 03:00 Soru Sormaktan Korkmayın! Zira, Soru Siz Özgürleştirir. / Don’t Be Afraid To Ask Guestions! Because The Guestion Frees You. 01-01-1970 03:00 Gerçekten Camii olan bir Camii:Aliya Ali İzzetbegoviç Camii 01-01-1970 03:00 “Demek, Siz Türk’sünüz, Öyle mi?” / “So, You are Turkish, Right?” 01-01-1970 03:00 Corona Tekasür Suresi İle Birlikte Düşünmek… 01-01-1970 03:00 Mutluluğumuz ve Gücümüz Bize Verilen Alanımızla Sınırlı 01-01-1970 03:00 Corona(Covid 19) Ev ve Aile 01-01-1970 03:00 Had Bildirme ve Haddimizi Aşma Hastalığımız Üzerine 01-01-1970 03:00 İçinizde Aklı Başında Kimse Yok Mudur? 01-01-1970 03:00 Zamanın En Büyük Vazifesi İttihadı İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Takvimsin Sen (Naat Denemem) 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Zirveyi Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Güzel Söz=İyi Enformasyon Demek 01-01-1970 03:00 Hayata Bir de Bodrum’dan Bakmak… 01-01-1970 03:00 Nerede Kalmıştık ? (Çay Koy Ey Dünya Geliyoruz) 01-01-1970 03:00 Yönetici- Lider-Lider Yönetici 01-01-1970 03:00 Hangisi Bizim Ademimiz, Hayy mı, Robinson mu ??? 01-01-1970 03:00 Allah Muhterif (Patent alan) Kullarını Sever 01-01-1970 03:00 Almanlar Neden Bu Kadar Agresif? 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir. 01-01-1970 03:00 Boşanma öncesi danışmanlık hizmeti” yaygınlaştırılmalı. 01-01-1970 03:00 Akıntı Bizi de Sürüklüyor Farkında Mıyız? 01-01-1970 03:00 Salih Amel İçin Saç Ayağı 01-01-1970 03:00 İletişimde “Ekberi” Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Ölüm ne Renk? 01-01-1970 03:00 Lütfen Dikkat ! Dinimizi Ucuz Bir Pahaya Satmayalım. 01-01-1970 03:00 Büyük Senaryonun Neresindeyiz ??? 01-01-1970 03:00 İman, Amellerle İmandır 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Hayat Yolumuzu Aydınlatan ‘Bal’ Gibi Sözler 01-01-1970 03:00 Şimdi Aile Kurumu İçin Seferberlik Zamanı 01-01-1970 03:00 İş Size Yakışıyor mu? Ya da Siz İşe Uygun Musunuz? 01-01-1970 03:00 Deist Gerçekte Kimdir? 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Başmüfettiş Aramızda! 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir 01-01-1970 03:00 Şeytanın En Önemli Numarası Nedir? 01-01-1970 03:00 Mevlana nerede, Hâce Efendi Nerede, Ebû Mansûr Nerede ? 01-01-1970 03:00 Belediyeler Hisbe Görevine Dönmeliler 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Alemi ve Kendimizi Anladığımız Kadar Değerliyiz 01-01-1970 03:00 Olan Biten Şeyler Kaderimizin Bir Zorlaması mı, Ne Kadarından Sorumluyuz? 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Bizim Yüzyılımız Olabilir mi? 01-01-1970 03:00 İrfandan Kopup, Kültür karanlığına Yuvarlandık. 01-01-1970 03:00 Haydi selam Denizini Coşduralım. 01-01-1970 03:00 Engelsiz Gönüller İçin… 01-01-1970 03:00 2023 Hedeflerinin Neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 Akdeniz Tarihimizin Değiştiği Yerdir. 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 İnsan Tarihin/Filmin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Bağımlılıkla Mücadelede İşin Özü Nedir? 01-01-1970 03:00 Kendini Gerçekleştirme Nedir? 01-01-1970 03:00 Rahmet Ne Zaman İner? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Melek mi/Nefis ve Şeytan mı? 01-01-1970 03:00 Araba Sevdası mı, Toplu Ulaşım mı? 01-01-1970 03:00 Hal Ehli mi, kal Ehli mi/Habil mi, Kabil miyiz? 01-01-1970 03:00 Hüdhüd Kuşu Bize Ne Öğretir? 01-01-1970 03:00 Aile, Gençlik ve Sivil Toplum 01-01-1970 03:00