Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Tekrar Görebilir mi?

Cemil PASLI

15-02-2020 10:02

7. yüzyılda Mekke/Medine’de Hz. Peygamberin temellerini attığı İslam Ümranı, 6 asır sonra 13. Yüzyılda zirveyi Doğu’da Anadolu Selçuklu Devleti’nde Konya ve Batı’da Endülüs’te Kurtuba’da yaşadı.

Konya ve Kurtuba dünyanın her tarafından değerli insanları kendisinde topluyor ve tüm zaman ve mekanlara ulaşacak değerler üretiyorlardı.

Bugün dahi maddi/manevi beşeriyetin ulaştığı bütün değerlerde Konya ve Kurtuba’nın izlerini açıklıkla görebiliriz.

İbn Tufeyl’in  İbni Sina’dan alıp geliştirdiği, ontolojinin üzerine oturduğu epistemiyolojinin 2 temel kaynağı olan Nazar(akıl) ve Müşahede(kalp) yönteminin harika bir şekilde harmanlandığı Hay bin Yakzan’a; Batı ancak 18. Asırda Daniel De Foe’nin Hay bin Yakzan’ın kötü bir taklidi olarak koyduğu Robertsone Crouse ile cevap vermeye çalıştı.

Batı, reform ve rönesansı İslam dünyasından tercüme ettiği 60 bin ciltlik İslam literatürü üzerinde kurdu.

Kurtuba’yı ihya ve inşa etmemiz zaman alacağından ve Kurtuba’nın yeniden inşası Konya’nın diriliş ve ihyasına bağlı olduğundan biz 35 yıldır yaşadığımız şehir Konya üzerinde duracağız.

Konya 13. Yüzyılda; Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi zatların ehli beytten alıp yoğurdukları İslam anlayışını Belh’ten gelen Mevlana Celaleddin Rumi, Tebriz’den gelen Şems-i Tebriz’i, Tiflis’ten gelen Hubeyş et-Tiflîsî, Semerkant’tan gelen Şemşeddin Semerkandi, Sührevend’den gelen Ebû Hafs Ömer Sühreverdî, Şiraz’dan gelen Kutbuddîn Şîrâzî, Musul’dan gelen Esîrüddîn el-Ebherî, Azerbaycan’dan gelen Siraceddin Urmevi ve Ekmeleddin Nahçevani, Malatya’dan gelen Sadreddin Konevi ile; Endülüs birikimini ise Muhyiddin’i Arabi ile birleştirmişti.

Bu birikim, Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkentini siyaset, bilim, kültür ve sanat açısından dünyanın zirvesine yerleştirmişti. Konya; 6 asırlık İslam birikiminin meyvelerini toplamış ve Osmanlı ile zirveyi sabitlemiş ve Toynbee’nin ifadesiyle yok edilemeyecek ancak durdurulabilecek bir ümranın ilkeleri ve temellerini atmıştı.

Selçuklu başkenti Konya’da gelişme ve ilerlemenin en önemli unsuru olan 24 ciddi Medrese ile yapılan eğitim tamamen gönüllülüğe dayalı vakıf kültürü ve desteğiyle yapılıyordu. Bugün de modern dünyada da en iyi eğitim kurumları tamamen siyasetten bağımsız vakıf sistemiyle işliyor.

Selçuklu’nun başkenti Konya; Mekke’de dar-ul erkam, Medine’de ashab-ı suffe’den, Bağdat’ta beyt-ül hikmelerden, Kahire’de el-Ezher’den, Dımaşk’tan, Merv’den,  Kayrevan’dan, Buhara’dan, Taşkent’ten, Çimkent’ten, Tirmiz’den, Serahs’tan, Keş’ten, Harizm’den, Nesf’den, Andican’dan, Farab’tan, Merağa’dan, Cend’den, Kurtuba, Toledo, İşbiliye, Gırnata, Maleka ve Nizamiyelerden aldığı tecrübeyi yoğurmuş ve hayat macunu haline getirip insanlığın dikkatine sunmuştu. Zira İslam dünyası 13. Yüzyılda ve diğer yüzyıllarda farklı siyasi devletlere sahip olsa da ilim, ümran ve sanat açısından tek bir ümmet gibi alışveriş içerisinde olmuştur.

İbn Haldun’un “ilim senedinin ittisali ümranın şartıdır” sözü fiilen yaşanmış, Hz. Peygamberin tamamladığı ümranın kodları zihin ve gönüller üzerinden asırlar arası taşınmıştır.

Eğitimde; Vakfın gelirleriyle harcamalar yapılıyor, mekanın teşekkülü tesis ediliyor, barınan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılanıyor ve ders veren hocaların maaşları ödeniyordu.

Selçuklu medreselerinin nadide örnekleri; Konya’yı besleyecek şekilde teessüs etmiş, Erzurum, Amasya, Kayseri, Sivas, Tokat, Nevşehir, Aksaray, Afyonkarahisar ve Isparta’da da benzer örnekleri vardı.

Peki bugün Konya 13. Yüzyılda ulaştığı zirveyi görebilir mi?

Ben çok kısa sürede bu mirası yeniden ayağa kaldırıp dünyanın zirve şehri olacağımıza inanıyorum Bunun için önerilerimi sıralamak istiyorum:

Öncelikle bu kudsi hedefin kısa-orta-uzun hedeflerini tespit için şehrin düşünen kafalarını 3 kademeli toplantılarla bir araya getirip yol haritası belirlenmeli. Konya Ünikop’la güzel düşünülmüş olan illerle birlikte ele alınarak her açıdan “Yeni Marmara” iddiasının altı doldurulmalı. 13. Yüzyılda olduğu gibi doğu ve batıda değer üreten özel insanları cezbedecek teşvik edecek imkan ve fırsatlar oluşturulmalı. Şehri yöneten, fikir üreten, kültür ve sanat insanlarının mutlaka Konya’da 7/24 yaşamasını sağlayacak kararlı adımlar atılmalı. Konya’yı yaşamayan, Konya’yı benimsememiş, Konya’yı özümsememiş, özellikle Konya’da oturmayan insanların etki ve yetki sonlandırılmalı. Her faaliyette açık ara bir fark yoksa kendi yerel insanlarını değerlendirmeli, onların sabırla uzak illerden getirdiği insanları geçeceğini unutmamalı. Vitrine çıkardığı insanların kendi hikayelerinin olmasına azami dikkat etmeli. “Benim Şehrim” temasının her açıdan altı doldurulmalı. Geçimini sadece Show şeklinde konuşmalarla sağlayan, il il dolaşan, anlattığı hakikatlere dair bir hikayesi olmayan insanlardan bilhassa uzak durmalı.

10. On üçüncü Yüzyılda yakalan zirvedeki bütün fikir, düşünce, sanat, ümran, mimari  ve kurumlar inceden inceye ele alınmalı ve günümüze uyarlaması yapılarak taşınmalı.

11. Konya ve Anadolu İstanbul ve Ankara’ya olan platonik aşkına son vermeli, özgüvenini yükseltmeli, İstanbul’dan, Ankara’dan  gelen insanların kısa süreli pragmatik duyguları dışında Anadolu’da uzun süreli bir karşılığının olmadığını anlamalı. Ve ülkenin kurtuluşu her zaman olduğu gibi yine Anadolu ve Anadolu’nun kalbi Konya’dan geçiyor. İstanbul ve Ankara batıya bakmaya devam ediyor maalesef.

12. 5 Üniversite ve Stk’lar birlikte özel mevzuatı olan ve Türkiye’nin en büyük kütüphanesinin bünyesinde “Konya Düşünce Enstitüsü”nü finanse edecek vakfıyla beraber kurmalı ve ayda bir Konya’ya dair konu ve konuklarla fikirleri çarpıştırmalı.

13.Konya Düşünce Enstitüsü mütevelli heyeti şehri tamamıyla temsil eden kadrolarla oluşturulmalı ve bu heyet şehirde kişiler veya kurumlar arası problemlerin çözümünde –ağır abiler misyonuyla-  ıslah vazifesi için etkin pozisyon almalı. Aynı zamanda katkı sunan kişi ve kurumları ödüllendirme vazifesini de yerine getirmeliler.

DİĞER YAZILARI Mevlana, Konevi ve Urmevi’yi Anlamak İçin… 01-01-1970 03:00 Hak ve Hakikat 01-01-1970 03:00 Hayrı İzhar, Şerri İhfa 01-01-1970 03:00 Acı Bir Tebessümle Kayan Yıldızlar 01-01-1970 03:00 Toprak/Ateş/Su 01-01-1970 03:00 Kur’an Tilaveti Nedir, Ne değildir? 01-01-1970 03:00 Ya Sariye! El Cebel, El Cebel 01-01-1970 03:00 Dünya Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Türk Kimliği ve İslamiyet 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Boşluk 01-01-1970 03:00 Bal Arısı mı, Eşek Arısı mı, Sinek misiniz? 01-01-1970 03:00 Mona Lisa’nın Gülüşü (Çocuk Eğitimine Dair) 01-01-1970 03:00 Hangi Tarih? 01-01-1970 03:00 Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır… 01-01-1970 03:00 Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır. 01-01-1970 03:00 Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir. 01-01-1970 03:00 Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği) 01-01-1970 03:00 Nedir o Sarp Yokuş? 01-01-1970 03:00 Söz: Din’dir. 01-01-1970 03:00 Orta(sabah) Namazını Korursak Muhafaza Olunuruz. 01-01-1970 03:00 Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır 01-01-1970 03:00 Anne+Terbiye+Teeddüp=Eğitim 01-01-1970 03:00 Yelkenleriniz Sabit mi? 01-01-1970 03:00 Tv. Programları, Sosyal Medya, Zina, İftira ve Aile. 01-01-1970 03:00 Neyin Peşindesin? 01-01-1970 03:00 Derinliğimiz/Kalitemiz İçimize Yürüdüğümüz Kadardır 01-01-1970 03:00 Kabağa Dikkat! Fazla Değer Başını Yere Eğer. 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Sözün Master Chefi Olmak İstiyorsanız Sunum Tabağınıza Emek Verin 01-01-1970 03:00 Eve Kapanmak mı, Ya da Ev de Hayat Var mı? 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi, Cedav, Lanzarote, 5395 ve 6284 01-01-1970 03:00 Afrika’lı Leo’ya Kulak Verin! 01-01-1970 03:00 Ün-fa-mar (Üniversite Farkındalık Marketi) 01-01-1970 03:00 Acının , Istırabın İnsana Faydası Olur mu ?? 01-01-1970 03:00 Haykırma Zamanı:’’Ben Mutlu Olmak İstiyorum Haklı Olmak Değil.’’ 01-01-1970 03:00 Aynı Göğün Altında 3 Nefes 01-01-1970 03:00 Kim Değişmeli/Etki Alanı’mız Neresi? 01-01-1970 03:00 Numuneler Dünyasını Abartıyor Muyuz??? 01-01-1970 03:00 Kan Vermek Farz-ı Kifayedir 01-01-1970 03:00 Hayılı İşler Rahmetli/Zahmetli İşlerdir. 01-01-1970 03:00 Sohbetinize Sevgi ve Sabır Katın 01-01-1970 03:00 Anadolu’ya Bağdaş Kurmak Yürek İster. 01-01-1970 03:00 Evceğizim Evceğizim, Saklar Benim Halceğizim 01-01-1970 03:00 Tarih Herkese Çok Lazım 01-01-1970 03:00 Dil ve İletişim / Language and Communication 01-01-1970 03:00 Ashab-ı Kehf Gibiyiz / We Are Like Ashabbi Kehf 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Kimin Yüzyılı Olacak? / Who Will be The 21st Century? 01-01-1970 03:00 Soru Sormaktan Korkmayın! Zira, Soru Siz Özgürleştirir. / Don’t Be Afraid To Ask Guestions! Because The Guestion Frees You. 01-01-1970 03:00 Gerçekten Camii olan bir Camii:Aliya Ali İzzetbegoviç Camii 01-01-1970 03:00 “Demek, Siz Türk’sünüz, Öyle mi?” / “So, You are Turkish, Right?” 01-01-1970 03:00 Corona Tekasür Suresi İle Birlikte Düşünmek… 01-01-1970 03:00 Mutluluğumuz ve Gücümüz Bize Verilen Alanımızla Sınırlı 01-01-1970 03:00 Corona(Covid 19) Ev ve Aile 01-01-1970 03:00 Had Bildirme ve Haddimizi Aşma Hastalığımız Üzerine 01-01-1970 03:00 İçinizde Aklı Başında Kimse Yok Mudur? 01-01-1970 03:00 Zamanın En Büyük Vazifesi İttihadı İslam’dır. 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Takvimsin Sen (Naat Denemem) 01-01-1970 03:00 Konya 13. Yüzyılda Ulaştığı Zirveyi Tekrar Görebilir mi? 01-01-1970 03:00 Güzel Söz=İyi Enformasyon Demek 01-01-1970 03:00 Hayata Bir de Bodrum’dan Bakmak… 01-01-1970 03:00 Nerede Kalmıştık ? (Çay Koy Ey Dünya Geliyoruz) 01-01-1970 03:00 Yönetici- Lider-Lider Yönetici 01-01-1970 03:00 Hangisi Bizim Ademimiz, Hayy mı, Robinson mu ??? 01-01-1970 03:00 Allah Muhterif (Patent alan) Kullarını Sever 01-01-1970 03:00 Almanlar Neden Bu Kadar Agresif? 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir. 01-01-1970 03:00 Boşanma öncesi danışmanlık hizmeti” yaygınlaştırılmalı. 01-01-1970 03:00 Akıntı Bizi de Sürüklüyor Farkında Mıyız? 01-01-1970 03:00 Salih Amel İçin Saç Ayağı 01-01-1970 03:00 İletişimde “Ekberi” Yaklaşım 01-01-1970 03:00 Ölüm ne Renk? 01-01-1970 03:00 Lütfen Dikkat ! Dinimizi Ucuz Bir Pahaya Satmayalım. 01-01-1970 03:00 Büyük Senaryonun Neresindeyiz ??? 01-01-1970 03:00 İman, Amellerle İmandır 01-01-1970 03:00 Hayat Yolumuzu Aydınlatan ‘Bal’ Gibi Sözler 01-01-1970 03:00 Şimdi Aile Kurumu İçin Seferberlik Zamanı 01-01-1970 03:00 İş Size Yakışıyor mu? Ya da Siz İşe Uygun Musunuz? 01-01-1970 03:00 Deist Gerçekte Kimdir? 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Başmüfettiş Aramızda! 01-01-1970 03:00 Grip Bir Hastalık Değil, Şefkatli Ama Ciddi Bir Müfettiştir 01-01-1970 03:00 Şeytanın En Önemli Numarası Nedir? 01-01-1970 03:00 Mevlana nerede, Hâce Efendi Nerede, Ebû Mansûr Nerede ? 01-01-1970 03:00 Belediyeler Hisbe Görevine Dönmeliler 01-01-1970 03:00 Akort Yapmadan Hayata Başlamayın 01-01-1970 03:00 Alemi ve Kendimizi Anladığımız Kadar Değerliyiz 01-01-1970 03:00 Olan Biten Şeyler Kaderimizin Bir Zorlaması mı, Ne Kadarından Sorumluyuz? 01-01-1970 03:00 21. Yüzyıl Bizim Yüzyılımız Olabilir mi? 01-01-1970 03:00 İrfandan Kopup, Kültür karanlığına Yuvarlandık. 01-01-1970 03:00 Haydi selam Denizini Coşduralım. 01-01-1970 03:00 Engelsiz Gönüller İçin… 01-01-1970 03:00 2023 Hedeflerinin Neresindeyiz? 01-01-1970 03:00 Akdeniz Tarihimizin Değiştiği Yerdir. 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 İnsan Tarihin/Filmin Neresinde? 01-01-1970 03:00 Bağımlılıkla Mücadelede İşin Özü Nedir? 01-01-1970 03:00 Kendini Gerçekleştirme Nedir? 01-01-1970 03:00 Rahmet Ne Zaman İner? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Melek mi/Nefis ve Şeytan mı? 01-01-1970 03:00 Araba Sevdası mı, Toplu Ulaşım mı? 01-01-1970 03:00 Hal Ehli mi, kal Ehli mi/Habil mi, Kabil miyiz? 01-01-1970 03:00 Hüdhüd Kuşu Bize Ne Öğretir? 01-01-1970 03:00 Aile, Gençlik ve Sivil Toplum 01-01-1970 03:00