Politikacılar dillerine sahip olmalıdır

Atanur Çelik

05-03-2019 10:38

Genel, yerel seçimler ve referandumlar yapıldı, yapılıyor. 60 yılı aşkındır yapılan seçimlerde kutuplaşma, kamplaşma, cepheleşme giderek artmış, Türk insanı sudan bahanelerle karşı karşıya getirilmiş, hatta kardeş kardeşe düşman edilmiş, savaştırılmış, binlerce gencimiz kara toprağa gömülmüş, binlercesi hapishanelerde çürümüştür.

Türk milleti mezhep, ırk, din, dil ve köken üzerinden sürekli birbirine düşman haline getirme çabaları hala devam ediyor.

Geçmişten ders alınmış değil!..Her seçim dönemlerinde değişik söylem ve eylemlerle toplum birbirine düşman haline getirilmeye çalışılıyor. Bu tehlikeli ve yanlış yoldur. Hiç kimsenin ‘bir oy’ uğruna bu aziz millete kötülük yapmaya hakkı yoktur. Hem Müslümanın diyeceksin hem de fitne-fesat çıkmasına zemin hazırlayacaksın.

31 Mart 2019 seçimlerine az kaldı. Ancak söylem ve eylemler insan haysiyet ve şerefini ayaklar altına alan, kırıcı, çirkin, çirkef bir hal almıştır. Karşılıklı yalan, iftira, karalama, suçlama, hakaret, alay ve küçümseme ahlak sınırlarını çoktan geçti, gidiyor.

Yeryüzünde halife sıfatı ile yaratılan ilk insana eşyanın isimleri bizzat Allah tarafından öğretilmiş ve insanı yaratan Rabb'im onlar konuşma yeteneğini bahsetmişti. Hz Adem'in yaratılışına anlam veremeyen meleklere karşı Hazreti Adem rabbinden öğrendiği bu isimleri esas alarak konuşmuş ve insanın üstünlüğünü ortaya konulmuştur.

Hz Adem'in konuşması onun kadrini ve değerli artırırken şeytanın Rabbine karşı isyan ve itiraz yüklü konuşması ise onu alçaltıp Allah'ın rahmetinden uzaklaştırmıştıZaten insanı yücelten sadece konuşabilmesi değil konuşmasının hakikat ve güzelliklerle dolu olmasıydı.

İman edenlere Yüce Allah tarafından Doğru sözlü olmaları emredilmiştir. Resulullah Sallallahu vesellem kendisine emrettiği hususlardan birisin de “Acı bile olsa doğruyu söylemesi” zorunda olduğunu anlatmaktadır.

Nitekim insanlara güzel söz söylemek, bir zamanlar kulların Allah'a verdikleri söyledikleri sözler arasında yer alırdı.İncitmeden, Zarif ve anlamlı konuşmak kadar iyiliği emredip kötülüğü önlemeye çalışmak da güzel sözler kapsamında değerlendirilmiştir. Şu halde güzel söz söylemek daima insanların hoşuna giden şeyler söylemek değildir hoşlarına gitmese de doğruyu ve gerçeği yansıtan cümlelerle insanları uyarmak güzel sözlü olmak demektir

Nitekim Hazreti peygamberin beyanına göre “En faziletli Cihat Zalim yönetici karşısında doğru sözdür”. Ama doğru söz söylemenin yani Hakkı konuşmanın doğru ve nitelikli bir üslubunda olması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki Hazreti Musa ile Hz Harun’dan firavun gibi bir tanrılık iddia eden bir kral karşısında bile yumuşak bir dille hakikatı anlatmak istemiştir.

İnsanlara doğruyu anlatan sözleri ile ikna etme görevi üstlenen Peygamberimiz davranışlarında olduğu gibi konuşmalarını da en güzel örnek olmuştur ahlakın temelini kulağına dayanan hazreti peygamber Allah'ın rahmetinin bir tezahürü olarak insanlara yumuşak davranmıştır.

Bu durum her müslüman için özellikle de hakkı ve hakikati anlatma sorumluluğunu taşıyanlar için son derece önemli bir tebliğ metodu işaret etmektedir.

Diğer taraftan Kur'an bizzat kendisini “sözün en güzeli” olarak nitelendirmektedir. Aynı çerçevede Allah'ın resulü “sözün en güzeli Allah'ın kelamı en güzel yolda Muhammed yoludur” buyurmuştur.

Dolayısıyla konuşmalar nitelik ve nicelik açısından bu iki kaynağın verilerine ilkelerine uyum gösterdiği nispetle değer ver güzellik kazanacaktır. Çünkü müslümanı Allah katında değerini artıran özelliklerinden birisi de güzel sözlü olmasıdır. Kur'an'da Hazreti peygamber ve onun şahsında Müslümanlara rabbinin yoluna hikmetle Güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et buyurmaktadır.

Ayetlerde başta kelime-i Tevhid olmak üzere her türlü hayırlı ve güzel sözlü sağlam dalları semaya uzanan ve her zaman meyve veren bir ağaca, başta şirk olmak üzere her türlü kötü söz dizisi yerden koparılmış ayakta durma imkanı olmayan Köksüz bir ağaca benzetilir.

O halde bir konuşmadan yöneticileri alabilmek için güzel ve faydalı sözler seçilmeli, doğru ve etkili bir üslup kullanılmalıdır Çünkü “Allah zulme uğrama hali hariç çirkin sözün açıkça söylenmesini sevmez”. Hz Peygamber ve asla çirkin söz söylemez, bile bile ahlaka aykırı çirkin konuşmaları yapmazdı. İslam ahlakına uyumayan kaba ve çirkin sözler söylenmesi Argo ve küfürlerin sarf edilmesi, müstehcen Fıkra ve hikayelerini anlatılması inanan kimsenin vakar ve saygınlığına gölge düşürecektir. Bir gün sevgili peygamberimize

Allah'ın resulü İslam'ın inananların hangisi daha faziletlidir diye sordular Peygamberimiz; “Dilinden ve elinden gelecek kötülükler konusunda Müslümanların Güven içinde oldukları kimse” buyurdu. İyi müslüman diliyle başka insanları incitip ciddi zarar vermediği gibi kendisini ilgilendirmeyen konularda mümkün olabildiğince az konuşur.

Bulunduğu mertebeye nasıl ulaştığı sorulan Lokman Aleyhisselam şu cevabı vermiştir; Doğru sözlülükle, emaneti ehline teslim etmekte ve kendini ilgilendirmeyen konularla meşgul olmamakla” demişti. Ondan dolayıdır ki ilim adamlarını sıkıştırmak küçük duruma düşürmek Ve mantık oyunları ile gerçeği çarpıtmak için sorular sormak ve görmediği halde görmüş gibi Rüya anlatmak Peygamber Efendimiz tarafından yasaklanmıştır.

İnsanları doğru yoldan saptırma veya hak dini alaya almak amacıyla değersiz boş sözlerle ilgi gösterip onları öğrenenler insanı perişan eden bir azapla tehdit edilmişlerdir. Sevgili peygamberimiz kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa Ya hayır söylesin ya da sussun prensibi ile Müslümana kendisini kontrol etme yeteneğine kazandırmak istemişler.

İnsan ağzından çıkan cümlelerin bir fayda sağlayıp sağlamayacağını katmalı önce düşünmeli sonra konuşmalı. Söyledikleri iyiliğe vesile olmayacak da zarar verecekse tutmalıdır. Diğer yandan insanların yüzlerine karşı konuşurken gösterilen hassasiyetin arkalarından da konuşurken sürdürülmesi gerekmektedir. Kimsenin duyduğunda üzüleceği bir şey doğru bile olsa onun Yokluğunda konuşulmamalıdır.

Çünkü Peygamberimizin ifadesine göre bu kıybettir. Hiç kimsenin yanında bulunan kimseyi dışlayarak kendi aralarında konuşmaları ve toplum içinde fısırdaşmak da hazreti peygamber tarafından çirkin görülmüştür. Dolayısıyla kötü konuşmak kadar söyledikleri duymasa bile çevrendeki insanlardan rahatsızlık oluşturacak şekilde konuşmak da dinimizce hoş karşılanmamıştır.

Konuşurken karşıdaki insanı rencide eden ve aşağılayan ifadelere asla izin vermeyen Allah Resulü o günün bir gerçekliği olan efendilik-kölelik ilişkisinde bile ona dikkat edilmesini emretmiş, bir kişinin erkek ya da kadın kölesine kulum demesin yasaklayarak evladım kızım gibi kelimelerin kullanılmasını istemiştir.

Çünkü insan Ancak Allah'a kul olmalı her ne kadar mal ve mevki sahibi olsa da yanında çalışanların ona değil Allah'a ait kullar olduğunu unutmamalıdır. Diğer taraftan gelecekle ilgili konularda konuşurken Allah'ın takdir belgesini göz ardı etmemeli, kesin konuşmak yerine İnşallah demelidir. Çünkü sınırlı bir iradeye sahip olan insan gelecekte olumlu olanları belirleyecek mutlak irade sahibi değildir.

Güzel ve nitelikli konuşmak ancak sağlam ve doğru bilgi sahibi olmak ile Mümkün olabilir. İnsanların sadece kendi bilgi ve birikimini ve yetinip hayatlarını sürdürmek ihtiyaçlarını karşılama ve huzur dolu bir hayat vardı yakalama çabaları tarih boyunca başarılı olmuştur.

Bunun doğal bir sonucu olan insanların başkalarını ilgilendiren bilgilenme muhtaçtırlar bilgi edinmenin en meşhur yolu ise dinlemektir buna binaen hadis üretiminde en çok kabul gören öğrenme metodu Sema yani hocayı bizzat dinlemelidir. Dinlemey ise ancak Neyi nasıl öğrenmesi ve nelerin bilinmesi gerektiğini bilerek hareket eden kimseler başarabilir.

Aradım ilmi,

Kıldım talep

İlim geride kaldı

İlla edep İlla edep

özdeyişi dinlemeyi anlamlı kılan şeyin onun adabı olduğunu veciz şekilde dile getirmektedir

DİĞER YAZILARI Aykut Edibali Perspektifiyle İran-İsrail-ABD Savaşı Analizi Modern Sömürgecilik Tezi Açısından Jeopolitik Değerlendirme 01-01-1970 03:00 *Gençlik Nereye Gidiyor? Bir Öğretmenin Ardından Vicdan Muhasebesi* 01-01-1970 03:00 İstiklal Marşı Ve Çanakkale'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 DİJİTAL BİR PROGRAMLA İZLEYİCİ İLE BULUŞMAK 01-01-1970 03:00 SİYASET ZOR ZENAAT VESSELAM 01-01-1970 03:00 BÜYÜK TÜRKİSTAN İÇİN GÖREVE ÇAĞRIDIR 01-01-1970 03:00 Millet Partisi ve YMM 01-01-1970 03:00 İntiharlar bize sorumluluğumuzu hatırlatmıyor mu? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ZAFERİ, BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN 01-01-1970 03:00 KAHRAMANMARAŞ HALA FRANSIZ İŞGALİNDE 01-01-1970 03:00 BEKA 01-01-1970 03:00 KADIN ÜZERİNDEN DEĞİŞİM YAŞANMASI TOPLUMA VE KADINA HAKARETTİR. 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLETİN İTTİFAKI NASIL KURULMALIDIR? 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELE HAREKETİ VE DERİN MİLLET 01-01-1970 03:00 HZ. PEYGAMBERİ DOĞRU ANLAMAK YADA ONU BU ÇAĞA GETİRMEK. 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE LAİKLİK 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl ve giderken donmak 01-01-1970 03:00 TÜRKİYEDE BİR ÜST AKILMI VAR? 01-01-1970 03:00 AL PAPAZI VER PAPAZI DİYE BAŞLAYAN BİR HİKAYE 01-01-1970 03:00 CAMİLER HAFTASI VE CUMHURBAŞKANI KONUŞMASI 01-01-1970 03:00 29 EYLÜL ÖZEL BİR GÜN 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00 Vesayet mi? 01-01-1970 03:00 SEN NE BİLİYORSUN Kİ 01-01-1970 03:00 KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK! 01-01-1970 03:00 YALANMI HAKİKAT MI? 01-01-1970 03:00 GEÇ DE OLSA GENEL SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMEK İSTEDİM 01-01-1970 03:00 NİHAYET ORTALIK SÜT LİMAN OLDU 01-01-1970 03:00 YENİDEN BAŞLAMALIYIZ… 01-01-1970 03:00 ÇÜRÜYORUZ 01-01-1970 03:00 Adaleti ve ahlakı olmayan seçim 01-01-1970 03:00 NE ZAMAN AKIL EDİP KENDİMİZE DÖNECEĞİZ 01-01-1970 03:00 FETİH RUHU VE İSTANBUL'UN FETHİ 01-01-1970 03:00 MİLLET YİNE OYALANMAYA DEVAM EDİYOR 01-01-1970 03:00 YERLİ VE MiLLİ KİM? GAYRİ MİLLİ? KİM 01-01-1970 03:00 SEÇİM Mİ? SAVAŞ MI? 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-3 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-2 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-1 01-01-1970 03:00 BİRLEŞTİRMEK Mİ AYRIŞTIRMAK MI? 01-01-1970 03:00 Türk Polis Teşkilatı 01-01-1970 03:00 SİYAYET KİRLENDİ 01-01-1970 03:00 SÖZ VERDİK GERİ DÖNMEYİZ DİYENLER..    01-01-1970 03:00 TRT DE NELER OLUYOR? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE VE MİLLİ ORDU 01-01-1970 03:00 BATI İSLAMÇILARI MODERN YENİÇERİ GİBİ KULLANIYOR 01-01-1970 03:00 SEVME VE SEVİLMEYLE ALLAH A ULAŞMA 01-01-1970 03:00 ORDU MİLLET SİYASETE RAĞMEN EL ELE 01-01-1970 03:00  KADINLARI BİR GÜN DEĞİL HER GÜN ANMAMIZ SAHİP ÇIKMAMIZ GEREK 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELEYİ VE MİLLET PARTİSİNİ KÖRELTEN İTTİFAKLAR!.. 01-01-1970 03:00 HAYAT VE EKMEK KAVGASINA DÜŞÜRÜLEN MİLLET ASIL DAVASINI UNUTTU 01-01-1970 03:00 HAK VE ADALET DÜŞMANI GİZLİ TROLLER 01-01-1970 03:00 DEVLET KARİYER YERİNE ALAYLILARA TESLİM 01-01-1970 03:00 KADINA ŞİDDET, ÇOCUKLARA VAHŞET! 01-01-1970 03:00 TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00          ABD İLE İLİŞKİLER 01-01-1970 03:00 İKTİDARA GELENDE FiRAVUN KİM, MUSA KİM? 01-01-1970 03:00          ORTADOĞUDA İPLER İPLER KİMİN ELİNDE? 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN ÇIKMAZ SOKAĞI 01-01-1970 03:00 NE AMERİKA NE RUSYA ÇÖZÜM.. 01-01-1970 03:00 AFRİN HAREKATI ÜZERİNE UYARILAR 2 01-01-1970 03:00 AFRİN ZEYTİN DALI HAREKATI ÜZERİNE UYARI 1 01-01-1970 03:00 KIBRIS HAREKÂTI İKTİDARIYLA BU GÜNKÜ İKTİDAR 01-01-1970 03:00 HAMASET KAREKTERİMİZE DÖNÜŞMÜŞ 01-01-1970 03:00 BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM 01-01-1970 03:00 DİN ADAMLARI, AYDINLAR VE YÖNETİCİLER UHDENİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRİN 01-01-1970 03:00 SİYASETİN ZARURETİ VE NASIL BİR SİYASET! 01-01-1970 03:00 "GÜÇLÜ OLANIN HAKLI OLDUĞU DEĞİL, HAKLI OLANIN GÜÇLÜ OLDUĞU BİR DÜNYA" 01-01-1970 03:00 BENDE ALTINOVA GAZETESİNDEYİM 01-01-1970 03:00 GÜNAH KEÇİSİ 01-01-1970 03:00