SİYASETİN ZARURETİ VE NASIL BİR SİYASET!

Atanur Çelik

01-02-2018 09:49

Fert ve toplumların varlığı için siyaset zaruridir.

Siyasetin, milletin değerleriyle uyumluluğu, ahlaklı ve ilkelliği önemlidir. İlmi ve rahmanı siyaset anlayışıyla bugünkü siyasi anlayış arasında çok fark vardır. Bundan dolayıdır ki, gerçek anlamda siyaset üzerine düşen görevi yerine getirememektedir! O halde nasıl bir siyasi anlayışa sahip olunmalı, ölçü ne olmalıdır? Bu ortaya konmadan yapılan siyaset boş ve askıda kalacaktır.


İnsanın, Müslüman’ın din, devlet ve vatan gibi önemli değerleri vardır, bunlar ihmale gelmez. Bu değerleri korumak için mücadele şarttır. İşte siyasetin önemi burada daha iyi ortaya çıkıyor. Bunların devamlılığı için siyaset zaruridir. Siyaset; devlet, millet işlerini düzenleme olduğu gibi siyaset, problemleri çözme, fert ve toplumsal olarak hayatta birlik olma güzel, mutlu yaşama becerisidir denebilir. O halde fert ve toplumun refahı, saadeti için dini, ilmi, milli açıdan siyaset zarurettir. Dini açıdan bakıldığında; “Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar, fitneden fesattan eser kalmayıncaya kadar Allah yolunda mücadele ediniz” Yine “İçinizde iyilikle emredip, kötülükten alıkoyan bir zümre bulunsun. Onlar kurtuluşa erenlerdir.” Ayet mealleri açıktır. Devlet, millet için hayatidir. Bu gün Filistin’in durumu ve diğer insanların devletsiz yaşama zorlukları ve vatanı olmayan milletlerin de köle gibi yaşamaları göz önündedir…


Doğru ve dürüst siyaset; ilme, erdeme, ahlaka dayanan siyaset yapmanın hem manevi, hem milli hem de insani bir zaruret olduğu bilinmelidir. Bizim siyasi anlayışımız çıkar ilişkilerine dayanan, sömürmeyi çağrıştıran bir siyaset değil, toplumsal huzur ve refah için rahmani siyaset olmalıdır. Uzlaşıyı, barışı ve birliği, dirliği sağlayan yerli ve milli bir siyasi anlayış olmalıdır. Ankara’dan yönetilen bir siyasi anlayış olmalıdır. İnsanların heba edilmediği, insan hayatının feda edilmediği, sorgulanan bir siyaset anlayışı olmalıdır!


Siyasetçi devleti yönetecek ehliyette olmalıdır. Bu günkü siyasetçi anlayış, oy toplama simsarlığından öteye gitmeyen bir yapıda. Oy toplama profesyonelleri ciddi devlet adamı olamazlar. Türkiye bilgisiz siyasetçilerle, oy avcılığı yapan profesyonelleri tarafından yönetildiği sürece sıkıntıdan kurtulamaz. Sığ düşünen siyasetçi günü kurtarmakla uğraşır, devlet adamı ise bugünün ve yarının problemleri ile uğraşır. Günü kurtarma derdinde olan siyasetçiler geleceğe yön veremezler. Dün başka bugün başka söyleyenler güven telkin edemezler. Siyaset oy hesabıyla tasarlanan oy toplama simsarlığına dönüşmemeli, siyaset dava insanlarıyla anlam kazanmalıdır. Bedavacılar ülkeyi zarara sokarlar. Oy toplama oy hesabıyla yatıp kalkanlardan devlet fayda göremez. Bilgisiz siyasetçiler oy bezirgânlığı ve avcılığı yaparlar devlet ciddiyetinde olamazlar.


İnsani, ahlaki ve vicdani değerleri göz ardı eden siyasetin hüküm sürdüğü toplumun sağlığı bozuktur. Bağıranlar kavga edenler düşünmeyi, gelişmeyi unutmuş olanlardır. Böylesi toplumlarda, başta hukuk olmak üzere tüm kurumlara ve buna bağlı orak da siyasete ve siyasetçilere güven duyulmaz olur.
Siyaset ve siyasetçide ölçüler şaşmış, çoğunda milli menfaatten, hayırdan uzak hakka hukuka götürmeyen yol üzerindeler. Siyaset kirlilikten kurtarılmalıdır. Siyasetçi dava adamı olmalıdır. Siyasetçi her türlü imkânsızlığa, engele meydan okuyan ve modern çağa göre idealist Müslüman olmalıdır. Bu günkü siyaset üzerine düşen görevi bir türlü yerine getiremiyor. Bazı siyasi partiler kandan beslenen siyaset uygularken bazıları da bunun istismarını yaparak ve ülkeyi çözümsüzlüğe sürükleyerek siyaset yapmaktadırlar. Siyaset ülke meselelerinin çözümünde bir uzlaşı, barışı sağlama, toplumun refah ve saadeti için çözüm üretme merkezleridir. Herkes buna göre siyaset yapmalıdır.


Siyasetçiler ve siyasi partiler milleti sıkıntıya sokan temel problemlere çözüm getirmek, devlet, millet menfaati yolunda olmak için vardır. Bazı siyasi partiler sorumluluklarını idrak eden politikalar tespit ederek uygulamak yerine sorumluluklarını başkalarına yüklemeye çalışan tavır sergileyerek çıkar peşinde koşmaktadırlar.


Bunun yanında yalnızca halkı temsil etmek ve hiçbir beklenti olmadan millet ve devleti için olmak isteyenler vardır. Bir kişi olacağına binler olmak isteyen fedakâr insanlar mevcuttur. Bunların bir kısmı şu an sağda solda yazarlık, sanatçılık, eğitimcilik ya da bir işle uğraşıp önemsiz insanlar olmaya çalışan önemli insanlardır. İçimizde devleti yönetecek ehliyetli iyi insanlar elbette vardır. Binlercesi her gün gördüğümüz insanlar arasındadır. Ancak politika algısı değişmedikçe bunlar yerlerine ulaşmayacaktır.


Türkiye pek uzun bir zamandan beri bilgisi sınırlı, yerli kültürden uzak, kaliteden daha çok kantiteye önem veren politikacılar tarafından yönetildiği için başı dertten kurtulmuyor. İçeride milli bütünlüğü ve yaşam huzuru azalırken, dışarıda güvenilirliği ve itibarı da inişe geçiyor, ekonomi ise tamamen yabancı sermayeye dayanan ve dış dünyanın tefecileri tarafından dayatılmış yalancı ‘gelişmelerle’ baş aşağı gitmeye zorlanıyor…


Türkiye’nin, bölgemizin ve dünyamızın çok zor bir dönemeçten geçtiği bir dönemde ilme ve hikmete, ahlaka, erdeme, liyakate, hukuka, adalete, gerçek demokrasiye ve idealist insan umuduna dayanan siyasetin; ülkemiz, bölgemiz ve dünyamız için olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğudur. Ancak böyle bir siyasi anlayış ülkemizi “Muhteşem Türkiye” medeniyetimizi de “Büyük Barış Medeniyeti” yaparak çağın idrakine yeniden sunulmasını sağlar.


Ülke ve millet olarak gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Günü birlik siyaset yazboza benzer. Siyasi düşüncenin milletle barışık ve örgütlenmesi gerekir ki, sistem, düzen o anlayışa göre işlesin. Ülkemiz, bölgemiz ve dünyamız için hasretle beklenen yerli ve milli bir siyaset büyük bir misyon üslenmiş siyasetçilerle bir medeniyetin diriliş hamlesiyle büyük hülyalar ve sevdalara yol almak kolaylaşacaktır. Siyaset zarurettir. Ölçüleri koy yola koyul senin de bir davan olsun, emin ol gerisi müjdelerle gelecektir.


 

DİĞER YAZILARI Aykut Edibali Perspektifiyle İran-İsrail-ABD Savaşı Analizi Modern Sömürgecilik Tezi Açısından Jeopolitik Değerlendirme 01-01-1970 03:00 *Gençlik Nereye Gidiyor? Bir Öğretmenin Ardından Vicdan Muhasebesi* 01-01-1970 03:00 İstiklal Marşı Ve Çanakkale'yi Anlamak 01-01-1970 03:00 DİJİTAL BİR PROGRAMLA İZLEYİCİ İLE BULUŞMAK 01-01-1970 03:00 SİYASET ZOR ZENAAT VESSELAM 01-01-1970 03:00 BÜYÜK TÜRKİSTAN İÇİN GÖREVE ÇAĞRIDIR 01-01-1970 03:00 Millet Partisi ve YMM 01-01-1970 03:00 İntiharlar bize sorumluluğumuzu hatırlatmıyor mu? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ZAFERİ, BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN 01-01-1970 03:00 Politikacılar dillerine sahip olmalıdır 01-01-1970 03:00 KAHRAMANMARAŞ HALA FRANSIZ İŞGALİNDE 01-01-1970 03:00 BEKA 01-01-1970 03:00 KADIN ÜZERİNDEN DEĞİŞİM YAŞANMASI TOPLUMA VE KADINA HAKARETTİR. 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLETİN İTTİFAKI NASIL KURULMALIDIR? 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELE HAREKETİ VE DERİN MİLLET 01-01-1970 03:00 HZ. PEYGAMBERİ DOĞRU ANLAMAK YADA ONU BU ÇAĞA GETİRMEK. 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET, DEMOKRASİ VE LAİKLİK 01-01-1970 03:00 Yüzüncü Yıl ve giderken donmak 01-01-1970 03:00 TÜRKİYEDE BİR ÜST AKILMI VAR? 01-01-1970 03:00 AL PAPAZI VER PAPAZI DİYE BAŞLAYAN BİR HİKAYE 01-01-1970 03:00 CAMİLER HAFTASI VE CUMHURBAŞKANI KONUŞMASI 01-01-1970 03:00 29 EYLÜL ÖZEL BİR GÜN 01-01-1970 03:00 NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00 Vesayet mi? 01-01-1970 03:00 SEN NE BİLİYORSUN Kİ 01-01-1970 03:00 KEL BAŞA ŞİMŞİR TARAK! 01-01-1970 03:00 YALANMI HAKİKAT MI? 01-01-1970 03:00 GEÇ DE OLSA GENEL SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMEK İSTEDİM 01-01-1970 03:00 NİHAYET ORTALIK SÜT LİMAN OLDU 01-01-1970 03:00 YENİDEN BAŞLAMALIYIZ… 01-01-1970 03:00 ÇÜRÜYORUZ 01-01-1970 03:00 Adaleti ve ahlakı olmayan seçim 01-01-1970 03:00 NE ZAMAN AKIL EDİP KENDİMİZE DÖNECEĞİZ 01-01-1970 03:00 FETİH RUHU VE İSTANBUL'UN FETHİ 01-01-1970 03:00 MİLLET YİNE OYALANMAYA DEVAM EDİYOR 01-01-1970 03:00 YERLİ VE MiLLİ KİM? GAYRİ MİLLİ? KİM 01-01-1970 03:00 SEÇİM Mİ? SAVAŞ MI? 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-3 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-2 01-01-1970 03:00 İTTİFAKLARIN DÜNÜ BU GÜNÜ-1 01-01-1970 03:00 BİRLEŞTİRMEK Mİ AYRIŞTIRMAK MI? 01-01-1970 03:00 Türk Polis Teşkilatı 01-01-1970 03:00 SİYAYET KİRLENDİ 01-01-1970 03:00 SÖZ VERDİK GERİ DÖNMEYİZ DİYENLER..    01-01-1970 03:00 TRT DE NELER OLUYOR? 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE VE MİLLİ ORDU 01-01-1970 03:00 BATI İSLAMÇILARI MODERN YENİÇERİ GİBİ KULLANIYOR 01-01-1970 03:00 SEVME VE SEVİLMEYLE ALLAH A ULAŞMA 01-01-1970 03:00 ORDU MİLLET SİYASETE RAĞMEN EL ELE 01-01-1970 03:00  KADINLARI BİR GÜN DEĞİL HER GÜN ANMAMIZ SAHİP ÇIKMAMIZ GEREK 01-01-1970 03:00 YENİDEN MİLLİ MÜCADELEYİ VE MİLLET PARTİSİNİ KÖRELTEN İTTİFAKLAR!.. 01-01-1970 03:00 HAYAT VE EKMEK KAVGASINA DÜŞÜRÜLEN MİLLET ASIL DAVASINI UNUTTU 01-01-1970 03:00 HAK VE ADALET DÜŞMANI GİZLİ TROLLER 01-01-1970 03:00 DEVLET KARİYER YERİNE ALAYLILARA TESLİM 01-01-1970 03:00 KADINA ŞİDDET, ÇOCUKLARA VAHŞET! 01-01-1970 03:00 TOPLUM OLARAK NEREYE GİDİYORUZ? 01-01-1970 03:00          ABD İLE İLİŞKİLER 01-01-1970 03:00 İKTİDARA GELENDE FiRAVUN KİM, MUSA KİM? 01-01-1970 03:00          ORTADOĞUDA İPLER İPLER KİMİN ELİNDE? 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN ÇIKMAZ SOKAĞI 01-01-1970 03:00 NE AMERİKA NE RUSYA ÇÖZÜM.. 01-01-1970 03:00 AFRİN HAREKATI ÜZERİNE UYARILAR 2 01-01-1970 03:00 AFRİN ZEYTİN DALI HAREKATI ÜZERİNE UYARI 1 01-01-1970 03:00 KIBRIS HAREKÂTI İKTİDARIYLA BU GÜNKÜ İKTİDAR 01-01-1970 03:00 HAMASET KAREKTERİMİZE DÖNÜŞMÜŞ 01-01-1970 03:00 BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM 01-01-1970 03:00 DİN ADAMLARI, AYDINLAR VE YÖNETİCİLER UHDENİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRİN 01-01-1970 03:00 "GÜÇLÜ OLANIN HAKLI OLDUĞU DEĞİL, HAKLI OLANIN GÜÇLÜ OLDUĞU BİR DÜNYA" 01-01-1970 03:00 BENDE ALTINOVA GAZETESİNDEYİM 01-01-1970 03:00 GÜNAH KEÇİSİ 01-01-1970 03:00