…TOPAL KARINCA…

Süleyman Altunbaş

11-02-2023 16:27

İçten içe özgürce uçmak istiyordum. Ama ne mümkün ! Derin bir nefes alıp düşündüm: Ülkemin gelincik saçlı kızları, her gün ağarmasında gece karanlığına kadar umut ektiler köylerindeki tarlalarına. Dumanlı dağların başındaki gök mavisine uzandı elleri. Gülüşleri ülkeleri gibi sıcacık ve güzeldi.

Çağlayan derelerin coşkusunu taşıyorlardı yüreklerinde. Çalışırken bir bir dökülürdü dünyevî dertleri mavi peştemallarından toprağa. Yağız delikanlıların yeni terleyen bıyık altı tebessümlerine kapılırdı yürekleri. Eylüller ıraktı hülyalarından. “Azıcık Aşım, Kaygısız Başım” düsturuyla yetiştirildikleri için yoksulluğa tevekkül ile boyun bükerlerdi. Ne zaman kaytan bıyıklı delikanlı cenaze sayısı artmaya başladı, o zaman sorular akın etti zihinlerine: “Vatan ne demek? Neden ölüyor bu genç delikanlılar ? Neden “şehit” deniliyor onlara ? … Gülbaharlar sorularla solmaya başladı yavaş yavaş bu ülkede. Soludukları hava bile batar oldu gül sînelere. Ateşin düştüğü ocaklarda kızıl şerbetler içilirken, başlar hep dik, “Vatan Sağ Olsun !”  vakarı… Gün döndü aydınlandı beyinler. Daha bir süzer oldular haberleri ve ardındakileri ve gördüler ki vatanı satanlar  vatan için ölenlerden daha itibarlı hâle gelince ağıtların şekli değişti.

Kahırlar ,beddualar, sağanak sağanak  yağdı, muhatapları aldırış etmeseler de… Tarlalar artık küf kokuyordu. İlk kez 4x4 ‘ün (cip) ne olduğunu, önceden kendisi gibiyken, sihirli bir değnek değen kapı komşunun kapısında görüyorlardı. İlk kez, gururlu ve başı dimdik Fatma teyze, komşularına bakarken gözlerini kaçırıyordu; evine beleş kömür-yağ-un-şeker sık sık bırakıldıktan sonra... İlk kez köye siz-biz yüzünden ayrılıklar giriyordu. İmece anılarda kalıyordu. Nisan’daki papatya tarlalarındaki halaylara, horonlara kalkacak adam gibi sevgili de kalmadı. Gelincik tozları paçalarına bulaşamaz oldu artık. Hüznün çaresizliğinde kapattılar kapılarını bir birlerine.

Bazıları bazılarının üzerini kırmızıyla çizip, gözden çıkarır oldu.  “Sessiz yığınız ya, hiçbir şeyden anlamayız ya !!! ondan her hal… Bu bize reva mı ? Bu kahır yüklü bulutlar elbet sebep olanların üzerlerine yağacaktır !” tekerlemesi erkeklerin ve kadınların, kızların ellerinde  tesbih ve dudak kıvrımlarında dua oldu. Ve güven, gök gözlü bir çocuğun avuçlarındaydı sımsıkı. Ve parmakları gevşedi… Gevşedi…Yere düştü kardeşlik…Birlik… Sevgi… Artık buz mavisi gözler ve eller başka bir şeye uzanıyor kavramak için. Başka bir şeye… Ey hayatı kirletenler ! Ey kir içinde yüzenler ! Unutmayın !  Ben topal bir karıncayım ! 

Topal karınca; hani hedefine gitmek için ölümü seve seve göze alan topal karınca…

DİĞER YAZILARI …ÇİLE ÇİLE ÖRDÜĞÜM… 01-01-1970 03:00 “DUR KARDEŞİM, KIPIRDAMA ! AMBULANS YOLDA… 01-01-1970 03:00 …SABAH YILDIZLARI… 01-01-1970 03:00 …NE GÜZELDİ SENİ SEVMEK… 01-01-1970 03:00 İNCEDEN İNCEDEN BİR SENSİZLİK ISLATIYOR BENİ 01-01-1970 03:00 GÖRSENE ! ANLASANA ! 01-01-1970 03:00 UZAKLIKLAR ACITIYOR 01-01-1970 03:00 KADIN VE ŞİİR 01-01-1970 03:00 ESİNTİ 01-01-1970 03:00 KELİMELERİME SULAR YÜRÜYOR 01-01-1970 03:00 DİYECEKMİSİN ? 01-01-1970 03:00 YALNIZLIK NÖBETİ 01-01-1970 03:00 HAYDİ,DÖN ! TUTUŞTUR AŞKIMIZI ELİME YENİDEN 01-01-1970 03:00 ONU KENDİMDE SEVİYORUM 01-01-1970 03:00 GÜNÜMÜZDEKİ AŞKLARA BİR ÖRNEK 01-01-1970 03:00 …MAVİ SEVGİLİ… 01-01-1970 03:00 İÇİMDE, KANIMDASIN 01-01-1970 03:00 BENCE AŞK 01-01-1970 03:00 …GELİYORUM: HER ŞEYİMLE… 01-01-1970 03:00 :….Kadın Ve Şiir… 01-01-1970 03:00 BU GECE SENİ İSTİYORUM 01-01-1970 03:00 …KANATLARIM YOK Kİ… 01-01-1970 03:00 …VE GÜNLERDEN SALI İDİ… 01-01-1970 03:00 …DOST… 01-01-1970 03:00 ANNEMSİZLİĞİN YAZ’INDA 01-01-1970 03:00 YOKLUĞUNDA YAPRAK GİBİ KURUYORUM 01-01-1970 03:00 UNUTMANIN LEZZETLİ YANI 01-01-1970 03:00 …YABANA GÖÇ… 01-01-1970 03:00 4 Adet Şiir 01-01-1970 03:00 …VAROŞLARDA HAYAT… 01-01-1970 03:00 …SERZENİŞ… 01-01-1970 03:00 ...MAVİ SARSAK BİR MARTI... 01-01-1970 03:00 ...KEŞKE GELEBİLSEYDİN... 01-01-1970 03:00 … ARASATTA KALMIŞ GİBİYİM… 01-01-1970 03:00 YANIBAŞIMDA… 01-01-1970 03:00