Almanya'da "konuşamayabilir" denilen minik Tuğra, Türkiye'de şifa buldu

- Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Nöroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Yasemin Topçu:- "Tuğra, kelimeleri tam çıkartamıyordu, sosyal ve davranış problemleri içeren otizm benzeri bulguları vardı. İlacın yanında sosyal ve bireysel eğitimle de hastamızı destekleyerek tedavi sürecinde çok olumlu ilerlemeler kaydettik"- Hastanın annesi Çiğdem Ateş:- "Tedavisi başladıktan sonra emeklemeye, kahkaha atmaya, konuşmaya, anne ve babayı tanımaya başladı"

Almanya'da

İSTANBUL (AA) - Almanya'da epilepsi ve tuberoskleroz hastalığı yüzünden ilerleyen yıllarda yürüyememe ve konuşamama ihtimali olabileceği söylenen 5 yaşındaki Tuğra Cihangir Ateş, Türkiye'de Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde şifa buldu.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamaya göre, Tuğra Cihangir Ateş'in 4 yıllık tedavi sürecinin sonunda koşarak ve şarkı söyleyerek taburcu edildiği anlar, hem aileyi hem doktorlarını duygulandırdı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yasemin Topçu, 9 aylıktan itibaren Tuğra'nın sara, yani epilepsi olarak tanımlanan kasılma, titreme bilinç değişikliği ile giden epileptik nöbetleri olduğunu, ilk olarak Türkiye'de çok merkezde olmayan 24 saatlik video EEG monitörizasyon ile hastayı izlediklerini bildirdi.

Topçu, şunları kaydetti:

"Uzun EEG çekimleri ile hastanın epileptik odaklarını bulma şansımız oluyor. Ayrıca gerçek epileptik nöbet ile epileptik nöbetle karışan yalancı nöbetleri ayırabiliyoruz. Bu konuda karar vermede ne yazık ki kısa çekimler fayda sağlamıyor. Bu uzun EEG çekimleri ile çocukları gereksiz tedavi ve ilaç alımından koruyoruz. Böylece daha erken sürede hastalık seyrinde pozitif adımlar atmamızı sağlıyor. Bu hastalık da beyinde lezyonlar yapabiliyor. Epilepsi ve tuberoskleroz tanısı alan kişiler gerektiğinde cerrahi müdahaleye uygun olabiliyor. Biz de öncelikle hastamızda lezyonları değerlendirdik ve müdahale edilebilecek odakları bulmaya çalıştık ve ameliyat olasılığını epilepsi konseyinde değerlendirdik. Sonunda sadece ilaç değişikliğine gittik. Böylelikle uygun yaşta, uygun epileptik nöbetlere doğru ilaçları vererek nöbetleri tamamen kontrol altına alabiliyoruz."

Topçu, Tuğra'nın ilk ilaç değişikliğinde bile olumlu gelişmeler yaşandığını aktararak, "Tuğra, kelimeleri tam çıkartamıyordu, sosyal ve davranış problemleri içeren otizm benzeri bulguları vardı. İlacın yanında sosyal ve bireysel eğitimle de hastamızı destekleyerek tedavi sürecinde çok olumlu ilerlemeler kaydettik. Cilt üzerinde çok sayıda beyaz lekeler, gelişim problemleri ve diğer nörolojik bulgularla seyreden tuberoskleroz gibi hastalıklara takipte dirençli nöbetler eşlik ediyorsa çocuklarda mental gelişim engelleniyor. Ayrıca dikkat, hafıza ve öğrenme problemleri artıyor. Erken teşhis ve tek merkezden düzenli takip bu süreçte önemli rol oynuyor. Şu an Tuğra'nın tüm nöbetleri sona erdi ve gelişim süreci iyi ilerliyor." ifadelerini kullandı.


- "Hiç ameliyat olmadan epilepsi nöbetleri kesildi"


Hastanın annesi Çiğdem Ateş de hastalığın başlangıç süreci ve yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti:

"Tuğra, 3 aylık olduğunda birdenbire kendini kasmaya başladı. Daha öncesinde vücudunda beyaz lekeler gördük. Nöbetler, sürekli ağlamalar ve kasılmalar oldu. Almanya'da doktora gittiğimizde 'bir sorun olmadığını' söyleyip bizi geri gönderdiler. Her şeyin yolunda olduğunu, hiçbir problemin olmadığını söylediler. Ancak çocuğun ağlamaları ve kasılmaları devam ediyordu. Sonrasında daha kapsamlı kliniklere gittik. Beyninde iyi huylu tümör olduğunu ve epilepsi tanısı da koyduklarını söylediler. Ancak tedaviye nereden başlayacaklarını bilemediklerini belirttiler. Medipol Mega'ya geldiğimizde doktora göründükten yaklaşık bir hafta sonrasında hiç ameliyat olmadan epilepsi nöbetleri kesildi. En son 2020'nin eylül ayında geçirdiği epilepsi nöbetinden sonra bir daha ataklar geçirmedi."

Nöbetlerin ilk 4 aylıkken gözlemlendiğini, bu dönemde çocuğunun kendisini tanımadığını belirten Ateş, "Nöbetlerle birlikte donuklaşmaya başladı, bize karşı tavırları değişti, tepki vermemeye, tanımamaya, gülmemeye başladı. Tedavisi başladıktan sonra emeklemeye, kahkaha atmaya, konuşmaya, anne ve babayı tanımaya başladı. Çocuğum Türkiye'de şifa buldu." ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner151

banner174