Faiz Artınca Gırtlağa Gelmiş Borçlar Ödenir mi?

Finans kapitalin kâğıt al, kâğıt sat, üretmeden kar et sistemi, S.O.S veriyor.

Borçlar orada yığılı bir şekilde duruyorken, faiz artır, faiz indir gibi oyunların, üretime bir yararı yoktur.

Her dalgalanma, servet sınıfını ve finans elitini daha da zengin eder.

Bu günlerde faizleri artır diyen servet sınıfı ve finans elitleri, yarın faizleri düşürün diye bağırır.

Üretim planlaması yerine, sözde serbest piyasa teslim olmak; servet sınıfı ve finans elitlerinin oyunlarına teslim olmaktır.

Merkez Bankasının, 102 milyar dolarını, dövizi sabit tutmak için sat diyenler de spekülatörlerdi, faizleri artırın, size dışarıdan para(dolar) bulalım diyenler de servet sınıfı elitleridir.

Ekonomik hayatlarımızı yönetenler, ülkemizde mevcut imtiyazlı servet sınıfı ve finans yöneticileridir. 80 adet ticari banka ve fonlarda üretilen, itibari para basma durumu olduğu sürece, ulus devlet yetkililerinin ekonomi üzerinde bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Aşırı borçluluk durumundan kaynaklanan borçları ödeme baskısı ve bu borçları ödemek için, para oyunlarıyla gidilecek yol kalmamıştır.

Borçları ödeyebilmek için tüketimi kısmak, tasarruf etmek, üretim ve yatırımı planlamak gerekir.

Ülkemizin, üretimde ve yatırımda dışa bağımlı bir düzene (finans kapital) sahip olmasından ötürü, bu yolda kapalıdır.

Tasarruflarımız ise yok denecek kadar azdır. Borçlanarak tüketmenin sonuna gelinmiştir. Artık borçlanarak üretmenin de tüketmenin de sonuna varılmıştır.

Servet sınıfı elitleri, ulus devlete diyorlar ki; halktan vergi topla, şirketlere ver ki, dışarıdan yarı mamul alsın ve üretsin. Yoksa var olan üretim de durur, tehdinde bulunuyorlar.

Ulus devlet yetkilileri de onlara diyor ki; halk bir deri bir kemik kalmış, nasıl daha fazla vergi koyacağım!

Anlayacağımız ulus devlet ile servet sınıfı arasında son bir hesaplaşma daha olacak.

Ulus devlet yetki alanından, servet sınıfına daha fazla alan açılsın diye yaptığı şantajların sonuna geldik, sanırım. Çünkü zengin elitler ne istedilerse aldılar. Buna karşın, ülkemizi bir üretim üstü yapmadılar. Üretmeyip, montaj yolu ile ticaret yaparak, zenginliklerine zenginlik kattılar. Lakin halk fakirleştikçe ve borçlandıkça artık gidecek yer kalmadı.

Ekonomiyi anlamaya çalışanlar, kafasını faiz, döviz ve enflasyon meselesine takmasın. Bu parametrelerin hepsi servet sınıfının denetimindedir.

Servet sınıfının, ulus devletten istediği her istek, halktan alınıp kendilerine verilecek değerlerden başka bir şey değildir.

YORUM EKLE

banner151

banner174