GÜNCELLEME - Eski nişanlısının öldürdüğü avukat Yıldız Samsun'da son yolculuğuna uğurlandı

- Avukat arkadaşı Aslıhan Arat, ölmeden Dilara Yıldız'ın kendisine bir şey olursa avukatlığını yapmasını istediğini belirttiCENAZENİN DEFNEDİLMESİ VE RÖPORTAJLAR EKLENDİ

GÜNCELLEME - Eski nişanlısının öldürdüğü avukat Yıldız Samsun'da son yolculuğuna uğurlandı

SAMSUN (AA) - İstanbul Tuzla'da eski nişanlısı tarafından öldürülen 29 yaşındaki avukat Dilara Yıldız'ın cenazesi memleketi Samsun'da defnedildi.

Yıldız'ın cenazesi, İstanbul Barosu önünde düzenlenen törenin ardından memleketi Samsun'a gönderildi.

Bafra ilçesine bağlı Aktekke Mahallesi'ndeki babaevinde helallik alınmasının ardından cenaze, Aktekke Yatılı Bölge Ortaokulu bahçesine getirildi.

Burada Dilara Yıldız'ın anneannesi Sevim Kitapçı, torununun fotoğrafına sarılarak, "Yavrum, sen celladına mı aşık oldun? Şeytana mı aşık oldun? Kimse ekmeksiz kalmasın diye herkese yardım ediyordun yavrum. Çok acıyordun herkese. Ah yavrum, merhametli kızım." diyerek gözyaşı döktü.

Dilara Yıldız'ın cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında mahalle kabristanlığında toprağa verildi.

Yıldız'ın akrabalarından Turgut Çakmak, gazetecilere, çilingirle giren katil zanlısının 10 gün Dilara Yıldız'ın evinde kaldığını, memleketinden döndüğünde de onu rehin aldığını belirterek, "Yıldız, acıktığını söyleyerek bu caniyi ikna ediyor lokantaya, polisin yakınına kadar getiriyor. Arkadaşları polise ihbar ediyor. Buna rağmen benim polisim resmi kıyafetle operasyona geliyor. Sen bilmiyor musun ki adam bunu öldürecek. Cani de çekip vuruyor." diye konuştu.

Dilara Yıldız'ın dayısı Mustafa Kitapçı ise katilin bir cani olduğunu dile getirerek, "İnsan işi değil bu. Gözü dönmüş bir katil. O apartmandaki güvenlikçilerin haberi var, parmağı var. Çünkü o site tam korumalı bir site. Herkes giremez ama o eve girmiş, çilingir götürmüş. Nasıl girdin? 10 gün nasıl beklemişsin? Seni oradaki güvenlikler ne diye aldılar eve?" ifadelerini kullandı.

Eve geldiğinde zanlının Yıldız'ı darbederek senet imzalatmak istediğini anlatan Kitapçı, "Bana mal varlığını vereceksin, öyle ayrılırım. Arabayı vereceksin, demiş, dövmüş. Kız ikna ediyor. O sırada acilden telefon tuşundan polise haber veriyor. Arkadaşları mesaj atıyor. Olay zaten polisler geldiği anda oluyor. Orada daha tecrübeli sivil polisler gelip olaya müdahil olsaydı, belki bu olmayacaktı." diye konuştu.

Avukat arkadaşı Aslıhan Arat ise ölmeden Dilara Yıldız'ın kendisine bir şey olursa avukatlığını yapmasını istediğini belirterek, "Arkadaşımın vasiyetini yerine getirmeye çalışacağım. Zanlının en ağır cezayı alması için çalışacağım." dedi.

- "Son kez sarıldım ben çocuğuma"

Dilara Yıldız'ın annesi Elvan Yıldız da saldırganın ömür boyu hapis cezası almasını istediğini dile getirerek, "Kızımın katilinin tehdit ettiği zaman yakalanması gerekiyordu. Elektronik kelepçe varmış, neden takılmıyor? Çocuğum sosyal medyada paylaştı tehdit mesajını, neden hemen alınmadı, neden bulunmadı? Neden korunmuyor kadınlar? Neden korunmuyor bizim çocuklarımız?" diye konuştu.

Çocuğunun ihmaller sonucunda öldüğünü savunan Yıldız, şöyle konuştu:

"Polisin gözünün önünde vuruldu benim çocuğum. 5 kurşun attı çocuğuma. Polis öyle seyretti herhalde. Bizim polisimiz silah kullanmıyor, kurşun atmıyor, caniyi alıyor götürüyor. Benim çocuğum ölü yerlerde yatıyor. Çocuğum düştüğü halde yerde ateş etmiş. Çocuğumun koruma kararı vardı zaten. Yılbaşında buradaydı, buradan yolcu ettim. Memleketine gelmişken bir sürü alışveriş yaptı. Tereyağı aldı, bagajını doldurdu yola çıktı. Son kez sarıldım ben çocuğuma. Son kez yolcu ettim, sarıldım. Gitti artık benim çocuğum, yok oldu. Yok artık benim çocuğum."

Çocuğunu kurtarmak için çok mücadele ettiklerine ancak kimsenin bunu başaramadığına işaret eden anne Yıldız, "Kızım herkese yardım eden birisiydi. Aslında bu dünyaya fazla iyiydi benim yavrum. Bu kadar ileri gideceğini düşünmedik. Kimse böyle canice, korku filmlerinde olan bir planı düşünebilir mi? Benim çocuğum asla kadın cinayeti işleyen birisinin davasının almadı. En çok kızdığı şeydi, çok sinir olurdu. Bir şeyler yapmak istiyordu. Hatta 'Bir partiye gireceğim oradan milletvekili olacağım. Kadınların haklarını savunacağım.' diyordu." diye konuştu.

- TBB Başkanı Sağkan: "6 ayrı şikayette bulunmuş"

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Ramiz Erinç Sağkan ise acılarının çok büyük olduğunu vurguladı.

Meslektaşlarının cinayete kurban gitmesinin acısını yaşadıklarını dile getiren Sağkan, "Bir meslektaşımızı bir kadın cinayetinde kaybettik. Çok uğraşmış, 6 ayrı şikayette bulunmuş. Uzaklaştırma kararına rağmen yaşanan bir süreç." dedi.

Yıllardır barolar ve sivil toplum örgütleri olarak kadına dönük şiddetle mücadelenin yetersiz olduğunu, kanunun ve İstanbul Sözleşmesi'nin çok daha etkin uygulanması gerektiğini anlatmaya çalıştıklarını aktaran Sağkan, şöyle konuştu:

"Gelin görün ki bir gece kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıktığımız bir süreci yaşadık. Bu noktada İstanbul Sözleşmesi'nin önemini anlatmaya çalışırken bize hep 6284 sayılı Yasa'dan bahsedildi ancak bu yasanın uygulamasında ne kadar yetersiz kalındığını bugün maalesef bir meslektaşımızın verdiği onca çabaya rağmen bir hukukçunun, bir kadın avukatın verdiği onca çabaya rağmen katledilmesiyle bir kez daha çok acı bir olayla yaşamış olduk. Düşünün, bu olayın mağduru, öldürülen kişi bir kadın avukat. Bir de haklarını bilmeyen, yapacağı başvurulardan haberdar olamayan milyonlarca kadının halini düşünebiliriz."

Cenazeye cezaevinden özel izinle çıkan Dilara Yıldız'ın babası Ali Yıldız, kardeşleri Merve ve Sefa Yıldız ile yakınlarının yanı sıra CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancı, Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, Samsun Baro Başkanı Pınar Gürsel Yıldıran ve vatandaşlar katıldı.


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER