Kızılay, "Toplum Temelli Afet Yönetimi"ne geçiş için çalışma yürütüyor

- Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık: - "Kızılay olarak görevlerimizi biraz daha yaygın, etkin ve toplumla beraber yürütebilmek için 2030 Kızılay Stratejik Planı çerçevesinde önemli bir eylem planına karar verdik" - "Buradaki temel yaklaşım, Toplum Temelli Afet Yönetimi şekline geçilmesidir yani afet yönetiminin artık sadece devletin veya profesyonel kurumların vazifesi olmaktan çıkması ve her bir vatandaşımızın kendisinin de ailesinden, yaşadığı sokaktan, mahallesinden başlamak üzere bu süreçlerle ilgili afetlerin risklerinin öncesinde tanımlanması, birlikte bu afetlere hazırlanmasıdır" - "Afetler olduğunda önceden yapılmış planlamalar çerçevesinde birlikte müdahale edilmesi, afetin ilk fazı geçtikten sonra toparlanma noktasında da daha önceden tanımlanmış planlar çerçevesinde vatandaşlarımızla birlikte yol alınması gerekiyor"

Kızılay,

BAYBURT (AA) - BEŞİR KELLECİ - Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, hazırlayacakları 2030 Kızılay Stratejik Planı'nda vatandaşlara afet müdahale, iyileştirme ve risk azaltma süreçlerinde de sorumluluk verileceğini söyledi.

Çeşitli ziyaretlerde bulunmak için kente gelen Kınık, Kızılay Bayburt Şubesinde AA muhabirine, Türkiye'nin doğa ya da beşeri kaynaklı afetler noktasında 31 farklı riskle karşı karşıya olduğunu belirtti. Kızılay'ın, devletin Türkiye Afet Planı çerçevesinde tanımladığı bazı görevleri olduğunun altını çizen Kınık, "Kızılay olarak bu görevlerimizi biraz daha yaygın, etkin ve toplumla beraber yürütebilmek için 2030 Kızılay Stratejik Planı çerçevesinde önemli bir eylem planına karar verdik. Bununla alakalı da gereğini yaparak bunların departmanlarının oluşturulması, yatırımlarının yapılması, insan kaynakları ve fiziksel kapasitelerinin oluşturulması için çalışıyoruz." dedi.

Kınık, buradaki temel yaklaşımın "Toplum Temelli Afet Yönetimi" şekline geçilmesi olduğuna dikkati çekerek şu değerlendirmede bulundu:

"Yani afet yönetiminin artık sadece devletin veya profesyonel kurumların vazifesi olmaktan çıkması ve her bir vatandaşımızın kendisinin de ailesinden, yaşadığı sokaktan, mahallesinden başlamak üzere bu süreçlerle ilgili afetlerin risklerinin öncesinde tanımlanması, birlikte bu afetlere hazırlanmasıdır. Afetler olduğunda önceden yapılmış planlamalar çerçevesinde birlikte müdahale edilmesi, afetin ilk fazı geçtikten sonra toparlanma noktasında da daha önceden tanımlanmış planlar çerçevesinde vatandaşlarımızla birlikte yol alınması gerekiyor."

Türkiye'nin mevcut afet modelinde vatandaşların afet müdahale iyileştirme ve risk azaltma süreçlerinde çok fazla sorumluluğunun olmadığına işaret eden Kınık, şöyle devam etti:

"Bu çok doğru değil. Dünya bu konsepti değiştirdi artık. Sadece Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde vatandaşlarımız afetzede, faydalanıcı olarak geçiyor. Bu doğru değil. Bunun geliştirilmesi için AFAD'ın, Kızılay'ın ve akademinin de ciddi çalışmaları var. Afetlerle en fazla yüzleşen ve bu konuda iyi bir altyapısı bulunan Japonya ve Amerika'yı örnek aldığımızda, bu iki ülkenin de vatandaşlarının bütün bu afet süreçlerinde sorumluluklarını tanımladığı, onların da bu sürece katkıda bulunduğu bir toplum temelli afet yönetimine geçtiğini görüyoruz. Dolayısıyla biz de yapımızı buna göre dönüştürüyoruz."

- "Öncelikli hedefimiz vatandaşları afet konusunda bilinçlendirmek"

Başkan Kerem Kınık, ülke genelindeki her Kızılay şubesinin güvenli, sağlıklı bir yaşam merkezine dönüştürüldüğünü söyledi. Özellikle eğitim ve afetlere hazırlık konusunda çaba sarf ettiklerinin, öncelikli hedeflerinin de vatandaşları afet konusunda bilinçlendirmek olduğunun altını çizen Kınık, şunları kaydetti:

"Karadeniz Bölgesi'ndeyiz, bu bölgelerdeki heyelan, sel ve meteorolojik afetler noktasında yaşadığımız ve sürekli aslında benzerlerini tekrar tekrar yaşadığımız afetlerin temel sebebi, vatandaşlarımızın bu konuyla ilgili bilinç veya uygulama eksikliği noktasında. Eğer vatandaşlarımız bilseler ki sel yatağında bir yapılaşma olduğunda karşılaşacağı riskler, tehlikeler nelerdir veya yapısal anlamda sismik bir tehlikenin, bir fay hattının üzerinde bulunan bölgedeki insanlar yapılarının ona uygun olmadığını. Bu konuda bilinç oluşursa oraları terk edecekler ve doğal olarak oralar kendiliğinden dönüşecek. Dolayısıyla öncelikli hedefimiz vatandaşımızın afetler noktasında bilinçlendirilmesi, onlara yetkinlik kazandırılması ilk yardım, temel afet, hafif arama kurtarma noktasında. Bu anlamda bilinç kazandırılması ve sonrasında devletimizin uygulayacağı plan noktasında da vatandaşlarımızın sokak bazlı, mahalle bazlı bir şekilde bu sürecin bir parçası haline gelmesi."

Kınık, Kızılay'ın afet yönetiminin, genel müdür yardımcılığı seviyesine yükselttiğini anımsatarak "Daha önce direktörlük seviyesindeydi ve Afet Yönetimi Genel Müdür Yardımcılığı bünyesinde de risk azaltma, müdahale ve iyileştirme direktörlükleri kuruldu. Türkiye'nin her bir noktasında, ülkenin farklı bölgelerinin, farklı afet risklerine ve farklı afet tehlikelerine göre müdahale merkezleri, afet depoları bunlar tanımlandı." diye konuştu.

Bu çerçevede yeniden altyapı, özellikle de afet müdahale araçları, ekipmanlar ve depolama kapasitesinin artırılması noktasında yoğun şekilde çalıştıklarını dile getiren Kınık, "Bunun topluma yaygınlaştırılması için de devletimize destek vermek ve milletimize hizmet için Kızılay bu yeni afet sistemini 2030'a kadar topluma yaygınlaştırmaya gayret edecek." ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER