HAŞLANAN KURBAĞA KEYFİ!..

Bugün bilimsel bir deneyi inceleyelim!..

Aşırı sıcak su dolu bir kap düşünün!..

Birde canlı kurbağamız olsun.

Kurbağayı alıp sıcak suyun içerisine bırakırsanız kurbağa hemen tepki verir ve olabildiğince hızlı olarak sudan ve dolaysıyla yanarak haşlanmaktan kurtulmaya çalışır.

Doğanın da kanunu budur!..

Acı bir tepki doğurur ve yaradılış gereği kaçması gerekir!..

Bu olayı biraz farklı bir şekilde yaparsanız işler değişir;

Ortam sıcaklığında su dolu bir kaba aynı kurbağayı atarsanız içinde kalır!..

İçinde kurbağa olan su dolu kabı altından yavaş yavaş ısıtırsanız kurbağa bunun farkında olmaz ve tepki vermez.

Tepki vermediği gibi keyifte alır!..

Ta ki kaçmak için hiçbir engel kalmadığı halde dışarı çıkmak için hali kalmayıncaya kadar!..

Nihayetinde suyu yavaş yavaş ısınan kurbağa, su kaynamaya başladığında ise haşlanarak ölür!..

***

Bu deneylere ait ilk çalışmalara 19. yy’ın sonlarında rastlıyoruz.

Heinzmann, 1872’de yaptığı deneyde “suyun yeterince yavaş ısıtılması halinde normal bir kurbağanın kaçmaya çalışmayacağını kesin olarak gözlemler”…

Friedrich Goltz ise 1869’da “beyni alınmış bir kurbağanın yavaşça ısıtılan suda kaldığını; fakat, sağlıklı kurbağaların kaçmayı denediklerini gözlemler”…

***

Bunlar bilimsel deneyler!..

Hem de içerisinde insanlığa, toplumlara mesajlar içeren bir deney!..

Günümüzde toplumlar özellikle son yüzyılda kitle iletişim araçları ve teknolojinin gelişimi, toplum mühendisliği ile benzer tepkiler verir hale getirildi!..

Toplumu etkileyen durumları ani değiştirdiğinizde tepki veren bireyler ve toplumlar olur iken değişim yavaş yavaş olduğunda çok bireyler bu maalesef fark etmiyor!..

İşte bu duruma “Haşlanan kurbağa sendromu” deniliyor!..

Tarih ve toplum bilimciler bu duruma örnek olayları ve durumları incelemişler…

Soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne duyulan sempati,

İklim değişikliğine karşı toplumların tepkisizliği,

Şiddete maruz kalınan ve sonu ölümlere varan kadın cinayetleri,

Çilesine aşık olan Nazi Almanyası halkı ve Kuzey Koreliler gibi diktatörlükle yönetilenler gibi!..

***

Toplum mühendislerinin planladıkları stratejik değişim programlarında toplum kurbağa deneyindeki gibi değişimi fark etmez!..

Çünkü değişim zamana yayılmış, ani ve kontrolsüz değişimlerde ise hep bir “cambaza bak” misali farklı konulara yönlendirilerek istenilen çizgiye çekilir ve program devam eder!..

YORUM EKLE