İFTAR  SOFRASI  ve  İSRAF

Cümle mahlukatı yoktan vareden ve varlığından haberdar eden Allah, insanı eşrefi mahluk  olarak yarattı.  Hiçbir varlıkta bulunmayan özellikleri  ve yetenekleri bir lutuf olarak sadece  insana bahşetti. Allahın takdirine nâil olmuş ve Kur’anda nâmı bariz ifade edilen tek imtiyazlı ay olan Ramazan  İnsana bahşedilen bu ilahi lutufların başında gelir.

Allahın değer atfettiği  11 ayın sultanı olan Ramazana bu imtiyazı takdim eden özellikler vardır. Bu özelliklerden  biride sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı pekiştiren Allahın ihsan sofrası  olan  İftar Sofrasıdır.

Allahın kullarına taltif ettiği bu gufran mevsimi her yıl  10 gün evvel  erkenden teşrif ederken, insanlığa büyük hayırlarda  beraberinde getirir.  Allahın, kullarına bir ihsanı olan  İftar Sofrası  Ramazanla gelen bu hayırlardandır.

Allahın ihsan ettiği gibi sizde ihsan edin… Hayırda yarışın.... , ilahi emirleriyle  AllahuTeâlâ kullarını İftar sofrası kurmaya bizzat  teşvik etmiştir. Peygamberimizde  iftar davetiyle ilğili bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: 

Kim bir orucluyu iftar ettirirse kendisine onun sevabı  kadar sevab verilir. İftara gelenlerin sevabları kadar sevab alır. Gelenlerin sevabından da  bir şey eksilmez…    

İbadetlerin, hayır ve hasenatların yoğunlaştığı rahmet mevsimi olan, Kur’anda nâmı bariz  ifade edilen Ramazan, sosyal hayatımızda iftar sofrasıyla da önemli bir yere haizdir. Zirâ insan toplumsal hayatın en önemli unsurlarından olan yardımlaşmayı dayanışmayı paylaşmayı  iftar sofrasıyla idrak eder.

Sarp yokuşu o aşamadı. Sarp yokuş nedir bilir misin? Açlık günlerinde  açları doyurmaktır…ayetindeki  ilahi ikazla her birey  maddi ve manevi kazanımları iftar  sofrasıyla  kazanır.İnsanın semadan inen ilahi sofralarla doyduğu, ğönüllerin aşk

ve imanla dolduğu, bu kutsal zaman mevsiminde,  Allahın ihsan sofrasından nasiblenen insan, önündeki  iftar sofrasıyla  Rahmeti Rahmanın  nâmütenâhi  lutuflarına nâil olur.

YORUM EKLE