Bayburtlu ozanlar salgın günlerinde "online" atışıyor

- Anadolu kültür ve geleneğinin yaşatılmasında en önemli unsurlardan olan aşıklık geleneği, Kovid-19 salgını nedeniyle Bayburt'ta halk ozanları tarafından internet üzerinden gerçekleştirilen yayınlarla sürdürülüyor - Ali Sırrı Çoban: - "Bu dönemde düğünlere çağrıldık, çeşitli programlara çağrıldık ama hiçbirine gitmedim. Telefonlar aracılığıyla aşık arkadaşımı aradım, onunla söyleştik, atıştık. Bütün tanıdığımız arkadaşlarımızla kardeşlerimizle atıştık"

Bayburtlu ozanlar salgın günlerinde

BAYBURT (AA) - BEŞİR KELLECİ - Bayburt'ta, kadim Anadolu kültürünü yansıtması açısından önem taşıyan aşıklık geleneği, Kovid-19 salgını günlerinde halk ozanları tarafından çevrimiçi yapılan yayınlarla canlı tutulmaya çalışılıyor.

Sevda, hasret, sevgi ve ilahi aşk başta olmak üzere Anadolu kültürünün önemli unsurlarının sazlar eşliğinde beyitlerle kuşaktan kuşağa aktarıldığı aşıklık geleneğinin temsilcileri, bir araya geldikleri mekanların kapalı olması nedeniyle sanal ortamda görüntülü iletişim kuruyor.

Kovid-19 salgınına karşı hem kendilerinin hem de vatandaşların sağlığının korunmasına katkı için toplu alanlardan uzak duran halk ozanları, internet üzerinden türkülerini, atışmalarını, beyitlerini sazlarıyla karşılıklı dile getiriyor.

Beyitlerinde kimi zaman virüsü de konu alan ozanlar, hem Anadolu kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasına hem de aşıklık geleneğinin yaşatılmasına katkı sunuyor.

Aşık Süphani mahlasıyla kentte 30 yıldır bu kültürün yaşatılmasına katkı sunan Ali Sırrı Çoban, AA muhabirine, Dede Korkut diyarı Bayburt'ta aşıklık geleneğinin yüzyıllardır yaşatıldığını söyledi.

Halk ozanlarının ölüm, sevda, hasret, sevgi, toplumsal olaylar ve ilahi aşk gibi temaları şiirlerinde işlediğine işaret eden Çoban, "Bugünlerde başımızda bir şer var. Telefonlar aracılığıyla ramazandan itibaren programlar yaptık. Bu dönemde düğünlere çağrıldık, çeşitli programlara çağrıldık ama hiçbirine gitmedim. Telefonlar aracılığıyla aşık arkadaşımı aradım, onunla söyleştik, atıştık. Bütün tanıdığımız arkadaşlarımızla kardeşlerimizle atıştık." dedi.

Çoban, genellikle akşam saatlerinde yapılan sazlı sözlü yayınlara vatandaşların da ilgi gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Herhangi bir toplum içerisine girmedik. Evimizde karınca kararınca bir şeyler yaptık. Çok dinleyenlerimiz oldu. Sabaha kadar da söylesem dinlediler. Bu şekilde faaliyetler yaptık, boş kalmadık. Telefonlarla internet üzerinden birbirimizle söyleştik. Şu anda yaptığımız söyleşiler, atışmalar sosyal medya hesaplarımızda da duruyor. İsteyen olursa buradan izleyebilirler. İnanıyorum ki bu korona dolayısıyla hemşerilerimize bir şeyler anlatabildik."

- "Dışarı çıkmayın, maskenizi takın, bu tür şeyleri anlattık"

Devlet büyüklerinin salgınla ilgili uyarılarını kendilerine has üslupla yorumlayarak dinleyicilerine aktardıklarını vurgulayan Çoban, şunları kaydetti:

"Biz aşıkların susmaması lazım, anlatması lazım. Üzerimizde karabulutlar var. Ne bu Kovid-19? O zaman aşıksan, ozansan yaz bununla ilgili bir şey telefon aracılığıyla da olsa insanlara anlat. Biz bunu yapmaya çalıştık. Eğer bu dönemde biz tamamen sussaydık yaşayan ölüden farkımız kalmazdı. Dışarı çıkmayın, maskenizi takın, bu tür şeyleri anlattık. 'Evlerimiz mevzi, duamız derman' dedik. Bir yandan da dua ettik. Dedik ki 'Yarabbi üzerimizdeki bu karabulutları kaldır. Bu şerri kaldır üzerimizden. Bize yakışmıyor şer. Bize mertlik yakışıyor."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER