Bir Proaktif Serzeniş: Kodlanmış Korona ve Sosyo Ekonomik Şovu

  • YAŞADIĞIMIZ DÖNEME ADINI VERİYORUM: KORONA SÜRECİ | CORONA PROCESS

Virüs tabirini kullanmıyorum. Çünkü bu sosyo ekonomik bir süreçtir.

Süreç: DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN BAŞLANGIÇ SÜRECİDİR.

Bu süreç, bir sosyo ekonomik milattır.

Bu süreç, dijital dönüşümün proaktif miladıdır.

1. Dijital Para / Ödeme, Çip’li Yaşam, Kontrollü Yaşam, Android Yaşam…

Çökme sinyali veren ve kabaran sosyal güvenlik maliyetleri nedeniyle, 65 ve üstü yaşlardan nazikçe ve naifçe sözüm ona masumca kurtulma planıdır. Çünkü dünya insanları için her emekli bir maliyet kaynağıdır. Ayrıntıya girmiyorum zira bu başlı başına yeni bir yazı konusudur.

Aynı zamanda bu süreç ile, hem maliyetten kurtulmak, hem 65 yaş ve üzerindeki, yeni çağa ayak uyduramayacak neslin yok edilmesidir.

Kargo sisteminin bulanık mantığa bağlandığı, dron ile yaşlılara yemek servisleri yapıldığı bu günler, yarın kimlere neleri servis edecektir siz düşünün.

2. Yeni Teknolojik Yaşam Dönemi, Sıçrama Sürecinin Startı…

Bu günlerdeki süreç, singulariti, uniseks yaşam, ölümsüz tam dijital yaşamın en ilkel başlangıcı için dönüm noktası olan Unisexs (1), Uniform (2), Unitech (3), Universal Toplumu (universal society) kombine etmekte.

Singulariti (singularity) bu güne göre “garabet” olarak algılanan, gelecek yüzyılın rutin yaşamı olacak en üst teknolojik yaşam. İnsansı yaşamın sonu. Üst akıl, bilinç kopyalaması ise, Trans Humanizmin (4) başlangıcı olacaktır. Bu da belki yüz yüzelli yıl sonra bu günkü intrAnet sistemiyle dünyada tek noktaya bağlanmış “big data” dan yönetilecektir, tıpkı Matrix filmlerinin bütün versiyonlarında olduğu gibi. Bu bağlamda, dünya dışı varlıklar, ileri yaşamlarını, şu veya bu yöntem ve tekniklerle, bizi kendi yaşamlarına çekmek için sıçrama fırsatı vermektedirler.

Ana Hedef: Uslu başlı android klon tüketicilerden oluşan Bilgi Ötesi Toplumunun inşa edilmesidir, yıllarca konferanslarımda söylediğim gibi. (5)

Bilgi Ötesi Toplumunu (The Post-Information Society) Türkiye literatüründe ilk kullanan bendim. Evet hatırladınız. Tarım toplumunu biliyorsunuz, sanayi toplumunu biliyorsunuz, bilgi toplumunu biliyorsunuz. Bu (Türkiye literatüründe) bilgi ötesi toplumudur. Yani yakında kitap olarak yayınlayacağımız, Cybersapience Yaşamıdır. Bu konuyu daha önce, Time Türk‘te 2009 lu yıllarda ön söz niteliğinde dile getirmiştim (6). Aynı yazıyı 2008 yılında Yazar Port sitesinde de bir başka açıdan ele almıştım (7). Benzer temayı yine aynı tarihte, Türkiye Köşe Yazarı Gazetesi‘nde (8) ele almıştım. Yani bu günden yaklaşık 12 yıl önce…. Francis Fukuyama’nın 1. 2. 3. Dalga adlı kitaplarının devamı olarak 4. Dalga’yı yazacağımı söylemiştim. İyi ki, hala yayına koymamışım. Çok daha şaşırtıcı bir konseptle bu kitabı piyasaya sunacağız.

3. 2050 Yılı Bilgi Ötesi Toplumu İçin Neleri Yazmıştım.

Her birinin on sayfadan ibaret olduğu, 15 ana bölüm halinde ele aldığım ölümler ve/veya dönüşümler şunlardı:

  • Kağıdın – Kitabın ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Eğitimin ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Paranın ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Demokrasinin ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Kablonun ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Dillerin ölümü, sonu, dönüşümü,
  • Sosyal Bilimlerin ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Mekanın ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Sendikaların ölümü, sonu, dönüşümü….
  • Yemeğin ölümü, sonu, dönüşümü,
  • Dinin ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Plazma veya Cam bütün ekranların ölümü, sonu, dönüşümü.
  • Tek boyutlu görsellerin ölümü, sonu, dönüşümü…
  • Analog iklimin sonu, dönüşümü, (Literatüre bakınız; HAARP Dairesinin yapay iklimlendirme çalışmaları) maddeleri elbet artırabiliriz.

4. Ve Evsel Yaşama Mecbur Kalan Yığınlar…

İzlemeyen varsa önce “Suretler” filmini izleyin, ardından “Avatar” filmini izleyin. Ortaya konulan yaşam bu yaşam tarzı. Peki devam ediyorum. İzleyeceğiniz bir film daha: “Salgın” (Contagion) Filmini MUTLAKA izleyin. Bir aydan beri söylediğim gibi, bu virüsün yapay (biyolojik silah olarak) sosyo ekonomik yeni bir yaşam döneminin miladı amaçlı olduğunu dile getirmekteydim. 2011 yılında vizyona giren bu filmdeki senaryoya göre bugünkü yaşananlarla tıpatıp benzerlik sizi DEJAVU ya uğrayacaktır.

Bu Günden Yazıyorum; En fazla 15-20 yıl sonra telefona yerleştirdiğiniz o sim kartlar, vücudunuzun içine yerleştirilecektir. Karar size bırakılacak ama buna mecbur kalacaksınız. Kalp pili takmak zorunda kaldığınız gibi koşa koşa çipleneceksiniz. Şu an bile bunu vücuduna yerleştirmiş yüzlerce denekler var, sadece gizli tutuluyor.

Yine iddia ile söylüyorum ki, uygulanacak olan bu teknolojiler, bu günkü insanların evrim ve sosyal devinimle elde edilen teknolojiler de değildir. Bununla ilgili hususları başka bir yazıda ayrıntıya gireceğim.

Yakın gelecekte, maalesef ki, iklimsel değişimde, analogdan dijitale geçilecektir. Yani doğanın kendi kendine oluşturduğu iklim, yapay yollarla istenildiği yerde istenildiği sıcaklıkta oluşturulabilecektir. Atlantikteki sözümona Azul / Mavi kanlılar ile (Atlantislilerin torunları) Pasifikteki Lemuryalılar (Lemuryadaki Mû ların torunları bu günkü korona virüsü ile hem biyolojik hem ekonomik hem de siber savaşı başlattılar bile. Avrupa ve Amerika’lılar ile, Asya ve Çin, Hint, Japon’ların bütünleşik gücü… Adına armagedon mu dersiniz, 3. dünya savaşı mı dersiniz siz karar verin. Batının kristal enerjisi çakraları açarken, (batının üçgen ikonunun altında bu kristalin yapısı bulunmaktadır) doğunun hipofiz bezini uyaran üzerlik otu ve bilumum zihin taşırıcı baharatlar gücün ve enerjinin sınırlarını zorlayacaktı, tıpkı onbin hatta yüz bin yıllar önce olduğu gibi (9). Dünün 3 metrelik evrimini tamamlamış (oldukça güzel) atlantislileri ile, doğunun kısa boylu gelecekten gelenlerin enkarne görünümleri arasındaki savaş bu güne ne kadar nasıl iz eder birlikte göreceğiz. Keşke Atlantiğin enerji bilgisini, Pasifiğin genetik bilgini insanoğlu barış içinde birleştirip daha üstün bir medeniyet inşa edebilseydi.

Bu günden ön ara ve son temenni cümlemizi ekleyelim.

YORUM EKLE