Yarın Kanal B’ deyiz: Ekonomide Son ve Gerçek Durumlar

Yarın(Cuma) saat 4’te KANAL B’deyiz.
1- milli gelir 2.nci çeyrekte yüzde 9.9 azaldı.
2- sanayi yüzde 16.5 geriledi.
3- inşaat yüzde 2.7 geriledi.
4-tarım yüzde 4.0 büyüdü.
5- bilgi ve iletişim yüzde 11.0 büyüdü.
6- finans ve sigortacılık yüzde 27.8 büyüdü.

2018’den beri istihdam daralmaktadır.
Büyüme; parasal genişlemeye(kredi arzına) dayalı SANAL bir büyüme.
Ucuz kredi ile borçlanmaya dayalı tüketim var.

İhtiyacımız ne?

TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME DAYALI ÜRETKENLİK ARTIŞI...

Milli gelirin harcama bileşenlerine göre durumu:
– kamu tüketimi yüzde 0.6 daralmış.
– özel tüketim yüzde 8.6 daralmış.
– ssy yüzde 6.1 gerilemiş.
DEMEK Kİ, para genişlemesinin etkisi de tıkandı.
Rekabetçi kur adıyla TL değersizleştirilmesi işe yarar mı?
Hayır.
Rekabet esasta üretkenlikle olur.
Değersiz TL, düşük ücret ile yapılan ihracat “yoksullaştırıcı büyüme” getirir.

Kur’u ne belirler?

Döviz arzı ve talebi ile beklentiler.
Türkiye’de maliyetler dünya yatırımcıları için çok ucuz ve caziptir.
Sanayide saatlik ücret maliyeti =5.8 dolar.
Çin’de 5.8 dolar.
Meksika 4.2.
Polonya’da 10.9.
Macaristan 11.9
Yunanistan 18.0
İtalya 31.7
Fransa 43.2
Almanya 45.8

AB devleri yüksek ücretler ve yüksek üretkenlik ile teknolojiye dayalı gerçek küresel rekabetin içindedirler.
Demek ki, gerçek rekabet teknoloji esaslı üretken bir sanayileşmedir.
Bu da sabit yatırımlara ve nitelikli işgücüne bağlı.
Oysa Türkiye sanayi yerine konut ve imar rantlarıyla zaman kaybediyor.
Ezberci eğitimle buluşçu beyinleri öteliyor.

Sonuç; düşük verimlilik ve istikrarsız bir ekonomik yapı.
Kalkınma sorunları burada başlıyor.
Üretkenliğe dayalı politika şart.
Yoksa hep refah kaybı olacak.
DOSTLAR, İZLEYİN, TARTIŞALIM…

YORUM EKLE