ORDU MİLLET SİYASETE RAĞMEN EL ELE


        Bir millet, hayatiyetini kahraman ve şehitleriyle devam ettirir. Bu ikisi de Türk milletinde fazladır. Bu iktidarla beraber, bu milletin kahramanları unutturuluyor. Toprağın altından yeni kahramanlar üretiliyor, bazı geri zekâlılar da yaşayanlara kahramanlık payesi veriyor.
İktidar senin teröristin benim teröristin ayrımı olmaz derken Batıya, ülkede kahraman ayrımı yapıyor, şehit ayrımı yapıyor, ilim ve sanatçı ayrımı yapıyor. Uluslararası hiç başarısı olmayanlara ilim adamı ve sanatçı payesiyle ödüllendiriliyor. Cumhuriyeti benimsemeyenler ödüllendiriliyor. Ölçü olarak ideoloji beraberliği oluyor. Bu ayrım okullar arasında bile yapılıyor. Her yere iktidar yandaşları hâkim olduğundan bu hatalar din perdesiyle örtülüyor.
        Bir işe başvurduğunuzda geçmişiniz sorulur. Çalıştığın yer ve okuduğu okuldaki belgeleri istenir. Bu verilen şehitlerin neden ve niçini insanlar niye sorgulamaktan korkarlar. Fazla değil birkaç yıl önce PKK tarafından şehit edilenlerin cenazelerinde “ ALLAHU EKBER, ŞEHİTLER ÖLMEZ” sözleri yasak edilmişti. emniyet izin vermiyordu. Bu şehitlik konusuna bu iktidar siyasileri “ kan emici” “ kandan beslenenler” olarak suçluyordu. O günlerde şehit cenazelerinde Türk bayrağı sakıncalı muamelesi görüyordu. Ne oldu da o zaman şehit düşenler sessiz sedasız naaşları toprakla buluşturuluyordu. Günümüzde adeta bu sözlerde ve Türk bayrak taşıyanlarda patlama oldu. Bu şehitlik konusu siyasete göre mana mı kazanıyor. 15 Temmuz sivil şehitlere gösterilenler ve dillendirmeler diğer şehitlerden esirgeniyor. Büstü dikilecek olan, Afrinde PKK’larla çatışanlar zarar görmesin diye bomba atmayan komutana, adeta atması için yalvaran Teğmen ve askerlerdir. Komutanım bizde ölelim” atın bombayı diye yalvaranlar unutulmasın.
Bu dönemde olduğu kadar kurumlar siyasete göre dizaynı edilmedi ve suçlanmadı. Bu memlekette bir şeyler yanlış gidiyor. Gittiği şuradan belli oluyor. Herkes bir kişinin ağzına bakıyor.    Bu kişi, günümüzün Amerika’sı oldu. Birleşmiş milletlerdeki oylamalarda bizim temsilci, Amerika temsilcisinin parmağına bakarak oyunu kullandığı söylenirdi.
Hangi eve ateş düştüyse, o evde ağıtlar yankılanıyor. Diğer evler habersiz zevki yaşıyor. Siyaset oyunu artırmayla meşgul oluyor. Bu gidişle Anadolu evleri bir “Çanakkale” daha yaşıyor. Ama diğer evler sağır kalmasın. Bu savaş, kutsal vatan savaşıdır. Bizler gelecek nesillere bugün yaşananları unutturmayalım. Bu şehitler yanlış siyasetin birer sonucudur. Hala bu hatayı oy uğruna yapanlar var. Şehit sayısını azaltmak hiç kimsenin aklına gelmiyor. Askerlik kaderdir, kaderinde ölüm var deyip gecemeyiz. Yanlış siyasi karar verenleri sorgulamalıyız.
Ülkenin kutsallara siyasiler tarafından kullanılıp atılıyor. Bir şeyin siyasi getirisi varsa değerli, getirisi yoksa değersiz oluyor. Putperestlerin yaptığı şeyin bir başka çeşididir. 15 Temmuz sonrası Atatürk AKP binalarına asıldı. Bugün aynı yerlerde Atatürk’ü görebiliyor musunuz? Türk ve Türk bayrağı sözünü bugünse pirim yapıyor. Yüce Allah’ım sen nelere kadirsin. Hiçbir ülke, millet ve bayrak ismine yasak koyamaz. Biz o günleri de yaşadık.
        Vatan sevgisi imandandır. Peygamberimizin sözüdür. Vatanı korumak için cephede bir saat nöbet tutmak, atmış yıl kılınan nafile namazdan daha sevaptır sözü de peygamberimizindir. Vatan olmadan inancın, dinin ve namusun bir önemi olmaz. Ne de hayallerin bir önemi olur. İşte hür bir vatan olmazsa başımıza nelerin geleceğini, bu Türk milleti öğrendi. Türk milleti gazilik ve şehitliğin manasını yaşayarak gördü. Efendimiz ” Hiçbir kimse, ahiretteki verilen ödülü gördükten sonra, tekrar dünyaya dönmek istemez. istisnası şehitlerdir. Onlar defalarca dünyaya dönüp şehit olmayı isterler. Çünkü şehit olurken acı veren yaralar, şehide tatlılık verir. Kuranda 35 yerde şehit sözü geçmektedir. Şehit ismi Allah’ın 99 isminden biridir. Şüheda şehidin çoğuludur. Şüheda ise, Kuranda 20 yerde geçer. Allah’ın şehitlere tanıdığı imtiyazları peygamberlere tanımamıştır.
Şehitlik konusunda Kurtubi tefsirinde şu bilgiler paylaşılır.

        1-Şehitlerin ruhlarını Allah alır, melekler hazır bulunur. Peygamberler dâhil diğer insanların ruhunu Azrail alır.

        2- Hiç kimse cennete girdikten sonra yeniden dünyaya dönmek istemez. Yalnızca şehitler ister.

         3- Şehitler, şehit olduğu esnada bütün günahları af olunur.

        4- Ölürken şehide Cennetteki makamı gösterilir.

        5- Peygamberler yıkanırlar, kefenlenirler. Şehitler yıkanmaz, kefenlenmez elbiseleriyle namazları kılınıp defin olunur.

        6-Her ölene Peygamber bile olsa, öldü denir. Şehitlere öldü denmez. Allah onlara ölü demeyin diyor.

        7-Peygamberler ancak ahirette şefaat eder. Şehitler ise, her gün dünyada sevdiklerine şefaat eder

        8- Allah şehitlere altından kanatlar takar ve aklımıza gelmeyen nimetlerle ikram eder.

        9-. Şehitler, anasına-Babasına ve yakınlarına cennetteki makamlarını gösterilir. Allah yolunda şehit olmayı canı gönülden isteyenler, yatağında bile ölse, Allah onu şehit derecesini verir. İbni Aşure göre şehit, dünyadaki sevdiklerinin sevinç ve mutluluklarından haberdar olur. Elmalıya göre, Allah dünyadaki üzücü olayları şehitlere bildirmez. Şehit, Sizin dünya özleminizden daha fazla şehitlik makamını özler. Kuran’da ”Allah müminlerin canlarını, mallarını cennet karşılığında satın aldığını” bildirir

YORUM EKLE