Nefes darlığı şikayetiyle gittiği hastanede doğuştan kalbinde delik olduğu anlaşıldı

- Yorgunluk, nefes darlığı ve uykusuzluk şikayetiyle hastaneye başvuran 45 yaşındaki Mustafa Tosun'un kalbinde tespit edilen doğumsal delik ameliyatsız kapatıldı- Uzm. Dr. Muhammed Esad Çekin:- "Belki de 3-5 yıl sonra fark etseydik girişim yapma şansımız da kaçmış olacaktı çünkü geri dönüşsüz hasarlar başlamış olacaktı. Burada zamanlama çok önemli"

Nefes darlığı şikayetiyle gittiği hastanede doğuştan kalbinde delik olduğu anlaşıldı

 Yorgunluk, nefes darlığı ve uykusuzluk şikayetiyle başvurduğu hastanede kalbinde delik olduğu belirlenen hasta, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde (BAİBÜ) göğüs kemiği açılmadan, kasığından yapılan anjiyo ile tedavi edildi.

Düzce'nin Yığılca ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Mustafa Tosun, çalışırken yaşadığı yorgunluk ve nefes darlığı nedeniyle özel bir hastaneye gitti.

Buradaki ilk muayeneden sonra BAİBÜ İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümüne yönlendirilen Tosun'un kalbinde doğumsal delik (atrial septal defekt-ASD) bulunduğu belirlendi.

Kalbindeki doğumsal delik 45 yaşında tespit edilen Tosun'a, Prof. Dr. İsa Sincer ve Uzman Dr. Muhammed Esad Çekin tarafından kasık damarından girilerek anjiyo yöntemiyle "şemsiye" olarak bilinen kapatma cihazı yerleştirildi.

Göğüs kemiği açılmadan gerçekleştirilen işlem sonrası Tosun kısa sürede sağlığına kavuştu.

Tosun, AA muhabirine, 4 Şubat'ta gerçekleşen operasyonla kalbindeki deliğin kapatıldığını belirterek, "Şimdi gayet rahatım. Esad Bey'e teşekkür ediyoruz. Herkes bir kardiyoloğa muhakkak görünsün, geç kalınmasın." dedi.

- "Kalp yetersizliği ve akciğer tansiyonu gelişmesine neden olabiliyor"

Operasyonu gerçekleştiren ekipte yer alan Uzman Dr. Muhammed Esad Çekin, hastanın ilerleyici nefes darlığı şikayetiyle başvurduğunu, yapılan detaylı tetkiklerde kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında delik tespit ettiklerini anlattı.

Kalbin sağ ve sol bölümlerinin farklı basınç sistemleriyle çalıştığını dile getiren Çekin, şöyle devam etti:

"Sol tarafta oksijenli ve yüksek basınçlı kan bulunur, sağ taraf ise oksijensiz kanı taşır. Arada delik olduğunda oksijenli kan sağ tarafa geçerek buradaki basıncı artırır. Bu durum zamanla sağ kalp yetersizliği ve akciğer tansiyonuna yol açabilir. Hastamızda da nefes darlığının temel nedeni buydu. İlerleyen dönemde burada sağ kalp yetersizliği dediğimiz kalp yetersizliği ve akciğer tansiyonu gelişmesine neden olabiliyor."

ASD'nin genellikle çocukluk ya da genç yaşta tespit edildiğini belirten Çekin, Tosun'da bu durumun 45 yaşında fark edildiğini dile getirdi.

Çekin, 45 yaşından sonra tespit edilen deliğin kapatılması için ameliyatsız işlem yapmaya karar verdiklerini anlatarak, "Eskiden ameliyatla yaptığımız işlemleri ameliyatsız bir şekilde girerek şemsiye gibi bir cihaz koyarak bu deliği kapattık. Şu an kontrolünü yaptığımızda kalbin gayet güzel olduğunu, herhangi bir delik kalmadığını, herhangi bir kan geçişi olmadığını, kalp fonksiyonlarında gayet güzel korunduğunu görüyoruz." diye konuştu.

- "Zamanlama çok önemli"

Yaptıkları bu işlemler sonucunda hastanın ilerleyen dönemlerde yaşayabileceği kalp yetersizliği ve akciğer tansiyonu rahatsızlıklarının önüne geçtiklerini de vurgulayan Çekin, şunları anlattı:

"Belki de 3-5 yıl sonra fark etseydik girişim yapma şansımız da kaçmış olacaktı çünkü geri dönüşsüz hasarlar başlamış olacaktı. Burada zamanlama çok önemli. Bunların mümkün olduğunca genç yaşta tespit edilip kapatılmasını öneriyoruz. Geri dönüşsüz hasar başlayınca bu deliği kapattığımız takdirde fayda değil hastaya daha da fazla zarar verebiliyoruz."

Çekin, kalpte delik bulunan hasta sayısının çok fazla olduğunu ancak bunların genç yaşta ya da çocukken tespit edilerek gerekli müdahalelerin yapıldığını kaydetti.

Kalbinde doğumsal delik olduğu ileri yaşlarda tespit edilen hastalara müdahalenin daha zor olduğuna da değinen Çekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kalbinde delik olup hiç haberi olmayan, hiçbir sıkıntısı, şikayeti olmadan yaşayan ve öyle ölen insanlar da olabilir. Genelde daha erken yaşlarda mümkünse çocukluk yaşlarında bu deliklerin tespit edilip kapatılması daha faydalı oluyor. Vatandaşlarımız bir defa mutlaka kardiyoloji kontrolüne gitmeli. Bence artık şikayet beklemeye gerek yok. Hastanın artık 'Sıkıntım var, şikayetim var.' diye kapımızı çalmasını beklememeliyiz. Özellikle 35 yaşının üstünde rutin bir kardiyoloji kontrolüne herkesin gitmesi lazım."

Çekin, özellikle ilerleyici nefes darlığı olan, önceden gösterdiği eforu artık yapamayacak hale gelen, merdiven çıkmakta zorlanan, göğsünde ağrı ve yanması olan kişilerin bir an önce hastaneye başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.   BOLU AA 

Samsun Haber, Samsun Haberleri, Haber Samsun, Samsun, Haber, Son Dakika, Altinovagazete.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER