Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, özellikle genç erkeklerde görülen testis kanserinde erken tanının, tedavi başarısında en kritik unsur olduğunu belirtti.
Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Salabaş, testis kanserinin 15-35 yaş arası erkeklerde sık rastlanan kanser türlerinden biri olduğunu ifade etti.
Son yıllarda testis kanserinde dünya geneli görülme sıklığının artış eğiliminde olduğuna dikkati çeken Salabaş, "Türkiye'de de benzer şekilde artış eğilimini destekleyen veriler bulunuyor. Bu nedenle, farkındalık büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Salabaş, hastalığın çoğu zaman erken dönemde belirti verdiğini, testiste ağrısız şişlik, sertlik ya da boyut değişikliğinin en sık karşılaşılan bulgular arasında yer aldığını aktardı.
Testiste ele gelen ağrısız bir kitle ya da sertliğin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Salabaş, şunları kaydetti:
"Bazı hastalar bunu önemsemeyerek hekime başvurmakta gecikebiliyor. Oysa erken tanı ile tedavi başarısı oldukça yüksek. Özellikle genç erkeklerde görülen testis kanserinde erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en kritik unsur. Genç erkeklerin ayda bir kez kendi kendine testis muayenesi yapması, erken teşhis açısından önemli. Duş sonrası yapılan basit bir kontrolle bile farklılıklar erken dönemde fark edilebilir. Şüpheli bir durum hissedildiğinde zaman kaybetmeden üroloji uzmanına başvurulmalı."
- "Tanı süreci geciktirilmeden planlanmalı"
Salabaş, fiziki muayene ve ultrasonun ilk aşamada yol gösterici olduğunu, tanı ve tedavi sürecinin cerrahiyle ilerlediğini, bu nedenle sürecin geciktirilmeden planlanması gerektiğini vurguladı.
Cerrahi müdahalenin çoğu vakada ilk adım olduğuna ve ameliyat sonrası elde edilen patoloji sonucuna göre ek tedavilerin planlanabileceğine değinen Salabaş, şu ifadeleri kullandı:
"Bu hastalık, uygun tedaviyle büyük oranda kontrol altına alınabilen ve tamamen iyileşme sağlanabilen kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak bunun için erken başvuru şart. Toplumda yanlış bir algı olarak, ağrı olmadığı sürece risk olmadığı düşüncesi yaygın. Ağrı olmaması, hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Erkeklerin bu konuda bilinçli olması ve vücudundaki değişiklikleri ciddiye alması gerekir." İSTANBUL (AA)
Samsun Haber, Samsun Haberleri, Haber Samsun, Samsun, Haber, Son Dakika, Altinovagazete.com