SİZE ZAMAN  TANIMADIK  MI ?....Evelem Nuâmmir kûm (Fatır37)

Zamana yemin ederim ki  insanoğlu hüsrandadır. Ancak iman edip ibadet edenler, birbirine Hak’kı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna..... (Asr 1)

Rahman ve Rahim Yüce Allah zamana yemin ediyor. Bu yemin sıradan basit bir

yemin değil. Bu yemin malını müşterisine  överek satan satıcı yemini değil, mahkemelerde yapılan vicdan(!) yemini değil. Bu yemin Ahmedin Mehmedi

kandırmak için yaptığı ikna yemini değil. Bu yemin Rahman ve Rahim Yüce Rabbimizin mukaddesata yaptığı Rabbani yemindir.

Allahu Azimuşşan neden zamana yemin ediyor ? Yemine ihtiyacı mı var ? Haşa!!!  Sabah kalkarız zaman deriz akşam yatarız zaman deriz. Peki, bizi eriten bu muammanın sırrını çözebildik mi ?  Nedir Zaman ?  Neden bu derece önemlidir ?

Zaman değerini kavrayamadığımız 2 büyük nimetten biridir. Allahu Teâlanın

sonsuz kudretine sınırsız hikmetine  geniş ilmine delâlet eden mühim delillerden biridir. Geri alınması imkansız olan soyut bir kavramdır. İyi kötü, acı tatlı olayları

Sinesinde saklayan bir zarftır zaman. Kullandığımız tavıra göre zaman, insanı

yücelten veya küçülten, alçaltan veya yükselten Rabbani emanettir. Yüce Allahın adına yemin ettiği bu emanet, ebedi hayata intikal eden insanların pişman

olmalarını sağlayan en önemli bir etkendir. Kısacası zaman, imandan sonra

en büyük nimet,  en büyük ganimettir.

Eşrefi mahluk olan insanoğlu bu şerefe kendisine verilen akıl nimetiyle İlahi

emaneti üstlenerek ulaşmıştır. Sırası gelen her insan bu mesuliyeti zamanın bir

demi ile devam ettirip ebedi saadetini ya kazanır  ya kaybeder. Hayatı seviyorsanız

bu emaneti zayi etmeyin, israf etmeyin. Zira zaman hayattır

Ey dipdiri meyyid iki el bir baş içindir  Davransana elde senin  başta senindir

His yok hareket yok  leş mi kesildin  Hayret veriyorsun bana sen böyle değildin

Kurtulmaya azmin yok gayretin süreksiz  Bedenin mi yüreksiz  yüreğin mi isteksiz

İyi yolda harcanılması için insanın önüne sunulmuş olan bu nimet ne yazık ki

hor kullanılmaktadır. Zamanı kendimize Uydurmamız gerekirken biz zamana uyuyoruz, arkasına takılıp bir mechule doğru sürükleniyoruz. Oysaki zaman

bir akarsu gibidir. Akarı geri çevirmek imkansızdır lakin onun boşa akmamasını sağlamak elimizde. İşte zaman akarsu gibidir.

YORUM EKLE