Yapılan İyilikleri Üç Şey Boşa Çıkarır

İnsanın tek kalıcı ve değerli sermayesi ruhudur.

Dünya imtihanında ruhumuzu taşıması için emaneten kiraladığımız bedenimiz anne karnından doğar, çıplak hali bir kundağa sarılır.

İmtihan süresi dolup ta “kalemi bırak!” emri verildiğinde kiralık, ruh emanet vücuttan ayrılır ve beden bir kefene sarılarak geldiği toprağa, geri-dönüşüm için defnedilir.

Dolayısıyla aslolan başlangıçta ve sonda ruh ve ruha dair değerlerdir.

“O gün ne malın bir faydası olur, ne de evlâdın. Yalnızca Allah’ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!” Şuara, 26/88,89.

İşin özü temiz teslim aldıklarımızı temiz teslim etmektir.

Temiz, olmanın, temiz kalmanın yolu iyi olmaktan, iyilik yapmaktan, kötülükten uzak durmak, eli, dili, beli kötülüğe kayarsa da tevbe-istiğfar ile temizlenmektir.

İşin en hassas noktalarından birisi ise, sizi en doğru yere götürdüğünü düşündüğünüz iyiliklerin iptal edilmesiyle “iflas” durumuna düşmenizdir.

Şov yapmanın, şöhretin, beğeni arzusunun, çoğaltma tutkusunun zirve yaptığı böyle bir dönemde bizi ahirette kurtaracak iyiliklerimize zarar vermemesi için azami dikkat ve özeni göstermeliyiz.

Yapılan iyilikleri üç şey boşa çıkarır:

Birincisi, Allah’a ortak koşmaktır. Allah, “Kim imanı inkâr ederse, amelleri boşa gider” Maide 5/5. buyurmuştur.

İkincisi, bir kimseyi azad etmek, sıla-i rahimde bulunmak, Allah rızası için sadaka verdikten sonra kızdığından dolayı ya da iyilik yaptığı kimseyi minnet altında bırakmak için bunu başa kakma durumudur. Böyle durumlarda o kimsenin sevabı yüzüne çarpılır. Zîra Yüce Allah “Sadakalarınızı, başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın,”(Bakara, 2/264) buyurmaktadır.

Üçüncüsü, başkalarına gösteriş yapmak için, iş yapmaktır. Gösteriş için yapılan salih ameli Allah kabul etmez. Bu üç günahın dışındakiler, iyilikleri yıkıp boşa çıkarmazlar.

Dünya ve ahiret hayatımızın en değerli sermayesi olan iyiliklerin iptal olup, müflis duruma düşmek istemiyorsak, şirkten(gizli şirkte dahil), minnet altında bırakmaktan, başa kakmaktan ve gösterişten, şovdan uzak duralım.

Lütfen! Bir elimizin verdiğinden diğer elimizin haberi olmasın.

Ekranların cazibesi ve beğenilme arzusu/yangını sermayemizi küle döndürmesin.

Aman dikkat!

YORUM EKLE