Sezaryenle Doğan Bebeklere Annelerinden Dışkı Nakli İle Bağırsak Mikrobiyotası Düzeltilebiliyor

 Bilim insanları sezaryenle doğan bebeklere anne dışkısından vermenin bağışıklığı güçlendireceğini iddia etti.

***

Sezaryen yolla doğum ile astım ve alerjiler, romatoid artrit, tip 1 diyabet, iltihabi bağırsak hastalıkları, Çölyak gibi hastalıklar arasında birliktelik olduğunu gösteren birçok araştırma var (1).

Bu münasebet, sezaryenle doğan bebeklerin bağırsak mikrobiyotasının normal yolla (vajinal) doğan bebeklerden farklı olmasıyla izah ediliyor.

Anne karnında steril bir ortamda gelişen bebeklerin bağırsaklarına ilk yerleşen mikropların türünün sağlıkları bakımından çok önemli olduğu düşünülüyor.

Bebeklerin bağırsaklarına erken dönemde yerleşen bakterilerin annenin dışkısından geldiği tespit edilmiştir ve bunların çoğu Bifidobakteri ve Bakteroides ailesindendir.

Bağırsak mikrobiyotasına, emzirmenin kesilmesinden sonra tedricen anaerobik Klostridia türü hâkim olmaya başlar.

Sezaryen yolla doğan ve anne sütü ile beslenmeyen bebekler ise bu bakteri gruplarından mahrum kalırlar; bunların bağırsaklarına hastane ortamında bulunan bakteriler yerleşirler.

Doğum kanalı vasıtasıyla dünyaya gelen bebeklerin bağırsaklarına yerleşen bakteri türlerinin bağışıklığı güçlendirdiğine ve kronik hastalıklara karşı koruyucu olduğuna işaret eden bulgular vardır.

Birleşik Krallık’ ta yürütülen kohort çalışmasında sezaryenle doğan bebeklerde mikrobiyota gelişiminin önlendiği, patojen seviyelerinin arttığı ve anneden bebeğe mikrobiyota naklinin bozulduğu gösterildi.

Bu bakteri naklinin bozulmasının bireysel etkileri yanında kuşaklar arası etkileri olması da muhtemeldir.

Önemli bir araştırma

Cell’ de yayınlanan yeni bir araştırmada, sezaryenle zamanında dünyaya gelen bebeklere anneden ağız yoluyla dışkı naklinin bozulan bu bağırsak mikrobiyotasına etkisi incelendi (2).

Dikkatli bir taramadan sonra davet edilen 17 anneden 7’ si seçildi.

Bu bebeklere doğumdan 3 hafta önce alınan kendi annelerine ait seyreltilmiş dışkı örnekleri verildi.

Yedi bebeğin hepsi de 3 aylık takip sırasında sorunsuz bir klinik seyir gösterdi ve hiçbir yan etki görülmedi.

Annelerinin dışkısı verilen sezaryenle doğan bebeklerin bağırsak mikrobiyotasının zamansal gelişimi sezaryenle doğan ama anne dışkısı verilmeyen bebeklerden farklı idi ve vajinal yolla doğan bebeklerinkine çok benziyordu.

Bu sonuçlar, sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin bağırsak mikrobiyotasının doğumdan sonra anneden yapılacak dışkı nakli ile düzeltilebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Gelelim neticeye

Bu araştırma, sağlıklı bir hayat için tabiat kaidelerine riayet etmenin ne kadar önemli olabileceğini göstermektedir.

Doğru endikasyonla yapılan sezaryen yolla doğum elbette anne ve bebek için “hayat kurtarıcı” bir müdahaledir ama günümüzde bunun özellikle ülkemizde kötüye kullanıldığı da acı bir hakikattir (3).

Nasıl atalarımızın binlerce senedir uyguladıkları beslenme modelinden uzaklaşmak birçok hastalığa zemin hazırlıyorsa tıbbi bir gerekçe olmadan uygulanan ve fizyolojik olmayan sezaryen doğumların da birçok riski olabileceği unutulmamalıdır.

NOT: İnsanın kendi dışkısını yemesinin faydası hakkında bir bilgiye ulaşamadım. Bunu “kendi dışkımı yedim” diyen Prof. Dr. Celal Şengör’ e sormak gerekir. 

YORUM EKLE